Şeytanı Kahreden Dua Var mı? Vesveseden Korunmak İçin Okunacak Dualar, Ayetler ve Manevi Tavsiyeler

İnternette en çok aranan dini konulardan biri de "Şeytanı kahreden dua" ifadesidir. Özellikle vesvese yaşayan, ibadetlerinde huzur bulmak isteyen veya manevi sıkıntılarla mücadele eden birçok Müslüman, kendisini şeytanın vesveselerinden koruyacak duaları araştırmaktadır.

Ancak bu konuda önemli bir gerçeği en başta ifade etmek gerekir. Kur'an-ı Kerim'de veya sahih hadislerde "Şu dua şeytanı kesin olarak kahreder." şeklinde özel bir dua bulunmamaktadır. Bunun yerine Allah Teâlâ bizlere şeytanın vesvesesinden korunmanın yollarını öğretmiş, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de okunmasını tavsiye ettiği dua ve sureleri ümmetine bildirmiştir.

Aslında şeytanı en çok üzen ve etkisiz hâle getiren şey; bir Müslümanın Allah'a yönelmesi, ibadetlerini yerine getirmesi, tövbe etmesi ve iman üzere yaşamaya devam etmesidir. Çünkü şeytanın amacı insanı Allah'tan uzaklaştırmaktır. Mümin ise Rabbine yaklaştıkça şeytanın hedefini boşa çıkarır.

Şeytanın En Büyük Silahı Vesvesedir

Kur'an-ı Kerim'de şeytanın insan üzerindeki en önemli etkisinin vesvese vermek olduğu bildirilmektedir. Vesvese; insanın kalbine gelen, huzurunu bozan, ibadetlerini değersiz göstermeye çalışan ve sürekli şüphe oluşturan düşüncelerdir.

Şeytan bazen kişiye "Namazın kabul olmadı.", "Abdestin bozuldu.", "Allah seni affetmez.", "Duan kabul olmayacak." gibi düşünceler fısıldayabilir. Bunların amacı, insanı ibadetten soğutmak ve ümitsizliğe sürüklemektir.

Oysa Allah Teâlâ Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:

"Şüphesiz şeytan sizin düşmanınızdır. Siz de onu düşman edinin."
(Fâtır Suresi, 6. Ayet)

Bu ayet, şeytanın gerçek niyetini açıkça ortaya koymaktadır. Mümin onun vesveselerini hakikat zannetmez; aksine Allah'a sığınır.

Şeytanın Vesvesesinden Allah'a Sığınmak

Kur'an-ı Kerim'de şeytanın vesvesesinden korunmanın yolu açıkça öğretilmiştir:

"Eğer şeytandan sana bir vesvese gelecek olursa hemen Allah'a sığın. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir."
(A'râf Suresi, 200. Ayet)

Dikkat edilirse Allah Teâlâ bizlere şeytanla uzun tartışmalara girmeyi değil, doğrudan Kendisine sığınmayı emretmektedir.

Bu nedenle vesvese geldiğinde yapılacak ilk işlerden biri:

"Eûzü billâhi mine'ş-şeytânirracîm."

demektir.

Bu kısa istiâze, şeytanın şerrinden Allah'a sığınmanın en güzel ifadelerinden biridir.

Şeytanı Uzaklaştıran En Büyük Sureler

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bazı surelerin şeytanın vesvesesine karşı okunmasını tavsiye etmiştir.

Âyetü'l-Kürsî

Resûlullah (s.a.v.), gece yatmadan önce Âyetü'l-Kürsî okuyan kimseyi Allah'ın koruyacağını ve sabaha kadar şeytanın ona yaklaşamayacağını haber vermiştir.

Bu sebeple birçok Müslüman sabah ve akşam Âyetü'l-Kürsî okumayı alışkanlık hâline getirmiştir.

Felak ve Nâs Sureleri

Felak ve Nâs sureleri, Kur'an-ı Kerim'de Allah'a sığınmayı öğreten en önemli surelerdendir. Özellikle Nâs Suresi doğrudan vesvese veren şeytanın şerrinden Allah'a sığınmayı öğretmektedir.

