Eser Hakkında Kısa Bir Girizgâh

İslâm tasavvuf geleneğinde evrâd ve ezkâr, kulun Rabbine yönelişinde sürekliliği ve kalp disiplinini korumayı hedefleyen önemli manevi uygulamalardır. Evrâd; belirli vakitlerde, belirli edep ve niyetle okunan dua ve zikir bütününü ifade eder. Bu uygulamalar, bir “sonuç vaadi”nden ziyade, istikrar, teslimiyet ve kulluk bilinci kazandırmayı amaçlar.

Bu sayfalarda yer alan “Haftanın Gecelerine Ait Evrâd”, büyük mutasavvıf [Muhyiddin İbn Arabî]( (kuddise sirruhû)’ya nispet edilen metinlerden oluşmaktadır. Eser, haftanın gecelerini merkeze alan bir düzen içerisinde, kulun zaman bilinciyle Allah’a yönelmesini ve her geceyi farklı bir idrak ve tefekkür hâliyle ihya etmesini hedefler.

Tasavvuf ehli nezdinde geceler, kalbin daha sakin olduğu, dünyevî meşguliyetlerin azaldığı ve duanın daha derin bir şuurla yapılabildiği vakitler olarak kabul edilmiştir. Bu sebeple gecelere mahsus evrâdlar, bir alışkanlıktan ziyade manevî bir terbiye süreci olarak görülmüştür.

Burada sunulan metinler, tarih boyunca farklı yazma nüshalarda yer almış olup, bazı lafız farklılıkları bulunabilmektedir. Metinler dua ve istifade amacıyla aktarılmış; herhangi bir gizli ilim, özel güç atfı ya da kesin sonuç iddiası gözetilmemiştir. Okuyucunun bu evrâdı, edep, itidal ve samimiyet çerçevesinde değerlendirmesi esastır.

Unutulmamalıdır ki; zikrin ve duanın kıymeti, çokluğunda değil; ihlâsında, devamlılığında ve Allah’ın takdirindedir.

Pazar Gecesi Evrâdı

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنْ كَيْدِ الرَّجِيمِ ◌ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ◌

اَللّٰهُمَّ أَنْتَ الْمُحِيطُ يُغْنِي كُلَّ شَاهِدٍ، وَالْمُسْتَوِي عَلَى بَاطِنِ كُلِّ ظَاهِرٍ.

إِلٰهِي أَسْأَلُكَ بِوَجْهِكَ الْكَرِيمِ الَّذِي عَنَتْ لَهُ الْوُجُوهُ، وَبِنُورِكَ الَّذِي شَخَصَتْ إِلَيْهِ الْأَبْصَارُ، أَنْ تَهْدِيَنِي إِلَى صِرَاطِكَ الْخَاصِّ، هِدَايَةً تَصْرِفُ بِهَا جَمِيعَ هِمَّتِي سِوَاكَ.

يَا مَنْ هُوَ الْحَيُّ الْمُطْلَقُ، وَأَنَا الْعَبْدُ الْمُقَيَّدُ، يَا مَنْ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ، إِلَيْكَ شَكْوَايَ، وَإِلَيْكَ فِرَارِي.

Türkçe Meali:
Kovulmuş şeytanın tuzağından Allah’a sığınırım. Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

Allah’ım! Sen her şeyi kuşatansın; her şeye şahid olana yetensin. Zâhir olan her şeyin bâtınına muttali olansın.

İlâhım! Yüzlerin boyun eğdiği kerem sahibi vechine; bakışların yöneldiği nuruna sığınarak senden isterim ki beni kendine mahsus dosdoğru yoluna iletesin. Öyle bir hidayet ver ki, bütün yönelişimi Sen’den başkasından çevirsin.

Ey mutlak diri olan! Ben ise kayıtlı ve aciz bir kulum. Ey kendisinden başka ilah olmayan! Şikâyetim Sana, kaçışım Sanadır.

عَيْنَيْنِ مَطْهُورَتَيْنِ، وَأَسْأَلُكَ إِلٰهِي لِسَانًا نَاطِقًا، وَقَوْلًا صَادِقًا، وَفَهْمًا لَطِيفًا، وَسِرًّا دَائِمًا، وَقَلْبًا قَابِلًا، وَعَقْلًا عَاقِلًا، وَذِكْرًا مُشْرِقًا، وَطَرْفًا مَطْرُوحًا، وَشَوْقًا مُلْهِمًا، وَذَوْقًا مُحَرِّكًا، وَوُجْدًا مُطْلِعًا.

وَهَبْ لِي يَدًا قَادِرَةً، وَقُوَّةً قَاهِرَةً، وَعَيْنًا حَامِيَةً، وَنَفْسًا مُطْمَئِنَّةً، وَجَوَارِحَ لِطَاعَتِكَ غَيْرَ مُتَوَانِيَةٍ.

وَقَدِّسْنِي لِلْقُدُومِ عَلَيْكَ، وَارْزُقْنِي التَّقَدُّمَ إِلَيْكَ.

إِلٰهِي هَبْ لِي قَلْبًا أُقْبِلُ بِهِ عَلَيْكَ فِي فَقْرِ الْفُقَرَاءِ، فَقِيرًا يَقُودُهُ الشَّوْقُ، وَيَسُوقُهُ التَّشَوُّقُ إِلَيْكَ.

زِدْهُ الْخَوْفَ، وَرَقِّقْهُ بِالْقَلَقِ، وَقَصِّدْهُ الْقُرْبَ وَالْوُصُولَ.

وَعِنْدَكَ زُلْفَى الْقَاصِدِينَ، وَمُنْتَهَى رَغْبَةِ الطَّالِبِينَ.

إِلٰهِي أَلْقِ عَلَيَّ السَّكِينَةَ وَالْوَقَارَ، وَجَنِّبْنِي الْعَظَمَةَ وَالِاسْتِكْبَارَ، وَأَقِمْنِي فِي مَقَامِ الْقَبُولِ وَالْإِنَابَةِ.

وَاجْعَلْ دُعَائِي قَابِلًا لِلْإِجَابَةِ، إِلٰهِي قَرِّبْنِي إِلَيْكَ قُرْبَ الْعَارِفِينَ، وَقَدِّسْنِي عَنْ عَلَائِقِ الطَّبْعِ، وَأَزِلْ عَنْ قَلْبِي عَلَائِقَ الذَّنْبِ، لِأَكُونَ مِنَ الْمُطَهَّرِينَ.

وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ، وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ.

Türkçe Meali:
(Allah’ım!) Bana arınmış iki göz; konuşan bir dil, doğru bir söz, ince bir anlayış; daimî bir sır; kabul edici bir kalp, idrak sahibi bir akıl; aydınlatıcı bir zikir; boyun eğmiş bir bakış; ilham veren bir iştiyak, harekete geçiren bir zevk ve uyanık bir vecd ihsan eyle.

Bana güçlü bir el, galip gelen bir kuvvet, koruyucu bir göz, huzura ermiş bir nefis ve ibadetinde gevşemeyen azalar ver.

Sana yönelmek için beni arındır, Sana doğru ilerlemeyi bana nasip et.

İlâhım! Bana Sana yönelen bir kalp ver; fakirlerin fakirliği içinde, iştiyakla sürüklenen, özlemle Sana koşan bir kalp…

Ona korkuyu artır, onu endişeyle yumuşat, hedefini yakınlık ve vuslat kıl.

Zira Sana yönelenlerin yakınlığı Senin katındadır; taliplerin arzularının sonu Sensin.

