Her Şey Allah’ın Elindeyken Kul Neden Gaflete Düşer?

İnsan bazen büyük bir gaflet içine düşer. Dünya ve içindekiler; para, pul, makam, şan ve şöhret… Hepsi Allah Teâlâ’nın elinde olduğu halde insan sanki bunları başkaları verecekmiş gibi davranır. Halbuki rızkı veren Allah’tır, kalpleri çeviren Allah’tır, kapıları açan da kapatan da Allah’tır.

İnsan çoğu zaman sebeplere takılır ve sebepleri yaratanı unutur. Bir işini halletmek için acele eder, insanların rızasını kazanmaya çalışır, makam sahiplerinin kapısını aşındırır. Sanki bütün imkânlar onların elindeymiş gibi davranır. Halbuki onlar da aciz ve fanî kullardır.

Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“İnsanlardan bazıları Allah’tan başkasını O’na denk tutar da onları Allah’ı sever gibi severler.” (Bakara 165)

Bu ayet sadece putlara tapmayı anlatmaz. Bazen insan fark etmeden dünyayı, menfaati veya insanları Allah’ın önüne geçirebilir. Dünya sevgisi kalbi kapladığında Allah ikinci sıraya düşer. İşte asıl tehlike budur.

Sebeplere Değil Sebeplerin Sahibine Güvenmek

İnsan bazen rızkını işinden bilir, kazancını müşteriden bilir, başarısını insanlardan bilir. Halbuki bunların hepsi sadece birer sebeptir. Vermek de engellemek de Allah’a aittir.

Bir kapı kapanır başka bir kapı açılır. Çünkü kapıların anahtarı Allah’ın elindedir.

İnsanların elinde sadece sebepler vardır.
Hüküm ise Allah’ındır.

Kul bunu anladığı zaman kalbi rahat eder. Çünkü bilir ki kimse onun nasibini alamaz, kimse Allah’ın vermediğini veremez.

Namazda Bile Acele Eden İnsan

Bazen insan namaza durur, Allah’ın huzuruna çıkar. Fakat telefon çalınca veya bir işi hatırlayınca acele etmeye başlar. Namazını hızlıca bitirip işini halletmek ister. Sanki o işi hallederse kazanacak, namazı uzatsa kaybedecek gibi düşünür.

Halbuki az önce huzurundan ayrıldığı Rabbinin elinde zaman da vardır, rızık da vardır, başarı da vardır.

Kul bazen namazı kısa tutarak işini kurtaracağını sanır. Halbuki işini kolaylaştıracak olan Allah’tır.

Bu yüzden asıl kazanç, Allah’ın huzurunda durabilmektir.

Gafletin En Büyük Sebebi Dünya Sevgisidir

İnsan dünyaya bağlandıkça korkuları artar. Rızkını kaybetmekten korkar, makamını kaybetmekten korkar, insanların gözünden düşmekten korkar.

Bu korkuların sebebi dünyayı büyük görmektir.

Halbuki dünya da içindekiler de Allah’ın mülküdür.

Kul dünyayı büyüttükçe kalbi daralır. Allah’ı büyüttükçe kalbi genişler.

Gerçek Güven Nerededir?

Gerçek güven Allah’adır. Çünkü:

• Rızık O’nun elindedir
• Kalpler O’nun elindedir
• Zaman O’nun elindedir
• Kapılar O’nun elindedir
• Nasip O’nun elindedir

Kul bunu anladığı zaman dünyaya esir olmaz.

Her şeyin sahibine dost olana hiçbir şey zarar veremez.

Çünkü bilir ki Allah onunla ise hiçbir kayıp gerçek kayıp değildir.

Asıl Kazanç Allah’ın Rızasıdır

Dünya gelip geçicidir. İnsan bu dünyaya çıplak gelir, giderken de yanında sadece kefeni olur. Mal da kalır makam da kalır şöhret de kalır.

Kulun yanında kalan sadece amelidir.

Bu yüzden akıllı insan dünyanın peşinden koşarken Allah’ı unutmaz.

Çünkü bilir ki:

Allah ile olan neyi kaybeder?
Allah’ı kaybeden neyi kazanır?

Kul her şeyden önce Allah’ın rızasını aramalıdır. Çünkü rızayı veren de nimetleri veren de yalnız O’dur.

Kul her şeyden önce Allah’ın rızasını aramalıdır. Çünkü rızayı veren de nimetleri veren de yalnız O’dur.

İnsan sebeplere değil, sebeplerin sahibine yönelmelidir. Çünkü her şeyin sahibi Allah’tır.

İnsan sebeplere değil, sebeplerin sahibine yönelmelidir. Çünkü her şeyin sahibi Allah'tır.
Her şeyin sahibine dost olana
hiçbir şey zarar veremez.

Dua ile Kapanış

Allah'ım! Kalplerimizi dünya sevgisinin esaretinden kurtar.
Bizi nefsimize bırakma.
Bizi hidayetten ayırma.
Dualarımızı kabul eyle.

Ayrıca istidraç nedir? ve kolaylık çağı; nimet mi? imtihan mı? başlıklı tefekkür yazılarmız için tıklayabilirsiniz.



Daha fazlası ve tüm dualar ve zikirler için ana sayfamızı ziyaret ediniz .