Hizbü’l-İmam Ali (k.v.)

Dua ağırlıklı bir hizb (vird) – Mahiyeti, nispeti ve tarihi çerçevesi

Hizbü’l-İmam Ali, klasik dua ve evrad mecmualarında yer alan, dua ağırlıklı, tertipli bir vird (hizb)tir. Bu metin, zikirden farklı olarak; tevhid ifadeleri, ilahi sıfatların zikri, yakarış, teslimiyet ve salavatlardan oluşan bütünlüklü bir dua akışı sunar.

Tasavvuf geleneğinde “hizb” kavramı, belirli bir maksat için tertip edilmiş, başı ve sonu belli olan dua metinlerini ifade eder. Hizbü’l-İmam Ali de bu yönüyle serbest bir münâcât değil, düzenli okunan bir vird mahiyetindedir.

Bu hizb, kaynaklarda Hz. Ali b. Ebî Tâlib’e (r.a.) nispet edilerek aktarılmıştır. Buradaki nispet, metnin mutlaka bizzat Hz. Ali tarafından kaleme alındığı iddiası anlamına gelmez; aksine, dua ve okuma geleneğinin ona dayandırıldığını ifade eder. Bu tür nispetler, İslam ilim ve tasavvuf geleneğinde yaygın bir aktarma biçimidir.

Metnin yazılı hâli, farklı dönemlerde derlenen dua ve evrad mecmuaları aracılığıyla günümüze ulaşmıştır. Bu mecmualar, erken dönem dua rivayetlerini ve tasavvufî uygulamaları bir araya getiren eserler olup, Hizbü’l-İmam Ali de bu literatür içerisinde muhafaza edilmiştir.

Hizbü’l-İmam Ali; tevhid bilincini güçlendirmek, ilahi kudreti tefekkür etmek, kulun acziyetini idrak ederek Allah’a yönelmek ve manevî korunma ve teslimiyet niyetiyle okunmuştur. Bu sebeple tarih boyunca farklı tasavvuf çevrelerinde tarikatlar üstü bir dua metni olarak benimsenmiştir.

Aşağıda, Hizbü’l-İmam Ali’nin Arapça asıl metni ve lafza sadık kalınarak hazırlanmış Türkçe meali yer almaktadır. Metin, dua niyetiyle ve huşû içerisinde okunur.

Hizbü’s-Seyf (Hz. Ali r.a.) – Arapça Metin ve Türkçe Meali (Bölüm 1)

Kaynak mecmualarda “حزب السيف لسيدنا علي كرم الله وجهه” başlığıyla geçen tertipli hizb/vird.

Arapça (Asıl Metin)

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

اللَّهُمَّ أَنْتَ الْمَلِكُ الْحَقُّ الَّذِي لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ، أَنْتَ رَبِّي وَأَنَا عَبْدُكَ، عَمِلْتُ سُوءًا وَظَلَمْتُ نَفْسِي وَاعْتَرَفْتُ بِذَنْبِي، فَاغْفِرْ لِي ذُنُوبِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ، يَا غَفُورُ يَا شَكُورُ يَا حَلِيمُ يَا رَحِيمُ.

اللَّهُمَّ إِنِّي أَحْمَدُكَ وَأَنْتَ لِلْحَمْدِ أَهْلٌ عَلَى مَا خَصَصْتَنِي بِهِ مِنْ مَوَاهِبِ الرَّغَائِبِ، وَأَوْصَلْتَ إِلَيَّ مِنْ فَضَائِلِ الصَّنَائِعِ، وَأَوْلَيْتَنِي بِهِ مِنْ إِحْسَانِكَ، وَبَوَّأْتَنِي بِهِ مِنْ مَظَلَّةِ الصِّدْقِ عِنْدَكَ، وَأَثْنَيْتَ بِهِ مِنْ مِنَنِكَ الْوَاصِلَةِ إِلَيَّ، وَأَحْسَنْتَ إِلَيَّ فِي كُلِّ وَقْتٍ مِنِ انْدِفَاعِ الْبَلِيَّةِ عَنِّي وَالتَّوْفِيقِ لِي وَالإِجَابَةِ لِدُعَائِي، حِينَ أُنَادِيكَ دَاعِيًا وَأُنَاجِيكَ رَاغِبًا وَأَدْعُوكَ مُضَرًّا مُصَافِيًا، وَحِينَ أَرْجُوكَ فَأَجِدُكَ.

