Sad Suresi Meali Kısa Açıklamalarla
Sâd Sûresi, insanın hakikat karşısındaki tavrını merkeze alan güçlü bir sûredir. Bu sûrede asıl mesele bilgi eksikliği değil; kibir, hevâ ve teslimiyet arasındaki tercihtir. Kur’an’a karşı çıkanların sorunu “anlamamak” değil, boyun eğmek istememektir.
Sûre;
- inkârın temelinde yatan büyüklük taslamayı, tarihten örneklerle gözler önüne serer. Nûh kavmi, Âd, Semûd, Firavun ve diğerleri; aynı hatayı farklı zamanlarda yapmış, sonuç değişmemiştir.
- Hakikati reddeden her topluluk, er ya da geç aynı akıbetle yüzleşmiştir.
Sâd Sûresi aynı zamanda kulluk–nimet ilişkisini öğretir. Hz. Dâvûd, Hz. Süleyman ve Hz. Eyyûb kıssaları; gücün, servetin ve musibetin insanı Allah’tan uzaklaştırmak zorunda olmadığını gösterir. Asıl belirleyici olan, şartlar değil; kalbin yönelişidir.
Sûrenin son bölümlerinde insanlığın en eski imtihanı yeniden hatırlatılır: İblis’in kibri. İblis’i düşüren şey bir emir değil, “Ben daha üstünüm” iddiasıdır. Bu kıssa, insanın içindeki gizli tehlikeyi açıkça ortaya koyar: Kendini haklı görme hastalığı.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla… [Not: Rahman, sonsuz şefkat ve inayeti; Rahim ise sınırsız merhamet ve mağfireti anlatır.]
1. Sâd. Zikir dolu Kur’an’a andolsun ki!
(Konu: Kur’an’ın değeri | Ana mesaj: Kur’an ilahi ve uyarıcı bir kitaptır)
Sure, Kur’an’ın yüceliğine yeminle başlar; dikkatleri doğrudan vahye çeker.
2. Fakat inkâr edenler bir kibir ve ayrılık içindedirler.
(Konu: İnkarın sebebi | Ana mesaj: Hakikati örten şey kibirdir)
İnkarın temelinde cehalet değil, kalpteki büyüklük taslama vardır.
3. Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik; yalvardılar ama artık kaçış zamanı değildi.
(Konu: İlahi ikaz | Ana mesaj: Tevbe için fırsat varken dönmek gerekir)
Azap geldiğinde pişmanlık fayda vermez; uyarı varken dönüş esastır.
4. İçlerinden kendilerine bir uyarıcı gelmesine şaştılar da inkârcılar: “Bu, yalancı bir sihirbazdır” dediler.
(Konu: Peygamberlere tavır | Ana mesaj: Hak söz çoğu zaman iftirayla karşılanır)
Peygamberi küçümsemek için “sihir” ithamı klasik bir inkâr yöntemidir.
5. “İlahları tek bir ilah mı yaptı? Doğrusu bu, şaşılacak bir şey!” dediler.
(Konu: Tevhid | Ana mesaj: Asıl zor gelen Allah’ı tek kabul etmektir)
Şirk düzeni bozulduğu için tevhid inkârla karşılanmıştır.
6. İçlerinden ileri gelenler, “Yürüyün, ilahlarınıza bağlılıkta sebat edin. Çünkü istenen budur” diyerek ayrıldılar.
(Konu: Sapkın önderler | Ana mesaj: Yanlışta ısrar toplumu sürükler)
Menfaat sahibi önderler, halkı hakikatten uzaklaştırmıştır.
7. “Biz bunu son dinde de işitmedik; bu, ancak uydurmadır” dediler.
(Konu: Geleneğe kör bağlılık | Ana mesaj: Hakikat ölçüsü geçmiş değil vahiydir)
“Atalarımızdan duymadık” sözü, inkârın mazereti yapılmıştır.
8. “Zikir aramızdan ona mı indirildi?” Hayır! Onlar benim zikrimden şüphededirler; daha doğrusu azabımı tatmamışlardır.
(Konu: Haset | Ana mesaj: Seçileni kıskanmak inkâr doğurur)
İtirazın özü: “Neden o?” sorusudur; bu hasettir.
