El-Hakîm Anlamı, Zikri ve Duası

El-Hakîm (الْحَكِيمُ), Allah’ın Esmâü’l-Hüsnâ olarak bilinen en güzel isimlerinden biridir. El-Hakîm; hüküm ve hikmet sahibi olan, her işi yerli yerince yapan, hükmünde yanılma ve eksiklik bulunmayan Allah’ı ifade eder.

Bu güzel isim yalnızca öğrenilip zikredilecek bir Esma değildir. El-Hakîm ismini anlamak, insanın Allah’a güvenmesini ve yaşadığı olaylara iman gözüyle bakmasını öğreten büyük bir derstir.

Çünkü insan yalnızca yaşadığı anı görür; Allah ise geçmişi, bugünü ve geleceği bilir. İnsan bir şeyin kendisi için iyi olduğunu düşünebilir fakat sonucunu bilemez. Allah’ın ilmi ise her şeyi kuşatmıştır.

El-Hakîm Ne Demektir?

Hakîm kelimesi hikmet ve hüküm kavramlarıyla ilişkilidir. Allah hakkında kullanıldığında O’nun bütün hükümlerinde ve fiillerinde hikmet sahibi olduğunu ifade eder.

Allah’ın bilgisi eksik değildir. O unutmaz, yanılmaz ve sonucunu bilmeden hüküm vermez.

Bu nedenle mümin Allah’ın hikmetine iman ederken şunu da kabul eder: Bir olayın hikmetini benim görememem, o olayda hiçbir hikmet bulunmadığı anlamına gelmez.

Kur’an’da El-Hakîm İsmi

El-Hakîm ismi Kur’ân-ı Kerîm’de birçok ayette Allah hakkında kullanılmaktadır. Bunlardan birinde şöyle buyrulur:

وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه۪ۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ

Okunuşu:
Ve hüvel-kâhiru fevka ibâdihî ve hüvel-Hakîmul-Habîr.

Anlamı:
“O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır.”

(En‘âm Sûresi, 18. ayet)

Ayette El-Hakîm isminin El-Habîr ismiyle beraber zikredilmesi üzerinde düşünmeye değerdir. Allah hüküm ve hikmet sahibidir; aynı zamanda her şeyden hakkıyla haberdardır.

Allah’ın Her İşinde Hikmet Vardır

İnsan hayatında bazen anlamlandıramadığı olaylarla karşılaşabilir. Çok istediği bir şey gerçekleşmeyebilir. Bir kapı kapanabilir. Bir plan bozulabilir. Beklediği sonuç ortaya çıkmayabilir.

Böyle zamanlarda insan:

“Neden böyle oldu?”

diye sorabilir.

Bu soru insanîdir. Fakat El-Hakîm ismini bilen mümin, anlayamadığı her olayın anlamsız olduğu sonucuna varmaz.

Çünkü bizim bilgimiz sınırlıdır. Allah’ın ilmi ise sınırsızdır.

Hoşumuza Gitmeyen Bir Şeyde Hayır Olabilir

Kur’ân-ı Kerîm insanın sınırlı bilgisini çok açık şekilde hatırlatır:

وَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تُحِبُّوا شَيْـًٔا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Anlamı:
“Olur ki bir şey sizin için hayırlı iken siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki bir şeyi sevdiğiniz hâlde o sizin için kötü olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”

(Bakara Sûresi, 216. ayet)

Bu ayet insanın hayatına bakışını değiştirebilecek büyük bir iman ölçüsüdür.

Biz bugün bir şeyi çok isteyebiliriz. Fakat onun beş yıl sonra hayatımıza ne getireceğini bilemeyiz.

Bir şeyin olmamasına üzülebiliriz. Fakat gerçekleşmiş olsaydı karşılaşacağımız sonuçları da bilemeyiz.

Allah bilir, biz bilmeyiz.

El-Hakîm İsmini Anlamak Teslimiyeti Öğretir

Teslimiyet, insanın hiçbir şey yapmadan beklemesi değildir. Mümin çalışır, araştırır, tedbir alır, istişare eder ve dua eder. Fakat bütün bunlardan sonra sonucu Allah’a bırakır.

