Zümer Suresi Meali Kısa Açıklamalarla

Zümer Sûresi, Kur’an’ın ihlâs çağrısını en açık ve en güçlü şekilde ortaya koyan sûrelerden biridir. Bu sûrede iman; sadece inanmak değil, yalnızca Allah’a yönelmek, O’na hiçbir şeyi ortak koşmadan teslim olmak olarak tanımlanır. Zümer, insanın kalbini ikiye bölen bütün sahte dayanakları tek tek sorgular.

Sûre boyunca;

Zümer aynı zamanda rahmet sûresidir. Özellikle “Ey kendilerine karşı haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin” ayeti, kapısı asla kapanmayan bir dönüş yolunu gösterir. Bu sûre, ne kadar uzaklaşmış olursa olsun, samimi bir yönelişle insanın yeniden ayağa kalkabileceğini hatırlatır.

Zümer Sûresi, okuyana şunu sorar: Kalbin gerçekten kime ait? Cevap nettir: Kurtuluş, dini yalnızca Allah’a has kılmakta ve O’na tam bir güvenle bağlanmaktadır.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla… [Not: Rahman, sonsuz şefkat ve inayeti; Rahim ise sınırsız merhamet ve mağfireti anlatır.]

1. Bu kitabın indirilişi, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.

(Konu: Vahyin kaynağı | Ana mesaj: Kur’an Allah’tan gelmiştir)

Sûre, Kur’an’ın ilahi menşeini vurgulayarak başlar.

2. Şüphesiz biz bu kitabı sana hak olarak indirdik. O hâlde dini yalnızca Allah’a has kılarak O’na ibadet et.

(Konu: İhlâs | Ana mesaj: Din yalnızca Allah içindir)

İbadetin özü, niyet ve yönelişin yalnız Allah’a olmasıdır.

3. İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’ndan başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” derler. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında hüküm verecektir. Allah, yalancı ve inkârcı olan kimseyi doğru yola iletmez.

(Konu: Şirk | Ana mesaj: Aracı edinmek haklı gerekçe değildir)

Şirk, “yaklaştırma” iddiasıyla meşrulaştırılmaya çalışılmıştır.

4. Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattıklarından dilediğini seçerdi. Hâşâ! O, tek olan, mutlak üstün olan Allah’tır.

(Konu: Tevhid | Ana mesaj: Allah doğurmaktan münezzehtir)

Allah’ın zatı, beşerî sıfatlardan uzaktır.

5. Gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine sarıyor, gündüzü de gecenin üzerine sarıyor. Güneşi ve ayı emrine boyun eğdirmiştir. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gider. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

(Konu: Kudret | Ana mesaj: Kâinat ilahi düzenle işler)

Düzen, rastlantı değil; ilahi takdirin eseridir.

6. Sizi bir tek nefisten yarattı, sonra ondan eşini var etti ve sizin için hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, yaratılıştan yaratılışa geçirerek yaratır. İşte Rabbiniz Allah budur; mülk O’nundur. O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olur da döndürülürsünüz?

(Konu: Yaratılış | Ana mesaj: İnsan özel bir yaratılışa sahiptir)

İnsanın var oluş süreci Allah’ın rahmetini gösterir.

7. Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz Allah size muhtaç değildir. Ama kulları için inkârı hoş görmez. Eğer şükrederseniz, bundan hoşnut olur. Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir; yaptıklarınızı size haber verecektir. Şüphesiz O, kalplerin özünü bilendir.

(Konu: Sorumluluk | Ana mesaj: Herkes kendi hesabını verir)

İman–inkâr tercihi kulun sorumluluğundadır.

8. İnsana bir zarar dokunduğunda Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra ona kendisinden bir nimet verdiğinde, önceden O’na yalvardığını unutur ve Allah’a ortaklar koşar. De ki: “İnkârınla biraz faydalan; şüphesiz sen ateş ehlindensin.”

(Konu: Nankörlük | Ana mesaj: Zorda Allah’ı hatırlayıp rahatlıkta unutmak tehlikelidir)

Bu ayet, çıkar odaklı dindarlığı eleştirir.

9. Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak ibadet eden, ahiretten sakınan ve Rabbinin rahmetini uman kimse mi; yoksa (inkârcı) mı? De ki: “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Doğrusu ancak akıl sahipleri öğüt alır.

(Konu: İlim ve ibadet | Ana mesaj: Bilinçli kulluk üstündür)

İman, ilimle birleştiğinde derinleşir.

10. De ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinizden sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için iyilik vardır. Allah’ın yeryüzü geniştir. Ancak sabredenlere mükâfatları hesapsız verilecektir.”

(Konu: Sabır | Ana mesaj: Sabır sınırsız mükâfat getirir)

Sabır, müminin en güçlü dayanağıdır.

11. De ki: “Ben, dini yalnızca Allah’a has kılarak O’na ibadet etmekle emrolundum.”

(Konu: İhlâs | Ana mesaj: İbadette ortaklık yoktur)

Peygamberin örnekliği vurgulanır.

12. “Ve ben, müslümanların ilki olmakla emrolundum.”

(Konu: Teslimiyet | Ana mesaj: Önce kendin teslim ol)

Tebliğ, önce kişinin kendi teslimiyetiyle başlar.

13. De ki: “Eğer Rabbime karşı gelirsem, büyük bir günün azabından korkarım.”

(Konu: Hesap | Ana mesaj: Peygamber bile sorumluluk bilincindedir)

Sorumluluk duygusu imanın göstergesidir.

14. De ki: “Ben dinimi yalnızca Allah’a has kılarak O’na ibadet ederim.”

(Konu: Saf kulluk | Ana mesaj: İhlâs tekrar vurgulanır)

Tekrar, konunun merkeziliğini gösterir.

15. “Siz de O’ndan başka dilediğinize ibadet edin.” De ki: “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini hüsrana uğratanlardır.” İyi bilin ki bu, apaçık hüsrandır.

(Konu: Uyarı | Ana mesaj: Yanlış tercih telafisiz zarardır)

İnkârın sonucu sadece bireysel değil, toplumsaldır.

16. Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar vardır. İşte Allah kullarını bununla korkutuyor. Ey kullarım! Benden sakının.

(Konu: Cehennem | Ana mesaj: Uyarı merhamettendir)

Korkutma, kulun kurtuluşu içindir.

17. Tağuta kulluk etmekten kaçınıp Allah’a yönelenler için müjde vardır. O hâlde kullarımı müjdele.

(Konu: Tevhit | Ana mesaj: Yüz çeviren kurtulur)

Red ve yöneliş birlikte zikredilir.

18. Onlar sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir; işte onlar akıl sahipleridir.

(Konu: Basiret | Ana mesaj: Hak seçilerek yaşanır)

Mümin, her sözü değil en doğrusunu seçer.

19. Üzerine azap hükmü hak olmuş kimseyi sen mi kurtaracaksın? Ateşte olanı mı?

(Konu: İlahi hüküm | Ana mesaj: Hidayet Allah’ın takdiridir)

Hidayet zorla olmaz.

20. Fakat Rablerinden sakınanlar için üst üste yapılmış köşkler vardır; altlarından ırmaklar akar. Bu, Allah’ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez.

(Konu: Cennet | Ana mesaj: Takvanın karşılığı kesindir)

Allah’ın vaadi mutlak gerçektir.

21. Görmedin mi Allah gökten bir su indirdi; onu yerdeki kaynaklara yerleştirdi; sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarır; sonra onlar kurur, sen onları sararmış görürsün; sonra da onları çerçöp yapar. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.

(Konu: Dünya hayatı | Ana mesaj: Geçicilik ibret vesilesidir)

Dünya hayatının faniliği canlı bir örnekle anlatılır.

22. Allah kimin göğsünü İslâm’a açmışsa o, Rabbinden bir nur üzerindedir. Allah’ın zikrine karşı kalpleri katılaşmış olanların vay hâline! İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.

(Konu: Kalp | Ana mesaj: Açık kalp nurla dolar)

Hidayet, kalbin açılmasıyla mümkündür.

