İslam Nedir?
İslam; Allah Teâlâ'nın Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) aracılığıyla insanlığa gönderdiği son ve hak dindir. Kelime olarak "teslim olmak", "barış", "esenlik" ve "güven" anlamlarına gelir. Müslüman ise yalnızca Allah'a teslim olan, O'nun emirlerine gönülden boyun eğen kişidir.
İslam dini yalnızca belirli ibadetlerden ibaret değildir. O; insanın Rabbine, kendisine, ailesine, topluma ve bütün kâinata karşı sorumluluklarını düzenleyen eksiksiz bir hayat nizamıdır. İnsan aklına hitap ettiği kadar kalbine de hitap eder. Korku ile ümit arasında denge kurar, adaleti emreder, merhameti öğretir ve insanı dünya ile ahiret mutluluğuna ulaştırmayı hedefler.
"Şüphesiz Allah katında din İslam'dır."
(Âl-i İmrân Suresi, 19. Ayet)
İslam'ın Temeli Tevhid İnancıdır
İslam'ın en temel esası tevhid yani Allah'ın bir olduğuna iman etmektir. Tevhid; Allah'ın yaratmada, yaşatmada, yönetmede ve hüküm koymada hiçbir ortağı bulunmadığını kabul etmektir.
Güneş her gün doğuyor... Mevsimler kusursuz şekilde değişiyor... Kalbimiz hiç durmadan atıyor... Yağmur tam gerektiği zamanda yağıyor... Dünya uzay boşluğunda hiçbir direk olmadan dönmeye devam ediyor...
Bütün bunlar bize kâinatın başıboş olmadığını gösterir. Evrendeki olağanüstü düzen; sonsuz ilim, kudret ve hikmet sahibi tek bir yaratıcının varlığını göstermektedir.
"Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka ilâhlar olsaydı ikisinin de düzeni bozulurdu."
(Enbiyâ Suresi, 22. Ayet)
Bir şehirde iki belediye başkanı aynı anda yönetimi ele almaya çalışsa düzen bozulur. Bir geminin iki kaptanı olsa gemi rotasını kaybeder. Koca evrenin milyarlarca yıldır kusursuz şekilde işlemesi ise tek bir kudret tarafından yönetildiğinin en büyük delillerinden biridir.
Kâinattaki Deliller
Kur'an-ı Kerim insanı sürekli düşünmeye davet eder. Çünkü iman yalnızca taklitten ibaret değildir. İslam aklı kullanmayı teşvik eder.
"Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardı ardına gelişinde akıl sahipleri için elbette ibretler vardır."
(Âl-i İmrân Suresi, 190. Ayet)
Bir tohumun koca ağaca dönüşmesi... Anne karnındaki bir bebeğin kusursuz şekilde yaratılması... Kar tanelerinin birbirinden farklı olması... İnsan gözünün milyonlarca rengi ayırt edebilmesi... Arıların bal üretmesi... Kuşların binlerce kilometre yolunu şaşırmadan bulabilmesi...
Bütün bunlar tesadüfle açıklanabilecek olaylar değildir. Her biri Allah'ın sonsuz ilminin ve kudretinin açık delilleridir.
İslam Kolaylık Dinidir
İslam insanı zorlamak için değil, kolaylaştırmak için gönderilmiştir. Allah Teâlâ kullarına güçlerinin üzerinde sorumluluk yüklemez.
"Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez."
(Bakara Suresi, 185. Ayet)
Hasta olanın orucu ertelenebilir. Yolcu namazını kısaltabilir. Su bulunmazsa teyemmüm yapılabilir. Ayakta namaz kılamayan oturarak, oturamayan ise yatarak namazını kılar.
Bütün bunlar İslam'ın insan fıtratına uygun, merhamet üzerine kurulu bir din olduğunu göstermektedir.
İslam'ın Şartları
İslam beş temel esas üzerine kurulmuştur.
- Kelime-i Şehadet getirmek.
- Namaz kılmak.
- Ramazan orucunu tutmak.
- Zekât vermek.
- Gücü yetenlerin hac ibadetini yerine getirmesi.
Bu ibadetlerin her biri insanı hem Rabbine yaklaştırır hem de nefsi terbiye eder.
İmanın Şartları
Bir Müslümanın inanması gereken altı temel esas vardır.
- Allah'a iman.
- Meleklere iman.
- Kitaplara iman.
- Peygamberlere iman.
- Ahiret gününe iman.
- Kadere, hayır ve şerrin Allah'ın bilgisi ve takdiri dahilinde olduğuna iman.
İman; sadece dil ile söylemek değil, kalp ile tasdik edip hayatımıza yansıtmaktır.
İslam Güzel Ahlâk Dinidir
İslam yalnızca ibadetleri öğretmez; güzel ahlâkı da emreder.
- Doğru sözlü olmayı,
- Adaletli davranmayı,
- Anne ve babaya iyilik etmeyi,
- Komşuya güzel davranmayı,
- Yoksulu gözetmeyi,
- Yetimi korumayı,
- Affedici olmayı,
- Merhametli olmayı öğretir.
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
"Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim."
İslam'da Adalet ve Merhamet
Allah Teâlâ kullarına asla zulmetmez. İnsan bazen yaşadığı olayların hikmetini hemen anlayamayabilir. Ancak Müslüman bilir ki Allah'ın takdir ettiği her şeyde bir hayır vardır.
"Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez. Fakat insanlar kendilerine zulmederler."
(Yûnus Suresi, 44. Ayet)
İslam kin yerine affetmeyi, nefret yerine sevgiyi, intikam yerine adaleti öğütler.
İslam Bilim ve Düşünmeyi Teşvik Eder
Kur'an-ı Kerim'in ilk emri "Oku!" olmuştur. Bu, İslam'ın ilme verdiği değerin en büyük göstergelerinden biridir.
"Oku! Yaratan Rabbinin adıyla oku."
(Alak Suresi, 1. Ayet)
İslam tarihi boyunca astronomi, matematik, tıp, fizik ve daha birçok alanda büyük âlimler yetişmiştir. Çünkü İslam; kâinatı okumayı, yaratılışı tefekkür etmeyi ve ilim öğrenmeyi ibadet olarak görmektedir.
İslam İnsana Huzur Verir
İnsan ne kadar dünya malına sahip olursa olsun kalbi ancak Allah'ı zikretmekle huzur bulur. Gerçek mutluluk, Rabbini tanımakta ve O'na güvenmektedir.
"Kalpler ancak Allah'ı zikretmekle huzur bulur."
(Ra'd Suresi, 28. Ayet)
İbadetler insanı Rabbine yaklaştırırken aynı zamanda sabrı, şükrü ve tevekkülü de öğretir. Müslüman bilir ki her zorluğun ardından mutlaka bir kolaylık vardır.
İslam; insanı karanlıklardan aydınlığa çıkaran, aklı ve kalbi birlikte eğiten, adaleti, merhameti ve güzel ahlâkı esas alan ilahî bir dindir. Tevhid inancı üzerine kurulmuş olan İslam, insanı yalnızca dünya hayatına değil, ebedî ahiret hayatına da hazırlamaktadır.
Kâinattaki kusursuz düzen, insanın yaratılışı, gece ile gündüzün ardı ardına gelişi ve sayısız nimet; Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren açık delillerdir. Bu nedenle Kur'an, insanı sürekli düşünmeye, tefekkür etmeye ve Rabbini tanımaya davet eder.
Rabbimiz bizleri hakkı hak bilip ona uyan, batılı batıl bilip ondan sakınan, imanını salih amellerle güzelleştiren kullarından eylesin. Âmin.