Bir iş istediği gibi sonuçlanmadığında Rabbine isyan etmek yerine:

“Ben bunun hikmetini bugün göremiyor olabilirim. Rabbim benim bilmediğimi bilir.”

diye düşünür.

El-Hakîm ismine iman, kulun Rabbine duyduğu güveni kuvvetlendirir.

Her Sıkıntıya “Bunda Kesin Şu Hikmet Var” Denilebilir mi?

Burada önemli bir ölçüyü korumak gerekir. Bir olayın gerçek hikmetini Allah bildirmediği sürece kesin olarak bildiğimizi söyleyemeyiz.

Örneğin bir insanın başına bir sıkıntı geldiğinde:

“Allah bunu kesin şu sebeple yaptı.”

demek yerine:

“Biz hikmetini bilmiyoruz; Allah bilir.”

demek daha ihtiyatlıdır.

Allah’ın Hakîm olduğuna iman ederiz; fakat Allah’ın bize bildirmediği gaybî hikmetleri kendi tahminlerimizle kesinleştirmeyiz.

Hz. Musa ve Hızır Kıssası: Görünenin Arkasındaki Hikmet

Kur’ân-ı Kerîm’de Kehf Sûresi’nde anlatılan Hz. Musa ile Allah’ın kendisine ilim verdiği kul arasındaki kıssa, insan bilgisinin sınırlılığını anlamak açısından çok önemli dersler taşır.

Hz. Musa aleyhisselâm yolculuk sırasında ilk bakışta anlaşılması güç bazı olaylara şahit olur. Daha sonra bu olayların görünenden farklı hikmetleri bulunduğu açıklanır.

Kıssanın sonunda şöyle denilir:

وَمَا فَعَلْتُهُ عَنْ اَمْر۪يۜ ذٰلِكَ تَأْو۪يلُ مَا لَمْ تَسْطِعْ عَلَيْهِ صَبْرًا

Anlamı:
“Ben bunları kendiliğimden yapmadım. İşte sabredemediğin şeylerin iç yüzü budur.”

(Kehf Sûresi, 82. ayet)

Bu kıssa bize önemli bir ders verir: İnsan bir olayın yalnızca gördüğü kısmını değerlendirebilir; görmediği tarafları ise bilemeyebilir.

Allah’ın Yaratması Boş ve Amaçsız Değildir

Kur’an, göklerin ve yerin yaratılışının boş ve anlamsız olmadığını bildirir. Akıl sahipleri yaratılışı düşündüklerinde şöyle dua ederler:

رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هٰذَا بَاطِلًاۚ سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

Okunuşu:
Rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ, sübhâneke fekınâ azâben-nâr.

Anlamı:
“Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Seni eksikliklerden tenzih ederiz. Bizi ateş azabından koru.”

(Âl-i İmrân Sûresi, 191. ayet)

Mümin kâinata baktığında başıboş ve sahipsiz bir varlık âlemi görmez. Her şeyi yaratan, bilen ve hikmet sahibi olan Allah’a iman eder.

El-Hakîm ve El-Alîm İsimleri

Kur’ân’da Hakîm ve Alîm isimlerinin birlikte geçtiği ayetler bulunmaktadır. Bu birliktelik bize önemli bir anlam kapısı açar.

Allah’ın hükmü tam bilgiye dayanır.

İnsan karar verirken geleceği bilemez. Bilmediği ayrıntılar olabilir. Yanlış bilgi edinebilir. Duygularının etkisinde kalabilir.

Allah’ın ilminde ise eksiklik yoktur.

Bu nedenle O’nun hikmeti insanın sınırlı değerlendirmeleriyle ölçülemez.

Yâ Hakîm Zikri Nasıl Yapılır?

Allah’ın bu güzel ismi:

يَا حَكِيمُ

Yâ Hakîm

şeklinde zikredilebilir.

“Yâ Hakîm” diyerek Allah’ı zikreden kişi, Rabbimizin hüküm ve hikmet sahibi olduğunu hatırlayabilir. Özellikle önemli kararlar öncesinde Allah’tan doğruyu görmeyi, hayırlı olanı seçmeyi ve hikmetli davranmayı isteyebilir.

El-Hakîm Zikri Kaç Defa Okunur?

