Seyyid Ali Vefâ’nın Seher Vakti Vazifesi – Girizgâh
İslâm irfan geleneğinde seher vakti, rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı, duaların kabulüne en yakın zaman dilimi olarak kabul edilmiştir. Gecenin son üçte biri; kalbin sakinleştiği, nefsin sustuğu ve kulun Rabbine en samimi hâliyle yöneldiği müstesna bir vakittir. Bu sebeple birçok âlim ve Allah dostu, bu vakti zikir ve dua ile ihya etmeyi bir vazife hâline getirmiştir.
Seyyid Ali Vefâ (r.a.), Osmanlı tasavvuf geleneğinin önemli simalarından biri olarak, özellikle ihlâs, teslimiyet ve ilahî huzur bilinci üzerine kurulu bir irfan anlayışını temsil eder. Kendisine nispet edilen bu vazife, kulun Allah karşısındaki aczini, fakrını ve muhtaçlığını açık bir dille itiraf ettiği; buna mukabil Allah’ın rahmetini, mağfiretini ve kudretini yücelttiği derin mânâlar taşır.
Bu metin, sadece dil ile okunan bir dua değil; kalbi terbiye eden, kulun benliğini arındıran ve geceyi ibadetin nuruyla aydınlatan bir yakarıştır. Seher vaktinde okunduğunda, kul ile Rabbi arasında kurulan bağın daha berrak, daha sahici hâle gelmesine vesile olur.
Bu sebeple Seyyid Ali Vefâ’ya ait bu vazife, asırlardır gece ibadetine önem verenler, seherin bereketinden istifade etmek isteyenler ve dua ile kalbini diriltmeyi amaçlayanlar tarafından okunagelmiştir.
Seyyid Ali Vefâ’nın Seher Vakti Vazifesi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
يَا مَوْلَايَ يَا وَاحِدُ، يَا مَوْلَايَ يَا دَائِمُ، يَا عَلِيُّ يَا حَكِيمُ
Ey Mevlâm! Ey Bir olan! Ey Mevlâm! Ey Dâimî olan! Ey Yüce ve Hikmet sahibi olan!
اللَّهُمَّ قَلْبُ عَبْدِكَ فَقِيرُكَ مُقَلَّبٌ بَيْنَ يَدَيْكَ، وَرُوحُ عَبْدِكَ مَشْرُوحَةٌ بِقُرْبِهَا لَدَيْكَ،
Allah’ım! Fakir kulunun kalbi Senin ellerin arasında döndürülmektedir. Kulunun ruhu, Senin katındaki yakınlıkla ferah bulmaktadır.
فَأَقِمْنِي عَلَى عَبْدِكَ بِشُهُودِكَ، وَزَيِّنِّي فِي مَرَاتِبِ إِيجَادِكَ بِجُودِكَ،
Beni huzurunda şahitliğinle sabit kıl. Varlık mertebelerinde beni cömertliğinle süsle.
وَمَنَحْنِي نَفْحَةَ الْكَمَالِ، وَأَشْهِدْنِي جَمَالَكَ الْأَكْبَرَ فِي كُلِّ حَالٍ،
Bana kemalden bir nefha ihsan eyle. Her hâlde en büyük cemâlini bana müşâhede ettir.
وَانْظُرْنِي فَإِنِّي عَبْدُكَ الْفَقِيرُ، وَأَنْتَ السَّيِّدُ الْكَبِيرُ، طَمَأْنِينَةً طَمَأْنِينَةً،
Bana nazar eyle; çünkü ben Senin fakir kulunum, Sen ise büyük ve mutlak Efendisin. Kalbime huzur üstüne huzur indir.
فَاسْقِنِي مِنْ شَرَابِ الْمَحَبَّةِ، وَأَرْقِنِي فِي مَرَاتِبِ الْقُرْبِ،
Bana muhabbet şarabından içir. Yakınlık derecelerinde beni yükselt.
وَأَنْتَ هُوَ السَّيِّدُ الْأَجَلُّ الْمُتَعَالِي، يَا فَعَّالًا لِمَا يُرِيدُ،
Sen en yüce ve en ulu Efendisin. Dilediğini yapan yalnız Sensin.
افْعَلْ بِي مَا أَنْتَ أَهْلُهُ، وَأَهْلِنِي بِمَزِيدِ عَطَايَاكَ،
Benimle Sana yakışanı yap. Beni nimetlerinin artışına ehil kıl.