"...O sinsi vesvesecinin şerrinden..."
(Nâs Suresi)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), sabah ve akşam bu surelerin okunmasını tavsiye etmiştir.

Şeytanı Kahreden Dua Var mı?

Halk arasında "şeytanı kahreden dua" adıyla birçok metin dolaşmaktadır. Bunların bir kısmı güzel niyazlar içerse de hepsinin hadis olduğu söylenemez.

Sahih kaynaklarda bize öğretilen en önemli dua, Allah'a sığınmak ve O'ndan yardım istemektir.

Şöyle dua edilebilir:

Allah'ım! Beni şeytanın vesvesesinden, nefsimin kötülüğünden ve beni Senden uzaklaştıracak her türlü düşünceden muhafaza eyle. Kalbime huzur, iman ve yakîn ihsan eyle. Bana doğruyu doğru, yanlışı yanlış göster. Beni Sana yakın kullarından eyle. Âmin.

Vesvese İmanın Zayıf Olduğunu Gösterir mi?

Hayır.

Bu konu birçok Müslümanı gereksiz yere üzmektedir. Özellikle ibadetlerine önem veren kişiler bazen vesvese yaşadıklarında imanlarının zayıfladığını düşünebilirler.

Oysa sahabeler de zaman zaman akıllarına istemedikleri düşüncelerin geldiğini söylemişlerdir. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.), onların bu düşüncelerden rahatsız olmalarını imanın bir göstergesi olarak değerlendirmiştir.

Çünkü şeytan, Allah'a yönelen mümini ibadetinden uzaklaştırmak ister. Kişinin bu vesveselerden rahatsız olması ise onları benimsemediğini gösterir.

Bu nedenle vesvese yaşayan bir Müslüman ümitsizliğe kapılmamalıdır. Aksine bununla mücadele ederken Allah'a daha çok yönelmeli ve ibadetlerine devam etmelidir.

Vesveseyle Nasıl Mücadele Edilir?

Vesvese ile mücadelede en önemli kural, vesveseyi büyütmemektir. İslam âlimleri, vesveseye gereğinden fazla önem vermenin onu daha da güçlendirebileceğini ifade etmişlerdir. Çünkü şeytanın amacı insanı sürekli şüphe içinde bırakmak, ibadetlerden usandırmak ve huzurunu bozmaktır.

Örneğin abdest alırken defalarca aynı uzvu yıkamak, namazda sürekli rekât sayısından şüphe etmek veya "Acaba imanımı kaybettim mi?" gibi düşünceleri sürekli zihinde tekrar etmek, vesvesenin güçlenmesine sebep olabilir.

Bu gibi durumlarda kişi, dinin kolaylık dini olduğunu hatırlamalı ve kesin bilgi olmadan şüphelerine göre hareket etmemelidir.

Şeytanın En Çok Korktuğu Ameller Nelerdir?

Kur'an-ı Kerim ve sünnet bize göstermektedir ki şeytanı en çok rahatsız eden şey, Allah'a samimiyetle kulluk eden bir mümindir. Çünkü şeytanın bütün gayesi insanı Rabbinden uzaklaştırmaktır.

Şu ameller, şeytanın vesveselerini zayıflatmaya vesile olur:

Şeytan, Allah'ı zikreden kalpten hoşlanmaz. Çünkü Allah'ı anan bir kalpte vesvesenin etkisi zamanla azalır.

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Tavsiyesi

Bir gün bazı sahâbîler, akıllarına söylemekten çekindikleri kötü düşünceler geldiğini anlattılar. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) onların bu düşüncelerden rahatsız olmalarını imanın bir işareti olarak değerlendirdi.

Bu hadis, vesvese yaşayan birçok Müslüman için büyük bir müjdedir. Çünkü vesveseden rahatsız olmak, o düşünceleri benimsemek anlamına gelmez.

Şeytanın istediği şey, insanın bu düşünceler sebebiyle ibadetleri bırakması veya Allah'ın rahmetinden ümidini kesmesidir.

Allah'ın Rahmetinden Ümit Kesmemek Gerekir

Vesvese yaşayan bazı kimseler zamanla "Allah beni affetmez.", "Artık ibadetlerim kabul olmaz." gibi düşüncelere kapılabilmektedir.