9. Yoksa azîz ve çok bağışlayıcı Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?
(Konu: İlahi seçim | Ana mesaj: Kimin seçileceğine Allah karar verir)
Peygamberliği insanlar değil, Allah takdir eder.
10. Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü onların mıdır? Öyleyse sebeplere sarılıp yükselsinler.
(Konu: Acziyet | Ana mesaj: İnsan gücü sınırlıdır)
İddialarının boşluğu meydan okumayla ortaya konur.
11. İşte orada bozguna uğratılmış topluluklardan bir ordudur onlar.
(Konu: Sonuç | Ana mesaj: Hak karşısında batıl yenilmeye mahkûmdur)
Nice güçlü görünen topluluklar hak karşısında çökmüştür.
12. Onlardan önce Nûh kavmi, Âd ve kazıklar sahibi Firavun da yalanladı.
(Konu: Tarihsel ibret | Ana mesaj: İnkarın sonu değişmez)
Geçmiş kavimler örnek verilerek uyarı yapılır.
13. Semûd, Lût kavmi ve Eyke halkı da yalanladı; işte bunlar topluluklardır.
(Konu: Toplumsal helak | Ana mesaj: Zulüm süreklilik kazanınca sonuç gelir)
Farklı toplumlar ama aynı inkâr çizgisi.
14. Hepsi peygamberleri yalanladı da azabım hak oldu.
(Konu: İlahi adalet | Ana mesaj: Uyarıdan sonra ceza gelir)
Allah’ın azabı keyfî değil, hak edilmiş bir sonuçtur.
15. Bunlar da tek bir haykırışı bekliyorlar; onun bir geciktirmesi yoktur.
(Konu: Kıyamet | Ana mesaj: Hesap ani ve kesindir)
Kıyametin gelişi sürpriz gibi olacaktır.
16. “Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı ver bize” dediler.
(Konu: Alay | Ana mesaj: Azabı küçümsemek gaflettir)
Bu söz, inkârcıların alaycı meydan okumasıdır.
17. Onların söylediklerine sabret; güçlü kulumuz Dâvûd’u an. O, daima Allah’a yönelirdi.
(Konu: Sabır | Ana mesaj: Peygamberler örnektir)
Resûlullah’a sabır telkini yapılırken Hz. Dâvûd örnek gösterilir.
18. Biz dağları onunla birlikte akşam sabah tesbih etmeye boyun eğdirmiştik.
(Konu: Tesbih | Ana mesaj: Kâinat Allah’ı zikreder)
Hz. Dâvûd’a verilen manevi nimetler anlatılır.
19. Kuşları da toplu halde (ona boyun eğdirmiştik); hepsi ona yönelmişti.
(Konu: İlahi lütuf | Ana mesaj: Allah dilediğine destek verir)
Tabiat bile Allah’ın kuluna itaat edebilir.
20. Onun mülkünü güçlendirmiş, kendisine hikmet ve doğru hüküm verme yeteneği vermiştik.
(Konu: Yönetim | Ana mesaj: Adalet ilahi bir nimettir)
Hz. Dâvûd hem peygamber hem adil bir yöneticiydi.
21. Davacıların haberi sana geldi mi? Hani onlar duvara tırmanarak mâbede girmişlerdi.
(Konu: İmtihan | Ana mesaj: Peygamberler de sınanır)
Hz. Dâvûd’un imtihanı başlayacaktır.
22. Dâvûd’un yanına girdiklerinde o onlardan korkmuştu. “Korkma! Biz iki davacıyız; birbirimize haksızlık ettik” dediler.
(Konu: Adalet | Ana mesaj: Hüküm verirken tarafsızlık gerekir)
Hakemlikte sakinlik ve adalet esastır.
23. “Bu benim kardeşimdir; onun doksan dokuz koyunu var, benim ise bir koyunum. Buna rağmen ‘Onu da bana ver’ dedi.”
(Konu: Zulüm | Ana mesaj: Güç haksızlığa gerekçe olamaz)
Güçlü olanın zayıfa baskısı anlatılır.
24. Dâvûd dedi ki: “Andolsun o, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sana zulmetmiştir...”
(Konu: Hüküm | Ana mesaj: Adalet açıkça ortaya konur)
Hz. Dâvûd hızlı ama doğru bir hüküm verir.