وَاجْعَلْنِي مِنْ خَوَاصِّكَ وَأَحِبَّائِكَ، وَاجْعَلْنِي عِنْدَكَ فِي مَحَلِّ الصِّدْقِ،
Beni Sana özel kullarından ve dostlarından eyle. Katında doğruluk makamına yerleştir.
Seyyid Ali Vefâ’nın Seher Vakti Vazifesi (Devamı)
وَأَطْلِقْ مَحْبُوسَ حَوَاسِّي كَي أَرْجِمَ فِي ذٰلِكَ الْمَقَامِ بِمَا يَلِيقُ مِنْ مَنْحِ الْإِلْهَامِ، يَا عَلِيُّ يَا عَظِيمُ، يَا حَلِيمُ يَا عَلِيمُ، يَا عَزِيزُ يَا مُرِيدُ، يَا جَلِيلُ يَا قَدِيرُ، سُبْحَانَكَ يَا إِلٰهَ كُلِّ شَيْءٍ وَمَوْلَاهُ
Duyularımı bağlayan bağları çöz ki, bu makamda lâyık olduğu şekilde ilhamla konuşabileyim. Ey Yüce! Ey Azamet sahibi! Ey Halîm, Ey Alîm! Ey Aziz, Ey Murîd! Ey Celîl, Ey Kadîr! Sen her şeyin ilâhı ve Mevlâsısın, noksan sıfatlardan münezzehsin.
يَا مَوْلَايَ يَا وَاحِدُ، يَا مَوْلَايَ يَا دَائِمُ، يَا عَلِيُّ يَا حَكِيمُ
Ey Mevlâm! Ey Bir olan! Ey Mevlâm! Ey Dâimî olan! Ey Yüce ve Hikmet sahibi olan!
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِإِحَاطَتِكَ الْكُبْرَى، وَعِزَّتِكَ الْعُلْيَا، وَقُدْرَتِكَ الْحُسْنَى، وَصَمَدِيَّتِكَ الْفَرْدَانِيَّةِ، وَعَظَمَتِكَ الَّتِي تَدَبَّرُ بِهَا كُلَّ مَوْجُودٍ،
Allah’ım! Seni, her şeyi kuşatan yüce ihâtanla, en üstün izzetinle, güzel kudretinle, tek ve benzersiz samediyetinle, her varlığı idare eden azametinle istiyorum.
وَمَشْهُودٍ وَبَاطِنٍ وَمَعْلُومٍ وَمَجْهُولٍ، وَتَصَرُّفِكَ وَحُكْمِكَ الْقَاهِرِ، أَنْ تُبَلِّغَنِي مَشْهَدَ الْجَمَالِ فِي مَقَامِ الْكَمَالِ،
Görüneni ve gizliyi, bilinen ve bilinmeyeni kapsayan tasarrufunla, kahredici hükmünle, beni kemal makamında cemâlinin müşâhedesine ulaştır.
وَتَحْسِينِ الْإِقْبَالِ لَكَ مُتَوَالِيًا، وَاجْعَلْنِي شَاهِدًا مَشْهُودًا، يَا مَوْجُودُ يَا مَعْبُودُ يَا شَاهِدُ يَا مَشْهُودُ
Sana yönelişimi ardı ardına güzelleştir. Beni hem şahit kıl hem de şahit olunanlardan eyle. Ey Var olan! Ey Kendisine ibadet edilen! Ey Şahit! Ey Şahit olunan!
يَا مَوْلَايَ يَا وَاحِدُ، يَا مَوْلَايَ يَا دَائِمُ، يَا عَلِيُّ يَا حَكِيمُ
Ey Mevlâm! Ey Bir olan! Ey Mevlâm! Ey Dâimî olan! Ey Yüce ve Hikmet sahibi olan!
وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ وَعَلَى آلِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ، وَسَلَّمَ، آمِينَ
Allah, Efendimiz Muhammed’e, onun tertemiz ve pak Ehl-i Beyt’ine, bütün temiz ve salih ashabına salât ve selâm eylesin. Âmin.
Ayrıca ruhu rahatlatan dualar ve zikirler ve münacat duası hakkında detaylı bilgiler sayfamızda yer almaktadır.
Daha fazlası ve tüm dualar ve zikirler için ana sayfamızı ziyaret ediniz .