İlâhım! Bana sekînet ve vakar indir; büyüklük taslamaktan ve kibirden beni uzak tut; beni kabul ve yöneliş makamında sabit kıl.

Duamı kabul edilebilir eyle; beni Sana ariflerin yakınlığıyla yaklaştır; tabiat bağlarından beni arındır; kalbimden günah bağlarını söküp at ki arınmışlardan olayım.

Allah, Efendimiz Muhammed’e; onun tertemiz âline ve bütün seçkin, salih ashabına salât eylesin. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’adır.

Pazartesi Gecesi Evrâdı

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ◌

إِلٰهِي وَسِعَ عِلْمُكَ كُلَّ مَعْلُومٍ، وَأَحَاطَ خَبِيرُكَ بِبَاطِنِ كُلِّ مَفْهُومٍ، وَتَقَدَّسْتَ فِي عُلُوِّكَ عَنْ كُلِّ مَحْدُودٍ، تَسَامَتْ إِلَيْكَ الْهِمَمُ، وَصَعِدَ إِلَيْكَ الْكَلِمُ، وَأَنْتَ الْمُتَعَالِي فِي سُمُوِّكَ، فَأَقْرِبْ مَعَارِجَنَا إِلَيْكَ النُّزُلَ، وَأَنْتَ الْمُتَعَزِّزُ فِي عُلُوِّكَ.

Türkçe Meali:
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

İlâhım! İlmin her bilinen şeyi kuşatmıştır; her kavrananın iç yüzünü bilen olarak her şeye vâkıfsın. Yüceliğinde her türlü sınırlılıktan münezzehsin.

Himmetler Sana yükselir, sözler Sana çıkar; Sen yüceliğinde her şeyden üstünsün.

Öyleyse Sana yükseliş yollarımızı yakınlaştır ve yüceliğinde izzet sahibi olan Sensin.

فَاشْرَحْ أَخْلَاقَنَا لِلتَّذَلُّلِ، وَطَهِّرْنَا فِي كُلِّ بَاطِنٍ وَظَاهِرٍ، وَدُمْ بَعْدَ كُلِّ أَوَّلٍ وَآخِرٍ.

سُبْحَانَكَ لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ، سَجَدَتْ لِعَظَمَتِكَ الْجِبَاهُ، وَنَطَقَتْ بِذِكْرِكَ الشِّفَاهُ.

أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الَّذِي إِلَيْهِ تَسْمُو كُلُّ مُشْرِكٍ، وَمِنْهُ يَقُولُ كُلُّ مُتَكَلِّمٍ، سِرًّا تَطْلُبُهُ الْهِمَمُ الْعَالِيَةُ، وَتَنْقَادُ لَهُ النُّفُوسُ الْأَبِيَّةُ.

أَسْأَلُكَ رَبِّ أَنْ تَجْعَلَ سُلَّمِي إِلَيْكَ التَّذَلُّلَ، وَمَعَارِجِي إِلَيْكَ التَّخَشُّعَ وَالتَّذَلُّلَ، وَأَنْ تَكْسُوَنِي مِنْ نُورِكَ كِسْوَةً، تَكْشِفُ لِي عَنْ كُلِّ مَسْتُورٍ،

وَتُجَنِّبَنِي عَنْ كُلِّ حَاسِدٍ مَغْرُورٍ، وَتَهَبَ لِي خُلُقًا وَاسِعًا فِي كُلِّ خُلُقٍ، وَتُقِيمَنِي بِكَ فِي كُلِّ حَيٍّ،

كَمَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْمًا.

يَا رَحْمٰنُ يَا رَحِيمُ، لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ، يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ.

لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ، لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ، مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ،

يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ، وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ، وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ، وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا، وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ.

رَبِّي بِلُطْفِكَ وَرِعَايَتِكَ احْفَظْنِي مِنْ كُلِّ طَارِقٍ يَطْرُقُنِي بِسُوءٍ، فِي نَفْسِي أَوْ يَذْكُرُ عَلَيَّ وِشَايَةً،

وَاثْبِتْ فِي لَوْحِ أَرْزَاقِي حَظًّا يُوصِلُنِي إِلَيْكَ، وَأَسْعِدْنِي بِكَ سَعَادَةً أَبَدِيَّةً،

وَارْزُقْنِي رَاحَةَ الْأُنْسِ بِكَ، وَرُدَّ رُوحِي وَرَوْحِي بِذِكْرِكَ، وَرَضِّنِي بِرِدَاءِ الرِّضْوَانِ،

وَأَوْرِدْنِي مَوَارِدَ الْقَبُولِ، وَهَبْ لِي رَحْمَةً مِنْكَ، تَلُمُّ شَمْلِي، وَتُكْمِلُ نَقْصِي، وَتُقَوِّمُ عِوَجِي، وَتُسَدِّدُ سَارِي.

Türkçe Meali:
(Allah’ım!) Ahlâkımızı kullukta alçalmaya aç, bizi iç ve dış yönümüzle arındır ve her başlangıçtan ve sondan sonra da daimî ol.

Seni tenzih ederim; Senden başka ilâh yoktur. Alınlar azametine secde etti, dudaklar zikrinle konuştu.

Kendisiyle bütün yönelişlerin Sana yükseldiği isminle Senden isterim; onunla her konuşan konuşur, yüce himmetlerin aradığı bir sırdır o ve güçlü nefisler ona boyun eğer.

Rabbim! Sana çıkan merdivenimi tevazu kıl; Sana yükselişimi huşû ve teslimiyet eyle; nurundan bir elbise giydir ki gizli olanı bana açsın.

Beni her kibirli hasetten uzak tut; bana her ahlâkta genişlik ver ve beni Seninle diri kıl.

Nitekim Sen her şeyi rahmetin ve ilminle kuşattın.

Ey Rahmân, ey Rahîm! Senden başka ilâh yoktur. Ey Hayy, ey Kayyûm!

O’nu ne uyuklama tutar ne uyku; göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. O’nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir?

Önlerindekini ve arkalarındakini bilir; O’nun ilminden, dilediği dışında hiçbir şeyi kuşatamazlar. Kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır; onların korunması O’na ağır gelmez. O, yücedir, büyüktür.

Rabbim! Lütfun ve gözetiminle beni kötülükle gelen her türlü tehlikeden koru; nefsimde olsun, hakkımda yapılan bir iftira olsun.

Rızık defterime Sana ulaştıran bir nasip yaz; beni Seninle ebedî saadete erdir.

Bana Seninle ünsiyetin huzurunu ver; ruhumu ve canımı zikrinle dirilt; beni rıza elbisesiyle donat.

Kabul kapılarına beni ulaştır; katından bir rahmet bağışla ki dağınıklığımı toplasın, eksiklerimi tamamlasın, eğriliğimi düzeltsin ve yolumu istikamet üzere kılsın.

وَتَهْدِينِي حَائِرِي، فَإِنَّكَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍ وَمُرَبِّيهِ، أَنْتَ رَفِيعُ الدَّرَجَاتِ،

قُرْبُكَ رُوحُ الْأَرْوَاحِ، وَرَيْحَانُ الْأَفْرَاحِ، وَعُنْوَانُ الْفَلَاحِ، وَرَاحَةُ كُلِّ مُرْتَاحٍ،

تَبَارَكْتَ رَبَّ الْأَرْبَابِ، وَمُنْقِذَ الرِّقَابِ، وَكَاشِفَ الْعَذَابِ،

وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْمًا، وَغَفَرْتَ الذُّنُوبَ حَنَانًا وَحِلْمًا،

وَأَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ الْحَلِيمُ الْعَلِيمُ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ.

وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى جَمِيعِ الْأَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ، وَعَلَى آلِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ.

وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ.

Türkçe Meali:
(Allah’ım!) Şaşkın kalmış hâlimde beni hidayete erdiren Sensin. Çünkü Sen her şeyin Rabbi ve terbiye edicisisin; dereceleri yükselten Sensin.

Senin yakınlığın ruhların ruhudur; sevinçlerin reyhanıdır; kurtuluşun nişanıdır ve huzura eren herkesin rahatlığıdır.

Bereketin sonsuzdur ey Rablerin Rabbi! Boyunları (kulları) kurtaran, azabı gideren Sensin.

Sen her şeyi rahmetin ve ilminle kuşattın; günahları şefkatin ve hilminle bağışladın.

Sen; çok bağışlayan, çok merhamet eden; halîm, alîm, yüce ve azîm olansın.

Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e, bütün peygamberlere ve resullere; onun tertemiz âline ve bütün seçkin, salih ashabına salât eyle.

Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’adır.

Salı Gecesi Evrâdı

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ◌

إِلٰهِي أَنْتَ شَدِيدُ الْبَطْشِ، الْأَيِّدُ الْأَخْذِ، عَظِيمُ الْقَهْرِ، الْمُتَعَالِي عَنِ الْأَضْدَادِ وَالْأَنْدَادِ، وَالْمُنَزَّهُ عَنِ الصَّاحِبَةِ وَالْأَوْلَادِ.

شَأْنُكَ قَهْرُ الْأَعْدَاءِ، وَقَمْعُ الْجَبَّارِينَ، تَفْعَلُ مَا تَشَاءُ، وَأَنْتَ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ.

أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الَّذِي أَخَذْتَ بِهِ النَّوَاصِيَ، وَأَنْزَلْتَ بِهِ الصَّيَاصِيَ، وَقَذَفْتَ بِهِ الرُّعْبَ فِي قُلُوبِ الْأَعْدَاءِ،

أَنْ تَمُدَّنِي بِرِقَّةٍ مِنْ رَقَائِقِ اسْمِكَ الشَّرِيفِ، تَسْرِي فِي قُوَايَ الْكُلِّيَّةِ وَالْجُزْئِيَّةِ،

حَتَّى أَتَمَكَّنَ مِنْ فِعْلِ مَا أُرِيدُ، فَلَا يَصِلَ إِلَيَّ ظَالِمٌ بِسُوءٍ، وَلَا يَسْتَطِيلَ عَلَيَّ مُتَكَبِّرٌ بِجُورٍ.

وَاجْعَلْ قَضَائِي لَكَ وَفِيكَ، مَقْرُونًا بِقَضَائِكَ، وَاطْمِسْ عَلَى وُجُوهِ أَعْدَائِي،

وَاشْدُدْ عَلَى قُلُوبِهِمْ، وَاسْمِعْهُمْ عَلَى مَكَانَتِهِمْ،

وَاضْرِبْ بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ سُورًا لَهُ بَابٌ بَاطِنُهُ فِيهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُ.

Türkçe Meali:
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

İlâhım! Sen yakalaması pek şiddetli olansın; kudretiyle alan, kahri büyük olan; zıtlıklardan ve benzerlerden yüce; eşten ve evlattan münezzeh olansın.

Senin şanın düşmanları kahretmek, zorbalara boyun eğdirmektir. Dilediğini yaparsın ve Sen tuzak kuranların en hayırlısısın.

Kendisiyle alınları tuttuğun, kaleleri indirdiğin ve düşmanların kalplerine korku saldığın ismin hürmetine Senden isterim ki;

Bana isminin inceliklerinden bir letafet ihsan edesin; bu letafet bütün güçlerimde, hem genel hem özel yönlerimde dolaşsın.

Ta ki dilediğimi yapmaya muktedir olayım; hiçbir zalim bana kötülükle erişemesin, hiçbir kibirli bana zorbalık edemesin.

Hükmümü Sana ve Senin için kıl; onu Senin hükmünle birlikte eyle.

Düşmanlarımın yüzlerini sil; kalplerini sıkıca bağla; bulundukları yerde onları etkisiz kıl.

Benimle onların arasına bir sur çek; iç tarafında rahmet bulunan, dış tarafında ise azap olan bir sur…

إِنَّكَ شَدِيدُ الْبَطْشِ، إِنَّ أَخْذَهُ أَلِيمٌ شَدِيدٌ، وَكَذٰلِكَ أَخْذُ رَبِّكَ إِذَا أَخَذَ الْقُرَىٰ وَهِيَ ظَالِمَةٌ.

رَبِّ أَغْنِنِي بِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ، فَإِنِّي بِغِنَاكَ غَايَةُ الْغِنَى، وَاحْفَظْنِي مِنْ كُلِّ حَظٍّ يَدْعُونِي إِلَىٰ ظَاهِرِ خَلْقٍ أَوْ بَاطِنِ أَمْرٍ.

وَبَلِّغْنِي غَايَةَ تَيْسِيرِي، وَارْفَعْنِي إِلَىٰ سِدْرَةِ مُنْتَهَايَ،

وَأَهْدِنِي الْوُجُودَ كُلِّيًّا، وَالسَّيْرَ دَوْرِيًّا، لِأُعَايِنَ سِرَّ النُّزُولِ إِلَى النِّهَايَاتِ وَالْعَوْدَ إِلَى الْبِدَايَاتِ،

حَتَّىٰ يَنْقَطِعَ الْكَلَامُ، وَتَسْكُنَ حَرَكَةُ الْأَقْلَامِ، وَتُمْحَىٰ عَنِّي نُقْطَةُ الْعَيْنِ، وَيَعُودَ الْوَاحِدُ إِلَى الْأَثْنَيْنِ.

إِلٰهِي اسْتُرْنِي بِالسِّتْرِ الَّذِي تَسْتُرُ بِهِ عَلَى كَثِيرٍ مِنْ خَلْقِكَ، وَسَتَرْتَهُ عَلَى كَثِيرٍ مِنْ أَوْلِيَائِكَ،

سِتْرًا يَحْجُبُ عَيْنَ عِنَايَتِي، وَيَكْشِفُ عَنِّي نُورَ أَعْدَائِي،

وَأَيِّدْنِي بِذٰلِكَ نُورًا شَعْشَعَانِيًّا يَخْطِفُ بَصَرَ كُلِّ حَاسِدٍ مِنَ الْجِنِّ وَالْإِنْسِ.

وَهَبْ لِي مَلَكَةَ الْعِزَّةِ بِكُلِّ مَقَامٍ، وَأَغْنِنِي بِكَ عَنْ فَقْرِي إِلَيْكَ،

إِنَّكَ أَنْتَ الْغَنِيُّ الْمَجِيدُ، وَالْوَلِيُّ الْحَمِيدُ، وَالْكَرِيمُ الرَّشِيدُ.

وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ.

وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ.

Türkçe Meali:
(Allah’ım!) Senin yakalaman çok şiddetlidir; O’nun yakalaması elem verici ve ağırdır. Zalim olan beldeleri yakaladığında Rabbinin yakalaması da böyledir.

Rabbim! Beni Senden başkasına muhtaç etme; zira Seninle zengin olmak, zenginliğin nihayetidir.

Beni; dış görünüşte veya işin özünde beni Sana çağırmayan her türlü paydan koru.

İşlerimi en kolay hâline ulaştır; beni varacağım en son sınıra yükselt.