25. Dâvûd bunun bir imtihan olduğunu anlayınca Rabbinden bağışlanma diledi, secdeye kapanıp tevbe etti.
(Konu: Tevbe | Ana mesaj: Hata fark edilince dönüş erdemdir)
Peygamberler hatada ısrar etmez, hemen Allah’a döner.
26. Ey Dâvûd! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. O hâlde insanlar arasında adaletle hükmet; hevâya uyma, yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlar için, hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır.
(Konu: Adalet | Ana mesaj: Yönetimde heva değil hak esas alınır)
Bu ayet, yöneticiler için Kur’an’daki en açık adalet uyarılarındandır.
27. Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Vay ateşte yanacak olan inkârcıların hâline!
(Konu: Yaratılış | Ana mesaj: Kâinat amaçsız değildir)
İnkâr, hayatı anlamsız görmeye götürür; bu ise büyük bir yanılgıdır.
28. Yoksa iman edip salih ameller işleyenleri, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Ya da takvâ sahiplerini yoldan çıkanlar gibi mi sayacağız?
(Konu: İlahi adalet | Ana mesaj: İyilikle kötülük bir değildir)
Ahirette mutlak adaletin gerçekleşeceği vurgulanır.
29. Bu, sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır ki ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar.
(Konu: Kur’an | Ana mesaj: Kur’an düşünülmek için indirilmiştir)
Kur’an sadece okunmak değil, tefekkür edilmek için gönderilmiştir.
30. Süleyman’ı da (an). O ne güzel kuldu! Daima Allah’a yönelirdi.
(Konu: Kulluk | Ana mesaj: Nimet, kulluğa engel değildir)
Hz. Süleyman, güç ve saltanat içinde bile Allah’a yönelmiştir.
31. Akşam vakti ona, ayakta duran ve koşan soylu atlar sunulmuştu.
(Konu: Dünya nimetleri | Ana mesaj: Nimet imtihandır)
Atlar, Hz. Süleyman’ın sahip olduğu büyük imkânları temsil eder.
32. “Ben bu malları, Rabbimi anmayı sevdiğim için sevdim” dedi. Nihayet (atlar) gözden kayboldular.
(Konu: Niyet | Ana mesaj: Mal Allah için sevilirse değer kazanır)
Dünya sevgisi, Allah sevgisine bağlıysa tehlike değildir.
33. “Onları bana geri getirin” dedi. Sonra onların bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
(Konu: İmtihan | Ana mesaj: Kul, nimeti kalbine yerleştirmez)
Hz. Süleyman’ın bu davranışı, dünyaya bağlanmamayı simgeler.
34. Andolsun, Süleyman’ı imtihan ettik; tahtının üzerine bir ceset bıraktık; sonra o, Allah’a yöneldi.
(Konu: İmtihan | Ana mesaj: Peygamberler de sınanır)
Her nimet sahibi, nimetle imtihan edilir.
35. “Rabbim! Beni bağışla; bana, benden sonra kimseye nasip olmayacak bir hükümranlık ver. Şüphesiz sen çok bağışlayansın” dedi.
(Konu: Dua | Ana mesaj: İstemek değil niyet önemlidir)
Bu dua, şahsi ihtiras değil ilahi hikmet içindir.
36. Biz de rüzgârı onun emrine verdik; rüzgâr onun buyruğuyla yumuşakça eserdi.
(Konu: İlahi lütuf | Ana mesaj: Allah dilediğine kudret verir)
Rüzgâr, Hz. Süleyman’a verilen olağanüstü nimetlerdendir.
37. Bütün yapı ustası ve dalgıç şeytanları da (ona boyun eğdirdik).
(Konu: Kudret | Ana mesaj: Görünmeyen varlıklar da Allah’ın emrindedir)
Şeytanların bile kontrol altına alınması ilahi bir mucizedir.
38. Diğerlerini de zincirlere vurulmuş olarak.
(Konu: Sınır | Ana mesaj: Güç kontrol altındadır)
Gücün başıboş olmadığı vurgulanır.
39. “İşte bu, bizim bağışımızdır; ister ver ister tut, hesapsızdır.”
(Konu: Nimet | Ana mesaj: Asıl hesap niyettedir)
Hz. Süleyman’a verilen yetki, bir emanet olarak sunulmuştur.
