Hislerimizle mi Hareket ediyoruz Yoksa Hissetmediklerimizle mi?
Modern çağın en yaygın hastalıklarından biri, insanı fark ettirmeden hissizleştirmesidir. Dışarıdan bakınca hayat düzenli görünür: işe gidilir, konuşulur, gülünür, alışveriş yapılır, sosyal medya akar. Hayat akıyordur. Ama içeride bir yerde, insanın bir parçası yavaş yavaş kapanmıştır.
Bu kapanma çoğu zaman “huzur” sanılır. Oysa her sakinlik huzur değildir. İnsan bazen fırtınada değil, sessizlikte kaybolur.
Carl Jung bu noktaya dikkat çeker: İnsan, taşıyamadığı acıyla yüzleşmek yerine zihnini korumak için duygularını kapatabilir. Bu bir iyileşme değil, bir savunma mekanizmasıdır. Jung’un uyarısı nettir:
Hissetmediğin şey kaybolmaz.
Sadece görünmez olur…
Ve sonra insanı arkadan yönetmeye başlar.
Bu yüzden asıl tehlikeli durum; panik olmak değildir. Öfke ya da ağlamak da değildir. Bunlar hâlâ canlılığın işaretidir. Asıl tehlike şudur: “Hiçbir şey hissetmiyorum.” Çünkü tepkisizlik çoğu zaman olgunluk değil, donma hâlidir.
Günahın Normalleştiği Yer, Hislerin Söndüğü Yerdir
İnsan bir anda bozulmaz. Ruh bir gecede çürümez. Asıl kırılma noktası, alışmaktır.
Başta rahatsız eden bir davranış, zamanla olağanlaşır. İlk başta “yanlış” denen şey, sonra “herkes yapıyor”a döner. Bir süre sonra da “hayatın akışı” diye adlandırılır.
İşte bu noktada günah, günah gibi hissettirmemeye başlar. Haram, haram gibi yakmaz. Kalp itiraz etmeyi bırakır. İnsan hâlâ yaşamaktadır ama artık şunu söyler:
“Ben iyiyim, bir sorun yok.”
Oysa sorun tam da buradadır.
His Kaybı Sebep Değil, Sonuçtur
İnsan tepkisizleştiğinde hayat dışarıdan normal görünür; ama iç dünya sessizleşir. Bu sessizlik huzur değil, çoğu zaman geri çekilmedir.
- İyiyi görünce sevinememek
- Kötüye üzülmemek
- Duada sözlerin mekanikleşmesi
- İyiliğe karşı bile “tamam” deyip geçmek
- Günaha karşı iç uyarının zayıflaması
Bu tablo modern hayatın “konfor” ambalajıyla sunduğu, anlam kaybının ve vicdanın sessizleşmesinin işaretidir.
Jung’un “gölge” dediği şey tam burada devreye girer. Yüzleşilmemiş, normalleştirilmiş, bastırılmış taraf insanı terk etmez; arka plandan yönetmeye başlar.
İman diliyle bu hâlin adı gaflettir. Kalbin iç alarm sisteminin zayıflamasıdır.
İslam’ın Durduğu Yer Tam Burasıdır
İslam, insanı hissizliğe çağırmaz. “İdare et” demez. Günahla barışmayı hiç önermez.
Müslüman hayata imanla bakar. İman, insana sadece bir ibadet seti vermez; istikamet verir. Müslüman’ın gayesi vardır. Bu gaye, hayatı tekrar döngüsüne indirgemeyi kabul etmez.
- Mazlumun yanında durmayı erdem sayar
- Zalimin karşısında durmayı sorumluluk bilir
- Hak ve adalet için seyirci kalmaz
Ama bu duruşun bir şartı vardır: Kalbin diri kalması. Kalp diri olmazsa adalet kuru bir slogana dönüşür; güç merhameti ezer; hak mücadelesi bile zulme kayabilir. Bu yüzden şu cümle hayati önemdedir:
Kontrolsüz güç, güç değildir.
Dirilik Savrulmak Değil, Ölçüdür
İslam’ın diriliği bağırmak değildir. Savrulmak değildir. Herkese saldırmak değildir. Dirilik; tepkisini kaybetmemektir ama kendini de kaybetmemektir. Haksızlığa karşı dururken bile adaleti koruyabilmektir.
İslam fakirliği kutsamaz. Müslüman “az şeye mahkûm” değildir. Müslümanın sorumluluğu “az” değildir; helaldir. Helal dairesi geniştir: çalışmak ibadettir, üretmek değerdir, zenginlik yasak değildir. Asıl ölçü şudur:
Zenginlik seni mi yönetiyor, sen mi zenginliği yönetiyorsun?
Güç de böyledir. İslam güce karşı değildir; hesapsız güce karşıdır. Müslüman güçlü olabilir, hatta güçlü olması desteklenir. Ama bu güç:
- kibir üretmemeli
- merhameti öldürmemeli
- vicdanı dondurmamalıdır
Çünkü vicdan donarsa insan “normal” yaşar, ama kendisi olmaktan çıkar.
Sonuç
Modern çağ insanı hissizleştirdikçe, insan daha çok uyarana muhtaç olur: daha çok eğlence, daha çok dikkat dağıtıcı, daha çok tüketim… Çünkü içerideki boşluğu başka türlü dolduramaz.
Oysa Müslüman boşluğu uyaranla değil, anlamla doldurur.
Bu yüzden Müslümanlık:
- tekdüze bir uyuşma değildir
- tepkisizlik değildir
- “idare etmek” hiç değildir
Müslümanlık diriliktir. Ama ölçülü bir dirilik… Kalbi canlı tutan, günahı normalleştirmeyen, gücü adaletle terbiye eden bir dirilik.
Bu konuyla alakalı olarak İstidraç nedir adlı yazımız ilginizi çekebilir.
Daha fazlası ve tüm dualar ve zikirler için ana sayfamızı ziyaret ediniz .