Türkçe Meal

Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

Allah’ım! Sen hak olan Meliksin. Senden başka ilâh yoktur. Sen benim Rabbimsin, ben de Senin kulunum. Kötülük yaptım; kendime zulmettim ve günahımı itiraf ettim. Öyleyse günahlarımı bağışla. Çünkü günahları Senden başka bağışlayan yoktur. Ey çok bağışlayan, ey şükre layık olan, ey halîm, ey rahîm!

Allah’ım! Bana lütfettiğin nimetlerden, gönülleri kendine çeken bağışlardan ve ulaştırdığın güzel ihsanlardan dolayı Sana hamd ederim. Hamde en layık olan Sensin. Bana ihsanından pay verdin; katında doğruluk gölgesinde yer verdin. Bana ulaşan nimetlerini çoğalttın; her vakit bana iyilik ettin: Belâyı benden savdın, beni muvaffak kıldın ve Sana dua ettiğimde duamı kabul ettin. Sana dua ederek seslendiğimde, Sana yönelip niyaz ettiğimde, içtenlikle ve samimiyetle Sana yalvardığımda; Sana ümit bağladığımda da Seni (her zaman) beni karşılayan (rahmetinle yakın) buldum.

Hizbü’s-Seyf (Hz. Ali r.a.) – Arapça Metin ve Türkçe Meali (Bölüm 2)

Arapça (Asıl Metin)

حَجَبَ الْغُيُوبِ إِلَيْكَ فَاعْتَقَدَتْ مِنْكَ مَجْدُودًا فِي عَظَمَتِكَ، لَا يَنَالُكَ بَعْدَ الْهِمَمِ، وَلَا يَبْلُغُكَ غَوْصُ الْفِطَنِ، وَلَا يَنْتَهِي إِلَيْكَ بَصَرُ النَّاظِرِينَ فِي مَجْدِ جَبَرُوتِكَ، ارْتَفَعْتَ عَنْ صِفَاتِ الْمَخْلُوقِينَ بِصِفَاتِ قُدْرَتِكَ، وَتَعَالَيْتَ عَنْ ذِكْرِ الذَّاكِرِينَ كِبْرِيَاءً فِي عَظَمَتِكَ.

فَلَا يَنْقُصُ مَا أَرَدْتَ أَنْ يَزْدَادَ، وَلَا يَزْدَادُ مَا أَرَدْتَ أَنْ يَنْقُصَ، وَلَا يَضُرُّ شُهُودُكَ إِذْ فَطَرْتَ الْخَلْقَ، وَلَا تُحْصَى خَطَرَاتُكَ حِينَ بَرَأْتَ النُّفُوسَ.

كَلَّتِ الْأَلْسُنُ عَنْ تَفْسِيرِ صِفَاتِكَ، وَانْحَسَرَتِ الْعُقُولُ عَنْ كُنْهِ مَعْرِفَتِكَ، وَكَيْفَ يُوصَفُ مَنْ صِفَتُهُ: يَا رَبِّ، أَنْتَ اللَّهُ الْمَلِكُ الْجَبَّارُ الْقُدُّوسُ، الَّذِي لَمْ يَزَلْ أَزَلِيًّا أَبَدِيًّا، سَرْمَدِيًّا دَائِمًا فِي الْغُيُوبِ، وَحْدَكَ لَا شَرِيكَ لَكَ.

Türkçe Meal

Ey gaybı örten, azametiyle her şeyi kuşatan Allah’ım! Akılların en ileri düşünceleri Sana ulaşamaz, zekâların derinliklere dalışı Sana erişemez. Gözler, kudretinin yüceliğini idrak etmekte Sana ulaşamaz.

Sen, kudretinin sıfatlarıyla yaratılmışların sıfatlarından yücesin. Azametindeki kibriya ile, zikredenlerin idrakinin de üzerindesin. Senin artırmak istediğin hiçbir şey eksilmez; eksiltmek istediğin hiçbir şey de artmaz.

Yaratışı gerçekleştirdiğinde Senin şahitliğin zarar görmez. Nefisleri var ederken Senin ilmin ve takdirin kuşatılamaz. Diller, Senin sıfatlarını açıklamakta aciz kalır; akıllar, hakikatini kavramaktan geri durur.

Ey Rabbim! Sen Allah’sın; Melik, Cebbar ve Kuddûs’sün. Ezeli ve ebedi olansın, daimî ve süreklisin. Gaybta daima var olan Sensin. Sen tektin; Senin hiçbir ortağın yoktur.

Not: Bu bölüm, Hizbü’s-Seyf’in ilahi sıfatlar ve tevhid vurgusunun yoğunlaştığı kısmıdır.