40. Şüphesiz onun katımızda büyük bir yakınlığı ve güzel bir dönüş yeri vardır.
(Konu: Ahiret | Ana mesaj: Asıl değer Allah katındadır)
Dünya gücü değil, Allah’a yakınlık övülür.
41. Kulumuz Eyyûb’u da an. Hani Rabbine: “Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu” diye seslenmişti.
(Konu: Sabır | Ana mesaj: Musibet duaya vesiledir)
Hz. Eyyûb’un örnek sabrı anlatılmaya başlanır.
42. (Allah buyurdu ki:) “Ayağını yere vur; işte yıkanılacak ve içilecek soğuk bir su.”
(Konu: Şifa | Ana mesaj: Şifa Allah’tandır)
Şifa bazen basit bir sebeple gelir; kudret Allah’ındır.
43. Biz ona katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir ibret olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir benzerini daha verdik.
(Konu: Mükâfat | Ana mesaj: Sabır kaybettirmez)
Hz. Eyyûb’un sabrı, fazlasıyla karşılık bulmuştur.
44. “Eline bir demet al, onunla vur; yeminini bozma.” Gerçekten biz onu sabırlı bulduk. O ne güzel kuldu! Daima Allah’a yönelirdi.
(Konu: Merhamet | Ana mesaj: Din kolaylıktır)
Allah, kuluna çıkış yolu göstererek rahmetini ortaya koyar.
45. Kullarımız İbrahim’i, İshak’ı ve Yakub’u da an. Onlar güçlü ve basiretli kimselerdi.
(Konu: Peygamberler | Ana mesaj: Güç imanla birleşince anlam kazanır)
Bu peygamberler hem iman hem dirayet sahibiydi.
46. Biz onları, ahiret yurdunu hatırlatan bir özellik ile seçkin kıldık.
(Konu: Ahiret bilinci | Ana mesaj: Asıl hedef ahirettir)
Onları farklı kılan, dünya değil ahiret merkezli yaşamalarıdır.
47. Şüphesiz onlar katımızda seçkin ve hayırlı kimselerdendir.
(Konu: Değer ölçüsü | Ana mesaj: Değer Allah katında belirlenir)
İnsanların değil, Allah’ın övgüsü esastır.
48. İsmail’i, Elyesa’yı ve Zülkifl’i de an. Hepsi hayırlı kimselerdendir.
(Konu: Salihler | Ana mesaj: Hayır silsilesi devam eder)
Kur’an, adı az geçen peygamberleri de onurlandırır.
49. Bu bir hatırlatmadır. Şüphesiz takvâ sahipleri için güzel bir dönüş yeri vardır.
(Konu: Ahiret | Ana mesaj: Takvanın sonu cennettir)
Asıl mükâfatın ahirette olduğu vurgulanır.
50. Kapıları kendilerine açılmış Adn cennetleri.
(Konu: Cennet | Ana mesaj: Ebedî huzur takva sahiplerinindir)
Cennet, zahmetsiz değil; sabır ve takva ile kazanılır.
51. Orada koltuklara yaslanmış olarak birçok meyve ve içecek isteyecekler.
(Konu: Cennet nimetleri | Ana mesaj: Cennet huzur ve bolluk yurdudur)
Cennet, yorgunluk ve sıkıntının olmadığı bir ikram yeridir.
52. Yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt eşler vardır.
(Konu: Eşler | Ana mesaj: Cennette tam uyum ve sadakat vardır)
Cennet nimetleri sadece maddi değil, manevi huzuru da kapsar.
53. İşte bu, hesap günü için size vaad edilenlerdir.
(Konu: Vaad | Ana mesaj: Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşir)
Dünya hayatında sabredenlere verilen müjde hatırlatılır.
54. Şüphesiz bu, bizim rızkımızdır; onun tükenmesi yoktur.
(Konu: Ebediyet | Ana mesaj: Cennet rızkı bitmez)
Dünya nimetleri geçici, ahiret nimetleri süreklidir.
55. İşte böyle. Azgınlar için de elbette kötü bir dönüş yeri vardır.
(Konu: Karşıtlık | Ana mesaj: İki yolun iki sonucu vardır)
Cennet anlatımından sonra cehennemle denge kurulur.