23. Allah, sözlerin en güzelini; birbiriyle uyumlu ve tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların derileri ondan ürperir; sonra derileri ve kalpleri Allah’ın zikrine yumuşar. İşte bu, Allah’ın hidayetidir; onunla dilediğini doğru yola iletir. Allah kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur.

(Konu: Kur’an | Ana mesaj: Kur’an kalpleri dönüştürür)

Kur’an’ın ruh üzerindeki etkisi tasvir edilir.

24. Kıyamet günü yüzünü azabın en kötüsünden korumaya çalışan kimse mi (kurtulacak)? Zalimlere: “Yaptıklarınızı tadın!” denir.

(Konu: Pişmanlık | Ana mesaj: Son anda korunma yoktur)

Dünyada yapılanların sonucu kaçınılmazdır.

25. Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı; bu yüzden azap, farkında olmadıkları bir yerden kendilerine gelmişti.

(Konu: Tarih | Ana mesaj: Geçmiş ibret doludur)

İnkârın sonucu her çağda aynıdır.

26. Bu yüzden Allah, dünya hayatında onlara rezillik azabını tattırdı. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!

(Konu: İlahi ceza | Ana mesaj: Ahiret azabı dünyadan çok daha ağırdır)

Dünya cezaları, asıl büyük hesap için bir uyarıdır.

27. Andolsun ki bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali verdik; umulur ki öğüt alırlar.

(Konu: Kur’an’ın üslubu | Ana mesaj: Hakikat örneklerle açıklanır)

Kur’an, herkesin anlayabileceği temsillerle hitap eder.

28. Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, pürüzsüz Arapça bir Kur’an (indirdik).

(Konu: Vahiy | Ana mesaj: Kur’an açık ve anlaşılırdır)

Kur’an’ın dili ve üslubu, mesajın netliği içindir.

29. Allah, birbirleriyle çekişen birçok ortakların sahip olduğu bir adamla, yalnız bir kişiye bağlı olan bir adamı misal verir. Bu ikisi eşit olur mu? Hamd Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu bilmezler.

(Konu: Tevhid | Ana mesaj: Tek ilaha kulluk huzur getirir)

Şirk, zihinsel ve ruhsal karmaşa doğurur.

30. Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir.

(Konu: Fanilik | Ana mesaj: Ölüm herkes için kesindir)

Peygamber dâhil herkesin ölümlü olduğu hatırlatılır.

31. Sonra siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.

(Konu: Hesap | Ana mesaj: Adalet ahirette tam tecelli eder)

Dünya ihtilafları ilahi mahkemede çözülecektir.

32. Allah’a karşı yalan uydurandan ve kendisine gelen gerçeği yalanlayandan daha zalim kim vardır? Cehennemde inkârcılar için bir yer yok mu?

(Konu: Zulüm | Ana mesaj: En büyük zulüm hakikati yalanlamaktır)

Yalan ve inkâr, zulmün en ileri boyutudur.

33. Gerçeği getiren ve onu tasdik edenler var ya, işte onlar takvâ sahipleridir.

(Konu: Takva | Ana mesaj: Hak ve tasdik birlikte kurtuluş getirir)

Peygamber ve ona iman edenler övülür.

34. Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu, iyilik yapanların mükâfatıdır.

(Konu: Mükâfat | Ana mesaj: İhsanın karşılığı sınırsızdır)

Ahirette istekler eksiksiz karşılanacaktır.

35. Böylece Allah, onların geçmişte yaptıklarının en kötülerini örter ve yaptıklarının en güzeliyle mükâfatlarını verir.

(Konu: Rahmet | Ana mesaj: Allah iyiliği esas alır)

Tevbe ve iman, geçmişi siler.

36. Allah kuluna yetmez mi? Seni O’ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur.

(Konu: Tevekkül | Ana mesaj: Allah kula yeter)

Mümin için en büyük dayanak Allah’tır.