Bana varlığı bütün olarak idrak ettir; seyri devrî kıl ki inişin sırrını sonlarda, dönüşün sırrını başlangıçlarda müşahede edeyim.

Öyle bir hâl ver ki söz kesilsin, kalemlerin hareketi dursun, benlik noktası silinsin ve birlik, çokluğa rücu etsin.

İlâhım! Kullarının ve velilerinin çoğunu örttüğün o perdeyle beni de ört.

Öyle bir örtü olsun ki kendi nefsime olan bakışımı örtsün, düşmanlarımın bana yönelttiği kötülüğü açığa çıkarsın.

Bununla beni; cinlerden ve insanlardan her hasedin gözünü alan parlayan bir nurla destekle.

Bana her makamda izzet meleke­si ver; Sana olan fakirliğimde beni yine Seninle zengin kıl.

Şüphesiz Sen; zengin, yüce, övülmeye layık dost ve kerem sahibi, doğruya ulaştıransın.

Allah; Efendimiz Muhammed’e, onun tertemiz âline ve bütün seçkin ashabına salât eylesin.

Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’adır.

Çarşamba Gecesi Evrâdı

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ◌

إِلٰهِي، اسْمُكَ سَيِّدُ الْأَسْمَاءِ، وَبِيَدِكَ مَلَكُوتُ الْأَرْضِ وَالسَّمَاءِ، وَأَنْتَ الْقَائِمُ بِكُلِّ شَيْءٍ، وَعَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ.

لَكَ الْغِنَىٰ، وَافْتِقَارِي إِلَىٰ فَيْضِ جُودِكَ الْأَقْدَسِ كُلُّ مَا سِوَاكَ.

أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الَّذِي جَمَعْتَ بِهِ بَيْنَ الْمُتَقَابِلَاتِ، وَمُفْتَرَقَاتِ الْخَلْقِ وَالْأَمْرِ.

Türkçe Meali:
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

İlâhım! Senin ismin isimlerin efendisidir. Yerin ve göğün mülkü Senin elindedir. Sen her şeyi ayakta tutansın ve her şeye şahitsin.

Zenginlik Sana aittir; Senin en mukaddes lütfunun feyzine muhtaç olan ise Senden başka her şeydir.

Kendisiyle zıtlıkları bir araya getirdiğin, yaratılış ve emir âleminin ayrımlarını birleştirdiğin ismin hürmetine Senden isterim.

وَأَقَمْتَ بِهِ غَيْبَ كُلِّ ظَاهِرٍ، وَأَظْهَرْتَ بِهِ كُلَّ غَائِبٍ، أَنْ هَبْ لِي مِنْ مُوَاهِبِ صِدِّيقِيَّتِكَ صِدْقًا،

أُسَكِّنُ بِهِ مُتَحَرِّكَ قُدْرَتِكَ، حَتَّىٰ يَتَحَرَّكَ لِي بِهِ كُلُّ سَاكِنٍ، وَيَسْكُنَ لِي بِهِ كُلُّ مُتَحَرِّكٍ،

فَأَجِدُ بِهِ جِهَةَ كُلِّ مُتَوَجِّهٍ، وَجَامِعَ شَمْلِ كُلِّ مُتَفَرِّقٍ،

مِنْ حَيْثُ اسْمُكَ الَّذِي تَوَجَّهَ إِلَيْهِ وَجْهِي، وَانْفَضَحَتْ عِنْدَهُ كَلِمَتِي،

فَيَنْكَشِفُ لِي كُلُّ مَا بَيْنَ يَدَيَّ، وَيَتَّضِحُ لِي مَا أَمَامِي،

أَنْتَ هُوَ، يَا مَنْ هُوَ هُوَ، وَأَسْأَلُكَ بِكُلِّ اسْمٍ اسْتَمَدَدْتَ بِهِ مِنْ أَلِفِ الْغَيْبِ الْمُحِيطِ بِحَقِيقَةِ كُلِّ مَشْهُودٍ،

أَنْ تُشْهِدَنِي وَحْدَةَ كُلِّ مُتَكَبِّرٍ فِي بَاطِنِ كُلِّ حَقٍّ، وَكَثْرَةَ كُلِّ مُتَوَحِّدٍ فِي ظَاهِرِ كُلِّ حَقِيقَةٍ،

ثُمَّ وَحْدَةَ الظَّاهِرِ وَالْبَاطِنِ، حَتَّىٰ لَا يَخْفَىٰ عَلَيَّ غَيْبٌ وَلَا يَغِيبَ عَنِّي ظَاهِرٌ،

وَأَنْ تَشْهَدَنِي الْكُلَّ فِي الْكُلِّ، يَا مَنْ بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ.

﴿قُلِ اللَّهُ ثُمَّ ذَرْهُمْ فِي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ﴾

﴿اللَّهُ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ﴾ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ.

سَيِّدِي أَنْتَ سَنَدِي، وَسَوَاءٌ عِنْدَكَ سِرِّي وَجَهْرِي،

تُجِيرُنِي وَتَسْمَعُ نِدَائِي، وَتُجِيبُ دُعَائِي،

فَأَنْتَ رَبِّي، وَبِيَدِكَ سَمْعِي وَبَصَرِي وَقَلْبِي،

مَلَكْتَ جَمِيعِي، وَشَرَفْتَ وَضْعِي، وَأَلْقَيْتَ قَدْرِي،

تَبَارَكْتَ وَتَعَالَيْتَ، نُورَ الْأَنْوَارِ، وَكَاشِفَ الْأَسْرَارِ، وَوَاهِبَ الْأَعْمَارِ،

وَمُسَبِّلَ الْأَسْتَارِ، تَنْزِهُ فِي سُمُوِّ جَلَالِكَ عَنْ سِمَاتِ الْمُحْدَثَاتِ.

Türkçe Meali:
(Allah’ım!) Sen onunla her görünenin gaybını ikame ettin, her gizliyi onunla açığa çıkardın.

Bana, Senin sıddîkiyet lütfundan bir doğruluk ihsan eyle ki; kudretinin hareket edenini onunla sakinleştireyim, onunla her duran hareket etsin, her hareket eden de sükûna ersin.

Onunla yönelen herkesin yönünü bulayım, dağılmış olan her şeyi bir araya toplayayım.

Yüzümü yönelttiğim ismin hürmetine; sözüm onun katında açığa çıksın, önümde olan her şey bana keşfolsun, önümdeki hakikatler netleşsin.

Sen O’sun; ey “O” olan! Gaybın hakikatini kuşatan her isminle Sana yalvarırım ki;

Bana, her hakikatin içinde çokluğu; her birliğin içinde de kesreti müşahede ettir.

Sonra zahir ile batının birliğini bana göster ki; ne bir gizli benden saklı kalsın ne de bir zahir gözümden kaybolsun.

Bana bütünü bütünde göster; ey her şeyin mülkü elinde olan!

“De ki: Allah! Sonra onları daldıkları oyunda bırak.”

“Allah! O’ndan başka ilâh yoktur; diri ve her şeyi ayakta tutandır. O’nu ne uyuklama tutar ne de uyku.”

Efendim! Sen benim dayanağımsın; gizlim de açığım da Senin katında birdir.

Bana eman verirsin, çağrımı işitirsin ve duama icabet edersin.

Sen benim Rabbimsin; işitmem, görmem ve kalbim Senin elindedir.

Beni bütünüyle kuşattın, hâlimi şereflendirdin, değerimi yerli yerine koydun.

Münezzehsin ve yücesin; nurların nuru, sırları açan, ömürleri bağışlayan, perdeleri örten Sensin.