56. Cehennem! Oraya girerler; ne kötü yataktır o!
(Konu: Cehennem | Ana mesaj: Azgınlığın sonu azaptır)
İnkâr ve zulmün barınağı cehennemdir.
57. İşte bu! Kaynar su ve irin; onu tatsınlar.
(Konu: Azap | Ana mesaj: Günahın karşılığı ağırdır)
Cehennem azabı somut ifadelerle anlatılır.
58. Buna benzer daha başka türden azaplar da vardır.
(Konu: Uyarı | Ana mesaj: Azap çeşitlidir)
İnsan aklının tasavvur edemeyeceği azaplara işaret edilir.
59. (Onlara denir ki:) “İşte bu, sizinle birlikte cehenneme atılacak bir topluluktur.” (Öncekiler:) “Onlara hoş geldin yok! Onlar ateşe girecekler” derler.
(Konu: Suç ortaklığı | Ana mesaj: Günah arkadaşlığı kurtarmaz)
Cehennemde dostluk değil, suçlama vardır.
60. Onlar da derler ki: “Asıl size hoş geldin yok! Bunu başımıza siz getirdiniz; ne kötü bir yerdir burası!”
(Konu: Pişmanlık | Ana mesaj: Suçu başkasına atmak fayda vermez)
Ahirette herkes birbirini suçlar ama sonuç değişmez.
61. “Rabbimiz! Bunu bize kim getirdiyse onun azabını kat kat artır” derler.
(Konu: Sorumluluk | Ana mesaj: Saptıranlar daha ağır hesaba çekilir)
İnsanları saptırmanın vebali büyüktür.
62. “Bize ne oluyor ki dünyada iken kötü saydığımız adamları burada göremiyoruz?” derler.
(Konu: Yanılgı | Ana mesaj: Hakir görülenler kurtulmuş olabilir)
Dünyadaki ölçülerin ahirette geçersiz olduğu anlaşılır.
63. “Yoksa biz onları alaya almıştık da gözlerimizden mi kayboldular?”
(Konu: Alay | Ana mesaj: Müminlerle alay büyük hatadır)
Alay edilen müminler, kurtuluşa ermiş olabilir.
64. Şüphesiz cehennem halkının bu tartışması gerçektir.
(Konu: Hakikat | Ana mesaj: Ahiret sahneleri gerçektir)
Bu anlatımlar bir temsil değil, hakikattir.
65. De ki: “Ben ancak bir uyarıcıyım. Mutlak galip olan tek Allah’tan başka ilah yoktur.”
(Konu: Tevhid | Ana mesaj: Tek ilah Allah’tır)
Peygamberin görevi açıkça tanımlanır.
66. O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir; mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
(Konu: İlahi sıfatlar | Ana mesaj: Güç ve bağışlama Allah’ta birleşir)
Allah’ın kudreti ve rahmeti birlikte anılır.
67. De ki: “Bu, büyük bir haberdir.”
(Konu: Kur’an | Ana mesaj: Kur’an en büyük hakikattir)
İnsanlığın kaderini ilgilendiren mesaj vurgulanır.
68. “Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.”
(Konu: Gaflet | Ana mesaj: Hakikatten yüz çevirmek kayıptır)
İnkârın bilinçli bir tercih olduğu ifade edilir.
69. “Yüce topluluk (melekler) tartışırken benim onlardan hiçbir bilgim yoktu.”
(Konu: Vahiy | Ana mesaj: Gayb bilgisi vahiyledir)
Peygamberin bilgisi vahye dayalıdır.
70. “Bana ancak apaçık bir uyarıcı olduğum vahyediliyor.”
(Konu: Peygamberlik | Ana mesaj: Görev uyarıdır)
Peygamberin rolü netleştirilir.
71. Hani Rabbin meleklere: “Ben çamurdan bir insan yaratacağım” demişti.
(Konu: Yaratılış | Ana mesaj: İnsan ilahi iradeyle yaratıldı)
İnsanın yaratılış süreci hatırlatılır.
72. “Ona ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen secdeye kapanın.”
(Konu: İnsan değeri | Ana mesaj: İnsana ilahi değer verilmiştir)
İnsanın şerefi ruh üflenmesiyle açıklanır.
