İbadet Neden İki Yönlüdür?

İbadet; yalnızca namaz, oruç, zikir gibi görünen fiiller değildir. İnsan bazen “yapar”, bazen de “taşır”. İşte bu yüzden İslam’da ibadet iki yönlü ele alınır: müsbet ibadet ve menfî ibadet.

1) Müsbet İbadet (Aktif / Yapılan İbadet)

Müsbet ibadet; kulun fiilen yaptığı, zahirde görünen ibadetlerdir. İnsan burada “yapan” konumundadır.

  • Namaz kılmak
  • Oruç tutmak
  • Kur’an okumak
  • Zikir yapmak
  • Sadaka vermek
  • İyilik etmek

Bu ibadetler, kulun iradesiyle yapılan ve sevabı açık şekilde bilinen amellerdir. Müminin eli, dili ve bedeni burada ibadete konuşur.

2) Menfî İbadet (Sabır / Teslimiyet / Şikâyetsiz Hâl)

Menfî ibadet; hastalık, musibet, sıkıntı gibi durumlar karşısında sabır, teslimiyet ve isyan etmeme hâlidir. Burada kul “yapan” değil, katlanan konumundadır.

  • Hastalığa sabretmek
  • Musibet karşısında isyan etmemek
  • Acziyetini hissedip Allah’a yönelmek
  • “Neden ben?” yerine “Rabbim bilir” diyebilmek
Risale-i Nur (Hastalar Risalesi) meâlen:
“Hastalıklar, musibetler vasıtasıyla insan aczini, za’fını hisseder; Hâlık-ı Rahîm’ine iltica eder. Bu da hâlis, riyasız bir ibadettir.”

Yani: Namaz kılmak → Müsbet ibadet
Hastalıkta sabretmek → Menfî ibadet

Biri bedeni konuşturur, diğeri kalbi… Ve bazen insanın hiç gücü kalmadığında yaptığı tek şey olan sabır, Allah katında çok büyük bir ibadet olur.

Müminin Her Hâli Neden Hayırdır?

Hadis-i Şerif (Müslim):
“Mü’minin hâli ne hoştur! Onun her işi kendisi için hayırlıdır. Bu hâl yalnız mü’mine mahsustur. Başına güzel bir şey gelirse şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir sıkıntı gelirse sabreder; bu da onun için hayır olur.”
“Hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlı olabilir; sevdiğiniz bir şey de sizin için şer olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”
Bakara, 216

Bu bakış açısıyla mümin bilir ki; hayatta yaşanan hiçbir an boşa gitmez: Sevinç şükre dönüşür, acı sabra dönüşür… ve ikisi de sevap olur.

“Elhamdülillâh alâ külli hâl.”

Anlamı: “Her durumda Allah’a hamd olsun.”

“Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.”
“Onlar ki kendilerine bir musibet isabet ettiğinde: ‘Biz Allah’a aidiz ve sonunda O’na döneceğiz.’ derler.”
Bakara, 156

Kısacası: Bir inanan mümin için her hâl sevaptır. Gücü varken yaptığı amel müsbet ibadet olur; gücü kalmadığında taşıdığı sabır menfî ibadet olur.

Ayrıca ibadet ederken geçmiş günahları hatırlamak ve sıkıntı halinde okunabilecek dualar hakkında detaylı bilgiler sayfamızda yer almaktadır.



Daha fazlası ve tüm dualar ve zikirler için ana sayfamızı ziyaret ediniz .