Celâlinin yüceliğinde sonradan yaratılanlara ait bütün vasıflardan münezzehsin.

وَعَلَّمْتَ رَبِّي كَمَالَكَ عَن تَطَرُّقِ الْمَيْلِ إِلَيْهَا بِالشَّهَوَاتِ وَالنَّقَائِصِ وَالْآفَاتِ،

وَأَثَرْتَ شُهُودَ ذَاتِكَ الْأَرْضُونَ وَالسَّمَاوَاتُ،

لَكَ الْمَجْدُ الْأَرْفَعُ، وَالْجَنَابُ الْأَوْسَعُ، وَالْعِزُّ الْأَمْنَعُ،

سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلَائِكَةِ وَالرُّوحِ،

نُورُ الصَّيَاصِي الْمُظْلِمَةِ، وَغَوَاصُ الْهَوَاجِسِ الْمُبْهِمَةِ،

وَمُنْقِذُ الْغَرِيقِ فِي بَحْرِ الْهَوَى،

أَعُوذُ بِكَ مِنْ غَامِسٍ إِذَا وَقَبَ، وَحَاسِدٍ إِذَا ارْتَقَبَ،

مَلِكِي أَدْرِكْنِي،

يَعْلَمُ أَنَّكَ تَسْمَعُ وَتُجِيبُ، وَأَنَّكَ وَاقِفٌ بِبَابِكَ وُقُوفَ مُضْطَرٍّ لَا يَجِدُ مِنْ دُونِكَ وِكَلًا.

وَكَلَا أَسْأَلُكَ اللَّهُمَّ بِاسْمِكَ الَّذِي أَقْضَيْتَ بِهِ الْخَيْرَاتِ، وَأَنْزَلْتَ بِهِ الْبَرَكَاتِ، وَمَنَحْتَ بِهِ أَهْلَ الشُّكْرِ الزِّيَادَاتِ،

وَأَخْرَجْتَ بِهِ مِنَ الظُّلُمَاتِ،

أَنْ تُفِيضَ عَلَيَّ مِنْ مَلَابِسِ أَنْوَارِكَ مَا تَرُدُّ بِهِ عَنِّي أَبْصَارَ الْأَعْدَاءِ خَاسِئَةً وَأَيْدِيَهُمْ قَاصِرَةً،

وَاجْعَلْ خَفِيًّا مِنْكَ إِشْرَاقًا يَعْلُو إِلَيَّ كُلَّ أَمْرٍ خَفِيٍّ،

وَيَكْشِفُ عَنِّي كُلَّ سِرٍّ عَلَيَّ،

وَيُحْرِقُ كُلَّ شَيْطَانٍ قَوِيٍّ.

يَا نُورَ النُّورِ، يَا كَاشِفَ كُلِّ مَسْتُورٍ،

إِلَيْكَ تُرْجَعُ الْأُمُورُ، وَبِيَدِكَ دَفْعُ الشُّرُورِ،

يَا رَبَّ يَا رَحِيمُ يَا غَفُورُ.

وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ.

وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ.

Türkçe Meali:
Rabbim! Senin kemâlinin; şehvetlerin, eksikliklerin ve afetlerin ona (kalbe) yol bulmasından münezzeh olduğunu bana öğrettin.

Yerin ve gökler, zatının şahitliğini ortaya koydu.

En yüce şan, en geniş rahmet alanı ve en erişilmez izzet Senindir.

Sen “Sübbûh” ve “Kuddûs”sun; meleklerin ve Ruh’un Rabbi’sin.

Karanlık kaleleri aydınlatan nur; belirsiz vesveselerin derinliklerine dalan…

Hevâ denizinde boğulmak üzere olanı kurtaran Sensin.

Karanlık bastığında çöken bir şerden ve pusuya yatan hasetten Sana sığınırım.

Ey Melikim! Yetiş bana!

Senin işittiğini ve cevap verdiğini bilir; kapında çaresiz bir muhtaç gibi durur; Senden başka sığınak bulamaz.

Allah’ım! Kendisiyle hayırları takdir ettiğin, bereketleri indirdiğin, şükredenlere artışlar verdiğin ve karanlıklardan çıkardığın ismin hürmetine Senden isterim ki;

Nur elbiselerinden üzerime öyle bir feyiz indir ki; düşmanların bakışlarını benden çevirsin, onları zelil kılsın, ellerini de kısa bıraksın.

Senden gizli bir parıltı ver ki; her gizli işi bana aşikâr etsin, üzerimdeki her sırrı ortaya çıkarsın ve her güçlü şeytanı yaksın.

Ey nurların nuru! Ey örtülü olanı açan!

Bütün işler Sana döner; kötülükleri def etmek Senin elindedir.

Ey Rabbim! Ey Rahîm! Ey Gafûr!

Allah, Efendimiz Muhammed’e; onun tertemiz âline ve bütün seçkin ashabına salât eylesin.

Peygamberlere selâm olsun. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’adır.

Perşembe Gecesi Evrâdı

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ◌

سَيِّدِي، أَنْتَ مُسَبِّبُ الْأَسْبَابِ وَمُرَتِّبُهَا، وَمُصَرِّفُ الْقُلُوبِ وَمُقَلِّبُهَا،

أَسْأَلُكَ بِالْحِكْمَةِ الَّتِي اقْتَضَتْ تَرْتِيبَهَا.

Türkçe Meali:
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

Efendim! Sebepleri var eden ve onları düzenleyen Sensin; kalpleri yönlendiren ve çeviren de Sensin.

Sebeplerin bu şekilde tertip edilmesini gerektiren hikmetin hürmetine Senden isterim.

الأَسْبَابِ الْأُولِ، وَتَأْثِيرِ الْأَعْلَى فِي الْأَسْفَلِ، أَنْ تُشْهِدَنِي تَرْتِيبَ الأَسْبَابِ صُعُودًا وَنُزُولًا، حَتَّى أَشْهَدَ مِنْكَ الْبَاطِنَ فِي الظَّاهِرِ، وَالظَّاهِرَ فِي الْبَاطِنِ، بِشُهُودِ الظَّاهِرِ وَالأَوَّلِ غَيْرِ الآخِرِ، وَالْحِكْمَةِ التَّرْتِيبِ بِشُهُودِ الْمَرَاتِبِ، وَسَبَبِ الأَسْبَابِ مَسْبُوقًا بِالسَّبَبِ.

أَحْجِبْنِي عَنِ الْعَيْنَيْنِ بِالْعَيْنِ، إِلٰهِي أَلْقِنِّي مِفْتَاحَ الإِذْنِ الَّذِي هُوَ كَاشِفُ الْعَارِفِينَ، حَتَّى أَنْطِقَ فِي كُلِّ بِدَايَةٍ بِاسْمِكَ الْبَدِيعِ الَّذِي افْتَتَحْتَ بِهِ كُلَّ رَقِيمٍ مَسْطُورٍ، يَا مَنْ بِسُمُوِّ أَسْمَائِكَ يَتَخَصَّصُ كُلُّ مُتَعَالٍ، وَكُلُّ بَائِنٍ.

أَنْتَ بِلَا نَحْنُ، وَأَنْتَ مُبْدِئُ كُلِّ شَيْءٍ وَمُبْتَدَاهُ، لَكَ الْحَمْدُ عَلَى كُلِّ بَدَايَةٍ، وَلَكَ الشُّكْرُ يَا بَاقِيًا عَلَى كُلِّ نِهَايَةٍ.