Hizbü’s-Seyf (Hz. Ali r.a.) – Arapça Metin ve Türkçe Meali (Bölüm 3)

Arapça (Asıl Metin)

وَجَعَلْتَنِي لَكَ مَخْرُوسًا فِي الرِّزْقِ وَالِاشْتِهَاءِ، مَحْفُوظًا لَكَ فِي الْمِنْحَةِ وَالدِّفَاعِ عَنِّي، وَلَمْ تُكَلِّفْنِي فَوْقَ طَاقَتِي، وَلَمْ تُرْضِ غَيْرَكَ عَنِّي إِلَّا فِي طَاعَتِكَ.

فَإِنَّكَ أَنْتَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ، لَا تَعْيَا وَلَا تَغِيبُ، وَلَا تَخْفَى عَلَيْكَ خَافِيَةٌ، وَلَا يَضِلُّ عَنْكَ شَيْءٌ فِي ظُلُمَاتِ الْغَيْبِ، إِذَا أَرَدْتَ شَيْئًا أَنْ تَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ.

اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ مِثْلَ مَا حَمِدْتَ بِهِ نَفْسَكَ، وَحَمِدَكَ بِهِ الْحَامِدُونَ، وَسَبَّحَكَ بِهِ الْمُسَبِّحُونَ، وَكَبَّرَكَ بِهِ الْمُكَبِّرُونَ، وَعَظَّمَكَ بِهِ الْمُعَظِّمُونَ، وَسَبَّحُوكَ بِهِ حَتَّى يَكُونَ الْحَمْدُ دَائِمًا فِي كُلِّ طَرِيقٍ وَعَيْنٍ.

Türkçe Meal

Allah’ım! Rızıkta ve arzuda beni ölçülü kıldın; nimetlerinde ve beni savmanda beni koruma altına aldın. Bana gücümün üstünde bir yük yüklemedin ve Senden başkasını ancak Sana itaatimle razı etmedin.

Çünkü Sen, kendisinden başka ilah olmayan Allah’sın. Sen yorulmazsın, kaybolmazsın. Hiçbir gizli şey Sana gizli kalmaz. Gaybın karanlıklarında hiçbir şey Senin ilminden sapmaz. Sen bir şeyi dilediğinde ona sadece “Ol” dersin, o da olur.

Allah’ım! Hamd Sana mahsustur; Sen kendini nasıl hamd ettiysen, hamd edenler nasıl Sana hamd ettiyse, tesbih edenler nasıl Seni tesbih ettiyse, tekbir getirenler nasıl Seni yücelttiyse o şekilde Sana hamd ederim.

Seni yüceltenlerin yücelttiği gibi Seni yüceltir, tesbih edenlerin tesbihiyle Seni tesbih ederim. Ta ki hamd, her yolda ve her hâlde daima Sana ait olsun.

Not: Bu bölümde hizbin ana ekseni; ilahi kudret, korunma, hamd ve teslimiyettir.

Hizbü’s-Seyf (Hz. Ali r.a.) – Arapça Metin ve Türkçe Meali (Bölüm 4)

Arapça (Asıl Metin)

اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ عَلَى مَا أَوْلَيْتَنِي مِنَ النِّعَمِ، وَمَا صَرَفْتَ عَنِّي مِنَ النِّقَمِ، وَمَا أَلْبَسْتَنِي مِنَ السِّتْرِ، وَمَا دَفَعْتَ عَنِّي مِنَ الْبَلَاءِ، وَمَا أَسْدَيْتَ إِلَيَّ مِنَ الْمَعْرُوفِ.

اللَّهُمَّ ارْزُقْنِي قَلْبًا خَاشِعًا، وَلِسَانًا ذَاكِرًا، وَعِلْمًا نَافِعًا، وَرِزْقًا وَاسِعًا، وَعَمَلًا صَالِحًا مُتَقَبَّلًا، وَحَلَالًا طَيِّبًا.

وَلَا تُنْسِنِي ذِكْرَكَ، وَلَا تَحْرِمْنِي رَحْمَتَكَ، وَلَا تَفْضَحْنِي بِذُنُوبِي، وَلَا تُسَلِّطْ عَلَيَّ مَنْ لَا يَرْحَمُنِي، وَكُنْ لِي أَنِيسًا فِي كُلِّ وَحْشَةٍ، وَعَوْنًا فِي كُلِّ شِدَّةٍ.

Türkçe Meal

Allah’ım! Bana verdiğin nimetler için, benden uzaklaştırdığın musibetler için, üzerime giydirdiğin örtü için, benden savdığın belâlar için ve bana ulaştırdığın her iyilik için Sana hamd ederim.

