Hicret Ediyor Musunuz?
Hicret denince çoğumuzun zihninde tek bir sahne canlanır: Bir yerden başka bir yere göç etmek… Evi, yurdu, memleketi terk etmek…
Oysa Kur’an, hicreti sadece coğrafyayla sınırlamaz. Hatta çoğu zaman hicreti mekân değiştirmekten önce bir yön değiştirme olarak sunar.
Çünkü hicret, Arapça kökü itibarıyla yalnızca “göç etmek” değildir. Hicret; terk etmek, uzak durmak, bağını koparmak anlamlarını da taşır. Ve bu anlam, dinin tam kalbine dokunur.
Kur’an’da hicret edenler övülür. Ama dikkatle bakıldığında bu övgü sadece yürüyen ayaklara değil, yönünü değiştiren kalpleredir.
Hicret Sadece Yolculuk Değildir
Evet, Kur’an’da hicret; Allah yolunda yurdu terk edip yola düşen müminler için kullanılır. Ama aynı Kur’an, hicreti bazen günahla araya mesafe koymak, bazen batılı terk etmek, bazen de ruhen ayrılmak anlamında kullanır.
Bu bize şunu öğretir: Hicret sadece “nereye gittiğin” değil, neyi arkada bıraktığındır.
Bir insan evini taşımadan da hicret edebilir. Bir alışkanlığı bırakarak, bir günahı terk ederek, bir haramdan uzak durarak da hicret eder.
Çünkü hicretin özü şudur: Allah’tan uzaklaştıran her şeyden ayrılmak.
Günaha Uzak Durmak da Hicrettir
Kur’an’da “terk etmek, uzak durmak” anlamında geçen hicret ifadeleri, bize çok çarpıcı bir hakikati gösterir:
Bazen hicret; bir ortamdan çıkmak, bir muhabbeti kesmek, bir alışkanlığı bitirmek demektir.
Her terk ediş kayıp değildir. Bazı terk edişler kurtuluştur.
Günahı terk ediyorsan, haramdan kaçıyorsan, kalbini kirleten şeylerden uzaklaşıyorsan… Bil ki sen de hicret ediyorsun.
Çünkü hicret, dünyanın pasından Allah’a doğru atılan her adımdır.
Beş Vakit Namaz: Günlük Hicret Daveti
İşte burası meselenin kalbi…
Günde beş kez bir çağrı gelir: “Hayye ale’s-salah” — “Hayye ale’l-felah”.
Bu çağrı sadece namaza değil, hicrete çağrıdır.
Neden?
Çünkü namaz vakti geldiğinde senden şunu ister: Bırak işi. Bırak meşguliyeti. Bırak boş muhabbeti. Bırak günahı.
Yani: Bulunduğun hâlden Allah’a hicret et.
Beş vakit namaz, günde beş defa dünyadan kopma çağrısıdır. Dünyanın lüzumsuz işlerinden, boş konuşmalardan, gözünü ve kalbini kirleten her şeyden Allah’a doğru yapılan kısa ama derin bir yolculuktur.
Bu yüzden namaz kılan biri, farkında olsa da olmasa da her gün hicret eder.
Hicret Hâlâ Devam Ediyor
Hicret bitmiş bir tarih değildir. Hicret, yaşayan bir çağrıdır.
Bugün hicret; haramdan kaçmaktır. İsyandan uzak durmaktır. Kalbi Allah’tan koparan bağları kesmektir.
Belki şehir değiştirmiyorsun, ama ekranını değiştiriyorsun. Belki ülke terk etmiyorsun, ama alışkanlıklarını terk ediyorsun.
Ve bu, Allah katında küçümsenecek bir şey değildir.
Çünkü Kur’an’ın ölçüsü şudur: Kim Allah’a doğru hicret ederse, O onu karşılıksız bırakmaz.
Davete İcabet Eder Misiniz?
Hicret çağrısı hâlâ geliyor. Her ezanda. Her namaz vaktinde. Her “bırak” dediğinde.
Soru şu:
Hicret ediyor musunuz?
Dünyanın kirinden, nefsin dayatmalarından, kalbi karartan her şeyden Allah’a doğru…
Davete icabet etmez misiniz?
Ayrıca erteleyenlerden misiniz? ve nefsin gerçek hazzı nedir? başlıklı yazılarımıza göz atmak isterseniz , okumak için tıklayabilirsiniz.
Daha fazlası ve tüm dualar ve zikirler için ana sayfamızı ziyaret ediniz .