37. Allah kimi doğru yola iletirse artık onu saptıracak yoktur. Allah mutlak güç sahibi, intikam alıcı değil midir?

(Konu: Hidayet | Ana mesaj: Hidayet ve kudret Allah’tandır)

İlahi irade karşısında hiçbir güç duramaz.

38. Andolsun ki onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan mutlaka “Allah” derler. De ki: “Öyleyse Allah’tan başka çağırdıklarınızın, Allah bana bir zarar vermek isterse onu gidermeye veya bana bir rahmet dilerse onu engellemeye güçleri yeter mi?” De ki: “Allah bana yeter. Tevekkül edenler yalnız O’na tevekkül etsinler.”

(Konu: Tevhid | Ana mesaj: Güç yalnız Allah’a aittir)

Müşriklerin çelişkisi ortaya konur.

39. De ki: “Ey kavmim! Elinizden geleni yapın; ben de yapacağım. Yakında bileceksiniz.”

(Konu: Meydan okuma | Ana mesaj: Hak ile batıl ayrılacaktır)

Sonucun kime ait olduğu zamanla ortaya çıkacaktır.

40. “Kime rezil edici bir azap gelecek ve kimin üzerine sürekli bir azap inecek.”

(Konu: Akıbet | Ana mesaj: Son pişmanlık fayda vermez)

İki farklı yolun iki farklı sonucu vardır.

41. Şüphesiz biz bu kitabı insanlar için sana hak olarak indirdik. Artık kim doğru yola gelirse kendi lehinedir; kim de saparsa kendi aleyhine sapmış olur. Sen onların üzerinde bir vekil değilsin.

(Konu: Sorumluluk | Ana mesaj: Hidayet bireysel tercihtir)

Peygamberin görevi tebliğdir, zorlamak değil.

42. Allah, öleceklerin canlarını ölümleri sırasında, ölmeyenlerin canlarını da uykularında alır. Ölümüne hükmettiğini tutar, diğerini belli bir süreye kadar salıverir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.

(Konu: Ruh | Ana mesaj: Ölüm ve uyku ilahi tasarruftur)

Uyku, ölümün küçük bir provası olarak sunulur.

43. Yoksa Allah’tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: “Onlar hiçbir şeye sahip olmasalar ve akıl da edemeseler mi?”

(Konu: Şefaat | Ana mesaj: Yetkisiz şefaat olmaz)

Şefaat Allah’ın iznine bağlıdır.

44. De ki: “Bütün şefaat Allah’a aittir. Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Sonra yalnız O’na döndürüleceksiniz.”

(Konu: Mülk | Ana mesaj: Son söz Allah’ındır)

Şefaat yetkisi mutlak değildir.

45. Allah tek başına anıldığında ahirete inanmayanların kalpleri ürker; O’ndan başkaları anıldığında ise hemen sevinirler.

(Konu: Kalp hastalığı | Ana mesaj: Tevhid kalbi rahatsız ediyorsa sorun vardır)

Kalbin tepkisi, imanın göstergesidir.

46. De ki: “Ey gökleri ve yeri yoktan var eden, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah! Kulların arasında, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında Sen hüküm vereceksin.”

(Konu: Dua | Ana mesaj: Nihai hüküm Allah’a aittir)

İhtilafların çözümü ilahi adalettir.

47. Yeryüzünde bulunanların hepsi ve bir o kadarı daha zalimlerin olsaydı, kıyamet gününün kötü azabından kurtulmak için onu fidye verirlerdi.

(Konu: Pişmanlık | Ana mesaj: O gün fidye geçmez)

Dünya malı ahirette kurtuluş sağlamaz.

48. Allah tarafından onlara, hiç hesap etmedikleri şeyler göründü.

(Konu: Sürpriz akıbet | Ana mesaj: Gerçekler gizli kalmaz)

İnsan, hesaba katmadığı sonuçlarla yüzleşir.

49. Kazandıkları kötülükler onlara göründü ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

(Konu: İstihza | Ana mesaj: Alay edilen hakikat yakalar)

İnkâr konusu yapılan gerçek, azap olarak döner.

50. İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır; sonra kendisine katımızdan bir nimet verdiğimizde, “Bu bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir” der. Hayır! Bu bir imtihandır; fakat onların çoğu bilmezler.

(Konu: Gurur | Ana mesaj: Nimeti kendinden bilmek imtihandır)

Şükürsüzlük insanı azdırır.

51. Böylece kazandıkları kötülükler başlarına geldi. Bunlardan zulmedenlere de kazandıkları kötülükler isabet edecektir; onlar bunu engelleyebilecek değillerdir.

(Konu: İlahi karşılık | Ana mesaj: Yapılan yanına kalmaz)

İlahi adalet, zaman alsa da mutlaka tecelli eder.

52. Allah’ın rızkı dilediğine bol verdiğini, dilediğine de kısıtladığını bilmediler mi? Şüphesiz bunda iman eden bir toplum için ibretler vardır.

(Konu: Rızık | Ana mesaj: Rızık Allah’ın takdiridir)

Rızkın bolluğu ya da darlığı bir değer ölçüsü değildir.

53. De ki: “Ey kendilerine karşı haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

(Konu: Tevbe | Ana mesaj: Umutsuzluk yoktur)

Bu ayet, Kur’an’daki en büyük rahmet müjdelerindendir.

54. Rabbinize yönelin ve size azap gelmeden önce O’na teslim olun; sonra size yardım edilmez.

(Konu: Fırsat | Ana mesaj: Dönüş için zaman varken dön)

Tevbe geciktirilmemelidir.

55. Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun; siz farkında olmadan azap ansızın gelmeden önce.

(Konu: İtaat | Ana mesaj: En güzeline uymak kurtarır)

Kur’an’ın rehberliği hayati önemdedir.

56. (O gün) kişinin, “Allah’a karşı kusurumdan dolayı yazıklar olsun bana! Gerçekten ben alay edenlerdendim” demesinden önce.

(Konu: Pişmanlık | Ana mesaj: Son pişmanlık fayda vermez)

İnkâr ve alay, büyük bir kayıp olarak geri döner.

57. Ya da, “Allah beni doğru yola iletseydi elbette takvâ sahiplerinden olurdum” demesinden önce.

(Konu: Bahane | Ana mesaj: Sorumluluk inkâr edilemez)

İnsan, tercihlerinin sorumluluğunu taşır.

58. Yahut azabı gördüğünde, “Keşke bir kere daha (dünyaya) dönüşüm olsaydı da iyilerden olsaydım” demesinden önce.

(Konu: Keşke | Ana mesaj: Geri dönüş yoktur)

Ahiret pişmanlığı telafi edilemez.

59. (Allah buyurur ki:) “Hayır! Ayetlerim sana geldi ama sen onları yalanladın, kibirlendin ve inkârcılardan oldun.”

(Konu: Gerçek | Ana mesaj: Hakikat açıkça sunulmuştur)

İnkâr bilinçli bir tercihtir.

60. Kıyamet günü Allah’a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin simsiyah olduğunu görürsün. Kibirlenenler için cehennemde bir yer yok mu?

(Konu: Akıbet | Ana mesaj: Kibir karartır)

Yüzlerin kararması, iç hâlin yansımasıdır.

61. Allah takvâ sahiplerini başarılarıyla kurtarır; onlara kötülük dokunmaz ve onlar üzülmezler.

(Konu: Kurtuluş | Ana mesaj: Takva güvenli limandır)

Allah, kendisinden sakınanları korur.

62. Allah her şeyin yaratıcısıdır ve O, her şeye vekildir.

(Konu: Tevekkül | Ana mesaj: Her işin sahibi Allah’tır)

Yaratma ve koruma Allah’a aittir.

63. Göklerin ve yerin anahtarları O’nundur. Allah’ın ayetlerini inkâr edenler var ya, işte onlar ziyana uğrayanlardır.

(Konu: Mülk | Ana mesaj: Yetki bütünüyle Allah’ındır)

Anahtar mecazı, tam hâkimiyeti ifade eder.