Oysa Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

"De ki: Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."
(Zümer Suresi, 53. Ayet)

Bu ayet, ümitsizliğin mümine yakışmadığını açıkça göstermektedir. Allah'ın rahmeti, insanın hayal edebileceğinden çok daha geniştir.

Şeytanı Kahretmek Bizim Görevimiz Değildir

İnsan bazen "Şeytanı tamamen yenmeliyim.", "Onu kahretmeliyim." gibi düşüncelere kapılabilir. Oysa Kur'an-ı Kerim'in öğrettiği kulluk anlayışı bundan farklıdır.

Bizim görevimiz şeytanla sürekli meşgul olmak değildir. Asıl görevimiz, Allah'a kulluk etmek, ibadetlerimizi yerine getirmek, haramlardan sakınmak ve güzel ahlak sahibi olmaya çalışmaktır.

Şeytan ise zaten insanın Allah'a yönelmesinden rahatsız olur. Bir Müslümanın namaz kılması, Kur'an okuması, anne ve babasına iyilik etmesi, sadaka vermesi, tövbe etmesi ve Allah'ı zikretmesi şeytanın bütün planlarını boşa çıkaran amellerdir.

Başka bir ifadeyle, şeytanı kahreden özel bir söz aramaktan daha önemli olan şey; Allah'ın razı olduğu bir hayat yaşamaya çalışmaktır.

İmanla Yaşamak Şeytanın Planını Bozar

Şeytanın en büyük arzusu, insanın Allah'tan uzaklaşmasıdır. Bir Müslüman ise her namaz kıldığında, her dua ettiğinde, her istiğfar ettiğinde ve her iyilik yaptığında şeytanın bu arzusunu boşa çıkarmış olur.

Bu nedenle ibadetlerinizi aksatmamanız, günahlardan uzak durmaya çalışmanız ve Allah'a yönelmeye devam etmeniz zaten şeytanın en istemediği şeydir.

Şeytanın başarısızlığı, sizin Allah'a yaklaşmanızdır.

Vesvese Yaşayan Kardeşlerimize Birkaç Tavsiye

Kur'an-ı Kerim ve sünnet bize göstermektedir ki şeytana karşı en büyük silah, Allah'a samimiyetle yönelmektir. Şeytanı kahreden özel ve garantili bir dua bulunduğuna dair sahih bir bilgi yoktur. Ancak Allah'a sığınmak, Kur'an okumak, zikir yapmak, namazı muhafaza etmek ve ihlasla yaşamak şeytanın vesveselerini etkisiz hâle getiren en güçlü manevi kalkandır.

Unutmayalım ki bizim görevimiz şeytanla uğraşmak değil; Rabbimize kulluk etmektir. Allah'ın emirlerini yerine getirmeye, yasaklarından kaçınmaya ve güzel ahlakla yaşamaya gayret ettiğimiz sürece zaten şeytanın en büyük planını bozmuş oluruz.

Rabbimiz kalplerimizi imanla sabit kılsın. Bizleri şeytanın vesvesesinden, nefsimizin kötülüğünden ve her türlü şerden muhafaza eylesin. Kalplerimize huzur, gönüllerimize teslimiyet ve dilimize daima zikrini nasip eylesin. Âmin.

Önemli Not:

Vesvese, zaman zaman birçok müminin yaşayabileceği bir durumdur ve tek başına kişinin imanını kaybettiği anlamına gelmez. Ancak bu düşünceler günlük hayatınızı, ibadetlerinizi veya ruh hâlinizi uzun süre ciddi şekilde etkiliyorsa, hem güvenilir dinî kaynaklardan destek almanız hem de gerektiğinde bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız faydalı olabilir. İslam dini, maddi ve manevi tedbirlerin birlikte alınmasını teşvik eder.

İlgili Yazılar

Çeşitli Kategoride, dua, zikir, tesbihat, Esmâü'l-Hüsnâ, Kur'an-ı Kerim mealleri ve daha birçok İslami içeriğe DuaSitesi.com.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.

Daha Fazla Dua ve Kur'an Tefekkürü İçin Ana Sayfa