Allah’ım! Bana huşû dolu bir kalp, zikreden bir dil, faydalı bir ilim, bol bir rızık, kabul edilmiş salih bir amel ve temiz, helal bir kazanç nasip eyle.

Beni Seni anmaktan gafil kılma. Rahmetinden mahrum bırakma. Günahlarımla beni rezil etme. Bana merhamet etmeyenleri üzerime musallat etme. Her yalnızlıkta bana dost, her sıkıntıda bana yardımcı ol.

Not: Bu bölümde nimet–şükür dengesi, kalbin ıslahı ve ilahi himaye talebi öne çıkar.

Hizbü’s-Seyf (Hz. Ali r.a.) – Arapça Metin ve Türkçe Meali (Bölüm 5)

Arapça (Asıl Metin)

اللَّهُمَّ ثَبِّتْنِي فِي الْأَمْنِ وَالْإِيمَانِ، وَارْزُقْنِي الشُّكْرَ عَلَى نِعْمَائِكَ، وَاجْعَلْنِي مِنْ عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ، وَاخْتِمْ لِي بِالْخَيْرِ، وَاجْعَلْ آخِرَ كَلَامِي مِنَ الدُّنْيَا: لَا إِلٰهَ إِلَّا اللَّهُ.

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ أَجْمَعِينَ، وَسَلِّمْ تَسْلِيمًا كَثِيرًا، وَاغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِجَمِيعِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ، إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ.

وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ.

Türkçe Meal

Allah’ım! Beni emniyet ve iman üzere sabit kıl. Bana nimetlerine şükretmeyi nasip et. Beni salih kullarından eyle. Sonumu hayırla tamamla ve dünyadaki son sözümü: “Allah’tan başka ilah yoktur” eyle.

Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e, onun âline ve ashabının tamamına salât ve selâm eyle. Beni, anne ve babamı ve bütün mümin erkekleri ve mümin kadınları bağışla. Şüphesiz Sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.

Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.

Hizbü’s-Seyf (Hz. Ali r.a.) – Kapanış Duası

Bu bölüm, Hizbü’s-Seyf’in hamd, tekbir ve salavatla yapılan hatime kısmıdır.

Arapça (Asıl Metin)

اللَّهُمَّ مَا قَدَرْتُ لِي مِنْ أَمْرٍ شَرَعْتَ فِيهِ تَوْفِيقَكَ وَيَسَّرْتَهُ لِي بِأَحْسَنِ الْوُجُوهِ كُلِّهَا وَأَصْلَحْتَهَا وَصَوَّبْتَهَا، فَإِنَّكَ عَلَى مَا تَشَاءُ قَدِيرٌ، وَبِالْإِجَابَةِ جَدِيرٌ.

يَا مَنْ قَامَتِ السَّمَاوَاتُ وَالْأَرْضُونَ بِأَمْرِهِ، يَا مَنْ يُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى الْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِ، يَا مَنْ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ، سُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ.

وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ الطَّيِّبِينَ وَعِتْرَتِهِ الطَّاهِرِينَ وَصَحَابَتِهِ أَجْمَعِينَ.

اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ، لَا إِلٰهَ إِلَّا اللَّهُ، وَاللَّهُ أَكْبَرُ، اللَّهُ أَكْبَرُ، وَلِلَّهِ الْحَمْدُ.

Türkçe Meal

Allah’ım! Benim için takdir ettiğin her işi, Senin tevfikinle başlat, onu benim için en güzel şekilde kolaylaştır, tamamını ıslah et ve doğruluğa yönelt. Şüphesiz Sen dilediğine gücü yetensin ve duaya icabet etmeye layık olansın.

Ey gökleri ve yeri emriyle ayakta tutan! Ey göğü, Senin iznin olmadan yere düşmekten alıkoyan! Ey bir şeyi dilediğinde ona sadece “Ol” deyince o hemen olan! Her şeyin mülkü elinde olan Allah’ı tesbih ederim. Dönüş yalnız O’nadır.

Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e, onun tertemiz âline, pak soyuna ve bütün ashabına salât ve selâm eyle.

Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Allah’tan başka ilâh yoktur. Allah en büyüktür. Hamd yalnızca Allah’a mahsustur.

Ayrıca Hizbü’l-Kebîr duası ve Hizbü’l-Kebîr ve Ebu’l-Hasan eş-Şâzelî (k.s.) hakkında detaylı bilgiler sayfamızda yer almaktadır.



Daha fazlası ve tüm dualar ve zikirler için ana sayfamızı ziyaret ediniz .