أَنْتَ الْبَاعِثُ عَلَى كُلِّ خَيْرٍ، بَاطِنَ الْبَوَاطِنِ، يَا بَالِغَ غَايَاتِ الأُمُورِ، يَا بَاسِطَ الرِّزْقِ لِلْعَالَمِينَ، بَارِكِ اللَّهُمَّ عَلَيَّ فِي الآخِرِينَ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَسَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ الْخَلِيلِ.

إِنَّهُ مِنْكَ وَإِلَيْكَ، وَإِنَّكَ أَنْتَ الثَّابِتُ قَبْلَ كُلِّ ثَابِتٍ، وَالْبَاقِي بَعْدَ كُلِّ فَانٍ.

لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ، لَكَ الْكِبْرِيَاءُ وَالْجَبَرُوتُ وَالْعَظَمَةُ وَالْمُلْكُ، تَقْهَرُ الْجَبَابِرَةَ، وَتُبِيدُ كَيْدَ الظَّالِمِينَ، وَتُذِلُّ شَمْلَ الْمُلْحِدِينَ، وَتُذِلُّ رِقَابَ الْمُسْتَكْبِرِينَ.

أَسْأَلُكَ يَا غَالِبَ كُلِّ غَالِبٍ، وَيَا مُدَبِّرَ كُلِّ حَرْبٍ، بِرِضَاكَ وَأَسْرَارِ عَظَمَتِكَ، وَمَا وَرَاءَ ذٰلِكَ كُلِّهِ مِمَّا لَا يَعْلَمُهُ إِلَّا أَنْتَ، أَنْ تَكْسُونِي هَيْبَةً.

Türkçe Meali:
İlk sebeplerin ve yücenin aşağı üzerindeki tesirini; sebeplerin inişli çıkışlı tertibini bana göster ki, Senden gelen bâtını zâhirde, zâhiri de bâtında müşahede edeyim.

Mertebelerin hikmetli düzenini ve sebeplerin, sebep tarafından öncelendiğini idrak edeyim.

Beni gözlerden göz ile perdele. İlâhım! Bana o “izin anahtarını” öğret ki, o anahtar âriflerin perdelerini kaldırandır.

Böylece her başlangıçta, bütün yazılı kayıtları onunla açtığın “Bedî‘” isminle konuşayım.

Ey isimlerinin yüceliğiyle her yüceyi ve her ayrılmışı tahsis eden!

Sen varsın, biz yokuz. Her şeyin başlangıcı ve var edeni Sensin.

Her başlangıç için hamd Sana, her sonun ardından baki kalan olarak şükür Sana aittir.

Her hayra sevk eden Sensin; bâtınların bâtını Sensin.

Ey işlerin nihayetine ulaştıran! Ey âlemlere rızkı yayan!

Allah’ım! Beni sonrakiler arasında da mübarek kıl; Efendimiz Muhammed’i ve dostun İbrahim’i bereketlendirdiğin gibi.

Her şey Senden gelir ve Sana döner. Sen her sabitten önce sabit olan, her fâniden sonra baki kalansın.

Senden başka ilâh yoktur. Kibriya, cebbarlık, azamet ve mülk Senindir.

Zorbaları kahredersin, zalimlerin tuzaklarını boşa çıkarırsın, inkârcıların topluluğunu zelil edersin, kibirlenenlerin boyunlarını eğersin.

Ey her galibi alt eden Galip! Ey her savaşın tedbirini elinde tutan!

Rızan, azametinin sırları ve yalnız Senin bildiğin her şey hürmetine, bana heybet giydirmeni Senden isterim.

مِنْ هَيْبَتِكَ، تَخْضَعُ لَهَا الْقُلُوبُ، وَتَخْشَعُ لَهَا الْأَبْصَارُ،

وَأَبْقِنِي عَلَى ذُلِّ الْعُبُودِيَّةِ فِي ذٰلِكَ كُلِّهِ،

وَأَقْضِنِي مِنَ الزَّلَلِ، وَأَيِّدْنِي فِي الْقَوْلِ وَالْعَمَلِ.

أَنْتَ أَنْتَ، مُثَبِّتُ الْقُلُوبِ، وَكَاشِفُ الْكُرُوبِ،

لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ.

وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ،

وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ،

وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ.

Türkçe Meali:
Heybetinden dolayı, kalpler Sana boyun eğer, gözler Sana huşû ile bakar.

Bütün bunların içinde beni kulluğun zilleti üzere sabit kıl.

Beni hatadan koru, sözde ve amelde beni destekle.

Sen Sensin; kalpleri sabit kılan, sıkıntıları gideren Sensin.

Senden başka ilâh yoktur.

Allah, Efendimiz Muhammed’e, onun tertemiz âline ve bütün seçkin ashabına salât eylesin.

Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’adır.

Cuma Gecesi Evrâdı

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ◌ وَبِهِ نَسْتَعِينُ ◌ إِلٰهِي كُلُّ الْأَيَّامِ الْعُلْوِيَّةِ عَبِيدُكَ،

وَأَنْتَ الرَّبُّ عَلَى الْإِطْلَاقِ، جَمَعْتَ بَيْنَ الْمُتَقَابِلَاتِ، وَأَنْتَ الْجَلِيلُ وَالْجَمِيلُ،

لَا غَايَةَ لِاتِّجَاهِكَ بِذَاتِكَ، إِذْ لَا غَايَةَ لِلشُّهُودِ مِنْكَ،

أَنْتَ أَجَلُّ مِنْ شُهُودِنَا وَأَكْمَلُ، وَأَعْلَى مِمَّا نَصِفُكَ بِهِ وَأَجْمَلُ،

تَعَالَيْتَ فِي جَلَالِكَ عَنْ سِمَاتِ الْمُحْدَثَاتِ، وَتَقَدَّسَ جَمَالُكَ الْعُلْوِيُّ عَنِ الْمَيْلِ إِلَيْهِ بِالشَّهَوَاتِ،

أَسْأَلُكَ بِالسِّرِّ الَّذِي جَمَعْتَ بِهِ بَيْنَ الْمُتَقَابِلَيْنِ،

أَنْ تَجْمَعَ عَلَيَّ مُتَفَرِّقَ أَمْرِي، جَمْعًا يُشْهِدُنِي وَحْدَانِيَّةَ وُجُودِكَ،

وَأَنْ تُكْسِيَنِي حُلَّةَ جَمَالِكَ، وَتُوجِّهَنِي تَاجَ جَلَالِكَ،

حَتَّى تَخْضَعَ لِيَ النُّفُوسُ الْبَشَرِيَّةُ، وَتَنْقَادَ إِلَيَّ الْقُلُوبُ الْأَبِيَّةُ،

وَتَنْبَسِطَ إِلَيَّ الْأَسْرَارُ الْقُدْسِيَّةُ،

وَأَهِلْ قُدْرِي عُلُوًّا يَخْضَعُ بِهِ كُلُّ مُتَعَالٍ،

وَذَلِّلْ لِي كُلَّ عَزِيزٍ، وَخُذْ بِنَاصِيَتِي،

وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ فِي خَلْقِكَ وَأَمْرِكَ،

وَاحْفَظْنِي فِي بَرِّي وَبَحْرِي، وَأَخْرِجْنِي مِنْ قَرِيبِ الطَّمَعِ الْآثِمِ،

وَأَغْنِنِي مِنْ رِزْقِ الْأَكْوَانِ، وَاجْعَلْ غِنَايَ فِي الْفَقْرِ إِلَيْكَ.

Türkçe Meali:
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Yardımı yalnız O’ndan isteriz.

İlâhım! Yüce âlemlere ait bütün günler Senin kullarındır.