73. Meleklerin hepsi topluca secde ettiler.
(Konu: İtaat | Ana mesaj: Melekler Allah’a tam itaat eder)
İlahi emre eksiksiz uyulmuştur.
74. Ancak İblis hariç; o büyüklük tasladı ve inkârcılardan oldu.
(Konu: Kibir | Ana mesaj: Kibir insanı küfre götürür)
İblis’i düşüren tek şey kibirdir.
75. Allah buyurdu ki: “Ey İblis! Ellerimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Büyüklük mü tasladın, yoksa yücelerden mi oldun?”
(Konu: İsyan | Ana mesaj: Kibre gerekçe yoktur)
İblis’in isyanı sorgulanarak açığa çıkarılır.
76. (İblis) dedi ki: “Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.”
(Konu: Kibir | Ana mesaj: Üstünlük iddiası isyan doğurur)
İblis, yaratılış maddesini üstünlük ölçüsü yaparak kibirlenmiştir.
77. (Allah) buyurdu ki: “Öyleyse oradan çık! Artık sen kovulmuş birisin.”
(Konu: İlahi hüküm | Ana mesaj: Kibir Allah katında düşüş sebebidir)
İsyanın sonucu, ilahi huzurdan kovulmadır.
78. “Şüphesiz benim lânetim ceza gününe kadar senin üzerinedir.”
(Konu: Lânet | Ana mesaj: İsyanın kalıcı sonucu vardır)
İblis’in durumu geçici değil, süreklidir.
79. (İblis) dedi ki: “Rabbim! Öyleyse onların diriltilecekleri güne kadar bana süre ver.”
(Konu: İmtihan | Ana mesaj: Şeytan mühletle sınav aracıdır)
İblis, azdırma görevini açıkça üstlenir.
80. (Allah) buyurdu ki: “Şüphesiz sen mühlet verilenlerdensin.”
(Konu: İlahi takdir | Ana mesaj: Her mühlet imtihan içindir)
Şeytanın varlığı, insanın iradesini ortaya çıkarır.
81. “Bilinen vaktin gününe kadar.”
(Konu: Sınır | Ana mesaj: Şeytanın süresi sınırlıdır)
Şeytan ebedî değil, belirli bir vakte kadar etkilidir.
82. (İblis) dedi ki: “İzzetine andolsun ki, onların hepsini mutlaka azdıracağım.”
(Konu: Açık düşmanlık | Ana mesaj: Şeytanın hedefi nettir)
Şeytan gizlenmez; niyetini açıkça beyan eder.
83. “Ancak içlerinden ihlâslı kulların müstesna.”
(Konu: İhlâs | Ana mesaj: Samimiyet şeytana kalkan olur)
Şeytanın ulaşamadığı tek kesim, ihlâslı kullardır.
84. (Allah) buyurdu ki: “İşte bu haktır; ben de hakkı söylerim.”
(Konu: Hak | Ana mesaj: İlahi söz değişmez gerçektir)
Allah’ın hükmü mutlak ve kesindir.
85. “Andolsun ki cehennemi, senden ve sana uyanların hepsinden dolduracağım.”
(Konu: Sonuç | Ana mesaj: Şeytana uymanın bedeli ağırdır)
Sorumluluk bireyseldir; uyan da sorumludur.
86. De ki: “Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum; ben zorlama yapanlardan da değilim.”
(Konu: Tebliğ | Ana mesaj: Din çıkar aracı değildir)
Peygamberin tebliği samimi ve karşılıksızdır.
87. “O, âlemler için ancak bir öğüttür.”
(Konu: Evrensellik | Ana mesaj: Kur’an tüm insanlığa hitap eder)
Kur’an belirli bir topluma değil, tüm âlemlere yöneliktir.
88. “Onun haberini bir zaman sonra mutlaka öğreneceksiniz.”
(Konu: Hakikatin ortaya çıkışı | Ana mesaj: Gerçek er ya da geç anlaşılır)
Kur’an’ın hak olduğu zamanla inkâr edenlere de açıkça görünecektir.
Sırada ki Sure : Zümer suresi meali okumak için buraya tıklayabilirsiniz.
Diğer sure mealleri , dua ve zikirler için ana sayfamızı ziyaret ediniz .