64. De ki: “Ey cahiller! Allah’tan başkasına mı bana kulluk etmemi emrediyorsunuz?”

(Konu: Tevhid | Ana mesaj: Kulluk yalnız Allah’adır)

Peygamberin duruşu nettir.

65. Andolsun ki sana da senden öncekilere de şöyle vahyedildi: Eğer Allah’a ortak koşarsan, yaptıkların boşa gider ve mutlaka ziyana uğrayanlardan olursun.

(Konu: Şirk | Ana mesaj: Şirk bütün amelleri boşa çıkarır)

En ağır uyarılardan biridir.

66. Hayır! Yalnız Allah’a kulluk et ve şükredenlerden ol.

(Konu: Saf kulluk | Ana mesaj: Kurtuluş şükür ve ibadettedir)

Emir açık ve nettir.

67. Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet günü yer bütünüyle O’nun avucundadır; gökler de O’nun sağ eliyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir.

(Konu: Kudret | Ana mesaj: Allah tasavvurun ötesindedir)

İnsan aklı ilahi kudreti tam kuşatamaz.

68. Sûra üflenir; göklerde ve yerde olanlar, Allah’ın diledikleri dışında, düşüp ölürler. Sonra ona bir daha üflenir; bir de bakarsın ayağa kalkmış bakıyorlar.

(Konu: Diriliş | Ana mesaj: Ölüm son değildir)

Kıyamet ve diriliş sahnesi tasvir edilir.

69. Yer Rabbinin nuru ile aydınlanır; kitap ortaya konur; peygamberler ve şahitler getirilir; aralarında adaletle hükmedilir ve onlara haksızlık edilmez.

(Konu: Hesap | Ana mesaj: Mutlak adalet tecelli eder)

Ahirette zerre kadar haksızlık olmaz.

70. Herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir. Allah onların yaptıklarını en iyi bilendir.

(Konu: Karşılık | Ana mesaj: Eksiksiz hesap vardır)

İlahi bilgi mutlak ve kapsayıcıdır.

71. İnkâr edenler bölük bölük cehenneme sürülür. Oraya vardıklarında kapıları açılır; bekçileri onlara, “Size içinizden Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugününüzle karşılaşacağınızı uyaran peygamberler gelmedi mi?” derler. Onlar, “Evet geldi” derler; fakat azap sözü inkârcılar hakkında gerçekleşmiştir.

(Konu: Son pişmanlık | Ana mesaj: Uyarı gelmişti)

Hiç kimse “haberim yoktu” diyemez.

72. “Girin cehennemin kapılarından, orada ebedî kalmak üzere.” Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!

(Konu: Akıbet | Ana mesaj: Kibrin sonu hüsrandır)

Cehennem, kibirle dolu kalplerin son durağıdır.

73. Rablerinden sakınanlar ise bölük bölük cennete sevk edilir. Oraya vardıklarında kapıları açılır; bekçileri onlara, “Selâm size! Tertemiz geldiniz. Haydi, ebedî kalmak üzere buraya girin” derler.

(Konu: Cennet | Ana mesaj: Takvanın sonu selâmdır)

Cennete giriş bir ikram ve onurdur.

74. Onlar da, “Hamd olsun Allah’a ki bize verdiği sözü yerine getirdi ve bizi bu yere mirasçı kıldı. Cennette dilediğimiz yerde oturabiliriz” derler. İyi amel edenlerin mükâfatı ne güzeldir!

(Konu: Şükür | Ana mesaj: Kurtuluş hamdle taçlanır)

Cennet ehlinin dili hamdle doludur.

75. Melekleri de arşın etrafını kuşatmış hâlde Rablerini hamd ile tesbih ederken görürsün. Aralarında adaletle hükmedilmiştir ve “Hamd âlemlerin Rabbi Allah’adır” denilmiştir.

(Konu: Son hüküm | Ana mesaj: Her şey hamdle tamamlanır)

Zümer Sûresi, hamd ile sona erer.

Sırada ki Sure : Mümin suresi meali okumak için buraya tıklayabilirsiniz.



Diğer sure mealleri , dua ve zikirler için ana sayfamızı ziyaret ediniz .