Sen mutlak Rab’sin; zıtlıkları bir araya getiren Sensin. Sen hem Celîl (heybet sahibi) hem Cemîl’sin (güzel).

Zâtına yönelişin bir sınırı yoktur; zira Sana dair müşahedenin de bir sınırı yoktur.

Sen bizim şahitliğimizden daha yücesin, daha kâmilsin; Seni tasvir ettiklerimizden daha üstün ve daha güzelsin.

Celâlin, sonradan yaratılanların niteliklerinden münezzehtir; yüce güzelliğin de şehvetle yönelinmekten arınmıştır.

Zıtlıkları birleştirdiğin o sır hürmetine Senden isterim ki;

Dağınık işlerimi topla, bana varlığının birliğini şahit kılan bir toplayışla…

Bana güzelliğinin elbisesini giydir, celâlinin tacını başıma yerleştir.

Öyle ki, beşerî nefisler bana boyun eğsin, baş eğmez kalpler yumuşasın,

kutsî sırlar bana açılsın.

Kudretimi öyle yücelt ki, onunla her kibirli eğilsin.

Her güçlü olanı bana boyun eğdir; beni büsbütün yönetimin altına al.

Yaratılmışların ve emrin içinde bana doğruluk dili ver.

Beni karada ve denizde muhafaza et; harama yakın tamahkârlıktan çıkar.

Kâinatın rızkına muhtaç etme beni; zenginliğimi yalnız Sana muhtaçlıkta kıl.

إِلَيْكَ عَنْ كُلِّ مَطْلُوبٍ، وَأَصْبَحْتَنِي بِغِنَاكَ عَنْ كُلِّ مَرْغُوبٍ، أَنْتَ وَجْهِي وَجَاهِي،

وَإِلَيْكَ الْمَرْجِعُ وَالْمَأْوَى، خَيْرُ النَّاصِرِينَ، وَمُكَسِّرُ الْجَبَّارِينَ، وَمُجِيرُ الْخَائِفِينَ، وَمُخِيفُ الظَّالِمِينَ،

لَكَ الْمَجْدُ الْأَرْفَعُ، وَالتَّجَلِّي الْأَجْمَعُ، وَأَحْجَابُ الْأَمْنِ،

سُبْحَانَكَ لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ، أَنْتَ حِسْنِي وَنِعْمَ الْوَكِيلُ.

وَكَذٰلِكَ أَخْذُ رَبِّكَ إِذَا أَخَذَ الْقُرَىٰ وَهِيَ ظَالِمَةٌ، إِنَّ أَخْذَهُ أَلِيمٌ شَدِيدٌ.

فَانْتَقِمْ لَنَا مِنَ الَّذِينَ أَجْرَمُوا، وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِنِينَ.

اللَّهُمَّ يَا خَالِقَ الْمَخْلُوقَاتِ، وَيَا مُحْيِيَ الْأَمْوَاتِ، وَجَامِعَ الشَّتَاتِ، وَمُفِيضَ الْأَنْوَارِ عَلَى الذَّوَاتِ،

لَكَ الْمُلْكُ الْأَوْسَعُ، وَالْجَنَابُ الْأَرْفَعُ، وَالْأَرْبَابُ عَبِيدُكَ، وَالْمُلُوكُ خَدَمُكَ، وَالْأَشْيَاءُ فَقْرَاؤُكَ،

وَأَنْتَ الْغَنِيُّ بِذَاتِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ، أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الَّذِي خَلَقْتَ بِهِ كُلَّ شَيْءٍ بِقُدْرَتِكَ قَهْرًا، وَمَنَحْتَ بِهِ مَنْ شِئْتَ عِزًّا وَحُرِّيَّةً وَخِلَافَةً،

أَنْ تَذْهَبَ جُزْئِي، وَتُكْمِلَ نَقْصِي، وَأَنْ تُفِيضَ عَلَيَّ مِنْ مَلَابِسِ نِعْمَتِكَ، وَتُعَلِّمَنِي مِنْ أَسْمَائِكَ مَا يُصْلِحُ لِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةَ،

وَأَنْ تَمُدَّنِي بِبَاطِنِي خَشْيَةً وَرَحْمَةً، وَتُظْهِرَ لِي هَيْبَةً وَعَظَمَةً،

حَتَّى تُخَافَ قُلُوبُ الْأَعْدَاءِ، وَتُفْتَحَ لِي أَرْوَاحُ الْأَوْلِيَاءِ، يَخَافُونَ رَبَّهُمْ مِنْ فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ.

رَبِّ هَبْ لِي اسْتِعْدَادًا كَامِلًا لِقَبُولِ فَيْضِكَ الْأَقْدَسِ، وَارْفَعْنِي بِهِ سُخْطَكَ عَنْ عِبَادِكَ، تَسْتَخْلِفْ مَنْ تَشَاءُ، وَأَنْتَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، وَأَنْتَ الْخَيْرُ الْخَبِيرُ الْبَصِيرُ.

وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ.

Türkçe Meali:
Beni, Senden başka her istekten Sana yönelt; her arzulanan şeyden de Senin zenginliğinle müstağni kıl.

Sen benim yönüm ve itibarım, dönüşüm ve sığınağımsın.

Sen yardım edenlerin en hayırlısısın; zorbaları parçalayan, korkanları koruyan, zalimleri korkutan Sensin.

En yüce şan Senindir; en kuşatıcı tecellî Senindir; güven perdeleri Senindir.

Seni tenzih ederim; Senden başka ilâh yoktur. Sen benim sığınağım, ne güzel vekilsin!

Rabbinin yakalaması böyledir; zulmeden beldeleri yakaladığında… Şüphesiz O’nun yakalaması çok acı ve çok şiddetlidir.

Suç işleyenlerden bizim için intikam al; müminlere yardım etmek üzerimize bir hak olmuştur.

Allah’ım! Yaratılmışların yaratıcısı, ölüleri dirilten, dağınık olanı toplayan, varlıkların üzerine nurları akıtansın.

En geniş mülk Senindir; en yüce kudret Senindir.

Efendiler Senin kulların, krallar Senin hizmetkârların, her şey Sana muhtaçtır.

Sen ise Zâtınla her şeyden müstağnisin.

Kendisiyle her şeyi kudretinle yarattığın ve dilediğine izzet, hürriyet ve hilafet verdiğin ismin hürmetine Senden isterim ki;

Eksiklerimi gider, noksanımı tamamla; nimetinin elbiselerinden üzerime giydir.

Bana, dünya ve ahiretimi düzeltecek isimlerinden öğret.

İçimde korku ve rahmet yerleştir; dışımda heybet ve azamet göster.

Öyle ki düşmanların kalpleri korksun, velîlerin ruhları bana açılsın; onlar Rablerinden korkarlar ve emrolunduklarını yaparlar.

Rabbim! Mukaddes feyzini kabul etmeye beni tam bir hazırlıkla donat; onunla beni yükselt, kullarından gazabını kaldır.

Dilediğini halife kılarsın; Sen her şeye kadirsin, her şeyi en iyi bilen ve görensin.

Allah, Efendimiz Muhammed’e ve onun tertemiz âline salât eylesin.

وَعَلَى آلِهِ الطَّاهِرِينَ، وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ، وَسَلَّمَ، وَهُوَ حَسْبِيَ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ ✺

Türkçe Meali:
Onun tertemiz âline, salih ve değerli ashabının tamamına da salât ve selâm olsun.

O bana yeter; O ne güzel vekildir.

Cumartesi Gecesi Evrâdı

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ۝ سَيِّدِي دَامَ بِقَاؤُكَ، وَنَفَذَ فِي الْخَلْقِ قَضَاؤُكَ، وَتَقَدَّسْتَ فِي عُلُوِّكَ، وَتَعَالَيْتَ فِي قُدْسِكَ، لَا يَؤُودُكَ حِفْظُ كَوْنٍ، وَلَا يَخْفَىٰ مِنْكَ كَشْفُ عَيْنٍ، تَدْعُو مَنْ شِئْتَ إِلَيْكَ، وَتُذِلُّ بِكَ عَلَيْكَ، فَلَكَ الْحَمْدُ الدَّائِمُ وَالدَّوَامُ الْأَمْجَدُ.

Türkçe Meali:
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Ey Allahım! Varlığın daimdir. Hükmün bütün yaratılmışlar üzerinde geçerlidir. Yüceliğinde mukaddessin, kudsiyetinde yücesin. Hiçbir varlığın korunması Sana ağır gelmez; hiçbir bakış Senden gizli kalmaz. Dilediğini Kendine çağırır, dilediğini huzurunda zelil kılarsın. Daim ve en yüce hamd Sana aittir.

أَسْأَلُكَ وَقْتًا صَافِيًا بِمَا تُرِيدُهُ، وَمُعَامَلَةً لَائِقَةً تَكُونُ غَايَتُهَا قُرْبَكَ، مِنْ نَتَائِجِ الْأَعْمَالِ مُوَفَّقَةً عَلَىٰ رِضْوَانِكَ، وَهَبْ لِي سِرًّا أَكْشِفُ بِهِ عَنْ حَقَائِقِ الْأَعْمَالِ، وَاخْصُصْنِي بِحِكْمَةٍ يَحْكُمُ بِهَا الْحُكْمُ، وَإِشَارَةٍ يُصْلِحُهَا الْفَهْمُ.

Türkçe Meali:
Bana, Senin muradına uygun saf bir vakit nasip etmeni diliyorum. Sonu Sana yakınlık olan, Sana layık bir kulluk muamelesi istiyorum. Amellerimin neticelerini rızana ulaştıracak bir muvaffakiyet ver. Bana, amellerin hakikatlerini idrak edeceğim bir sır ihsan et. Hükmün onunla doğru tecelli edeceği bir hikmet ve anlayışla düzeltilecek bir işaretle beni hususîleştir.

إِنَّكَ وَلِيِّي مِنْ دُعَائِكَ ۝ إِلٰهِي أَدِمْ بَقَاءَ نِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَمُشَاهَدَتَكَ لِي، وَاشْهَدْنِي ذَاتِي مِنْ حَيْثُ فِيَّ مَا أَنْتَ لَا مِنْ حَيْثُ هِيَ فِيَّ، حَتَّىٰ أَكُونَ بِكَ لَا أَنَا، وَهَبْ لِي مِنْ لَدُنْكَ عِلْمًا يُقَادُ إِلَيْهِ كُلُّ رُوحٍ عَالِمٍ.

Türkçe Meali:
Sen, duamın velîsisin. Allah’ım! Nimetinin üzerimdeki devamını ve beni gözetmeni daim kıl. Bana, nefsimi Seninle tanıt; bende olanın Sen’den olduğunu idrak ettir. Ta ki ben Seninle olayım, kendimle değil. Katından öyle bir ilim bağışla ki, bilen her ruh ona yönelsin.

إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْعَلَّامُ، تَبَارَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِي الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ، وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَا إِلَّا هُوَ، وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ ۝

Türkçe Meali:
Şüphesiz Sen her şeyi bilen ve ilmi kuşatansın. Celâl ve ikram sahibi Rabbinin ismi ne yücedir. Gaybın anahtarları O’nun katındadır; onları O’ndan başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi O bilir.

وَوَجَّهْتُكَ إِلَيَّ، وَقَدَرْتُكَ فَاعْلِي، وَأَنْتَ غَايَتِي، حَسْبِي مِنْكَ عِلْمُكَ، يَجْهَلُنِي أَنْتَ كَمَا أَعْلَمُ، وَفَوْقَ مَا أَعْلَمُ، وَأَنْتَ مَعَ كُلِّ شَيْءٍ، وَلَيْسَ مَعَكَ شَيْءٌ، قَدَّرْتَ الْمَنَازِلَ لِلْبِرِّ، وَرَتَّبْتَ الْمَرَاتِبَ لِلنَّفْعِ وَالضَّرَرِ.

Türkçe Meali:
Sana yöneldim ve Sen beni yücelttin. Gayem Sensin; bana Senin ilminden başka yeter yoktur. Sen beni, benim bildiğim gibi ve bildiğimin de ötesinde bilirsin. Sen her şeyle berabersin fakat hiçbir şey Seninle beraber değildir. Hayır için makamları takdir ettin, fayda ve zarar için dereceleri düzenledin.

وَأَنْتَ مِنْهَا مِفْتَاحُ الْخَيْرِ، فَخَزَّنَ ذٰلِكَ كُلَّهُ بِكَ، وَأَنْتَ بِلَا نَحْنُ، فَأَنْتَ الْخَيْرُ الْمَحْضُ، وَالْوُجُودُ الصِّرْفُ، وَالْكَمَالُ الْمُطْلَقُ.

Türkçe Meali:
Hayrın anahtarı Sensin. Bütün bunları Kendinle hazinede tuttun. Sen biz olmadan varsın. Sen saf hayırsın, mutlak varlıksın ve sınırsız kemalsin.

أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الَّذِي أَفَضْتَ بِهِ النُّورَ عَلَى الْقَوَابِلِ، وَمَحَوْتَ بِهِ ظُلْمَةَ الْهَوَاجِسِ، أَنْ تَمْلَأَ وُجُودِي نُورًا مِنْ نُورِكَ، حَتَّى لَا يَخْفَى عَلَيَّ شَيْءٌ مِمَّا أَوْدَعْتَ فِي ذَاتِي وَوُجُودِي.

Türkçe Meali:
Kendisiyle kabiliyetlere nur akıttığın, vehimlerin karanlığını giderdiğin isminle Sana yalvarıyorum: Varlığımı nurundan bir nurla doldur ki, zatımda ve varlığımda emanet ettiğin hiçbir şey bana gizli kalmasın.

وَهَبْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ مُعَبِّرًا عَنْ شُهُودِ حَقٍّ، وَاخْصُصْنِي مِنْ جَوَامِعِ الْكَلِمِ مَا يَحْصُلُ بِهِ الْإِبَانَةُ وَالْبَلَاغَةُ، وَاعْصِمْنِي فِي كُلِّ كَلِمَةٍ مِنْ دَعْوَى مَا لَيْسَ لِي بِحَقٍّ.

Türkçe Meali:
Bana, hakikatin şahitliğini ifade eden doğru bir dil ihsan et. Beni, açıklık ve belâgat sağlayan özlü sözlerle hususîleştir. Her sözümde, bana ait olmayan iddialardan beni koru.

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ قَوْلٍ يُوجِبُ حَيْرَةً، أَوْ يَعْقُبُ فِتْنَةً، أَوْ يُوهِمُ شُبْهَةً.

Türkçe Meali:
Allah’ım! Şaşkınlığa sürükleyen, fitne doğuran yahut şüphe uyandıran sözlerden Sana sığınırım.

Ayrıca münacat duaları ve minik dualar çocuklara özel dualar hakkında detaylı bilgiler sayfamızda yer almaktadır.



Daha fazlası ve tüm dualar ve zikirler için ana sayfamızı ziyaret ediniz .