Bazı geleneksel Esmâü’l-Hüsnâ uygulamalarında El-Hakîm ismi için çeşitli zikir sayıları verilmektedir. Ancak “Yâ Hakîm şu kadar defa okunursa kesinlikle şu gerçekleşir” şeklindeki iddialar sahih bir delil bulunmadan dinî bir garanti gibi sunulmamalıdır.

Kişi “Yâ Hakîm” zikrini dilediği kadar yapabilir. Zikirde esas olan Allah’ı anmak, ismin anlamını düşünmek ve samimiyetle dua etmektir.

El-Hakîm Duası

Allah’a El-Hakîm ismiyle şöyle dua edilebilir:

“Yâ Hakîm! Ey hüküm ve hikmet sahibi Rabbim! Bana doğruyu doğru olarak görmeyi ve ona uymayı nasip eyle. Yanlışı yanlış olarak görmeyi ve ondan uzak durmayı nasip eyle.

Yâ Hakîm! Bilgimin yetmediği yerde beni nefsimin ve aceleciliğimin eline bırakma. Hakkımda hayırlı olanı bana nasip et. Hayırsız olanı benden, beni de ondan uzaklaştır.

Yâ Hakîm! Kararlarımda bana basiret, sözlerimde doğruluk, davranışlarımda hikmet ihsan eyle. Öfkeyle, kibirle ve nefsimin arzularıyla yanlış kararlar vermekten beni muhafaza eyle.

Yaşadığım fakat hikmetini anlayamadığım hadiseler karşısında kalbime sabır ve teslimiyet ver. Bana değiştirmem gereken şeyleri değiştirecek gayreti, değiştiremeyeceğim şeyler karşısında ise Sana güvenmeyi nasip eyle.

Yâ Hakîm! Bana faydalı ilim, güzel anlayış ve hikmetli davranışlar nasip eyle. Kalbimi iman üzere sabit kıl. Dünyada ve ahirette hakkımda hayırlı olanı lütfeyle. Âmin.”

Karar Vermeden Önce Yâ Hakîm Duası

İnsan evlilik, iş, ticaret, taşınma veya hayatını etkileyecek başka bir konuda karar verirken bütün sonuçları önceden bilemez.

Böyle zamanlarda araştırmak, istişare etmek, meşru sebeplere başvurmak ve Allah’tan hayırlısını istemek gerekir.

Şöyle dua edilebilir:

“Yâ Hakîm! Ben bilmem, Sen bilirsin. Ben geleceği göremem, Sen her şeyi bilirsin. Bu iş benim dinim, dünyam ve ahiretim için hayırlıysa onu bana kolaylaştır ve bereketli eyle. Hayırlı değilse onu benden, beni de ondan uzaklaştır. Bana hayırlı olanı nasip et ve kalbimi takdirine razı eyle.”

Bir Kapının Kapanması Her Şeyin Bittiği Anlamına Gelmez

İnsan bazen bir şeyi o kadar çok ister ki mutluluğunun yalnızca ona bağlı olduğunu düşünmeye başlayabilir.

İstediği gerçekleşmediğinde ise:

“Her şey bitti.”

diye düşünebilir.

El-Hakîm ismi burada insana önemli bir ölçü öğretir.

Sen bugünü görüyorsun. Allah yarını da biliyor.

Sen istediğin şeyin görünen tarafını biliyorsun. Allah onun bütün sonuçlarını biliyor.

Bu nedenle mümin duasını eder, çalışır ve elinden geleni yaptıktan sonra:

“Allah’ım, benim istediğimi değil; hakkımda gerçekten hayırlı olanı nasip et.”

diyebilecek bir teslimiyete ulaşmaya çalışır.

Hikmetli Olmak Ne Demektir?

El-Hakîm ismini öğrenmek yalnızca Allah’ın hikmet sahibi olduğunu bilmekle kalmamalı; insanın kendi hayatına da bir ders vermelidir.

Mümin:

gayret eder.

Hikmet, yalnızca çok bilgi sahibi olmak değildir. Bilgiyi doğru yerde ve doğru şekilde kullanabilmek de hikmetin önemli yönlerindendir.

El-Hakîm İsmiyle Bir İman Muhasebesi

Kendimize şu soruları sorabiliriz:

El-Hakîm ismi, insanın Rabbine güvenmesini ve kendi bilgisinin sınırlarını kabul etmesini öğretir.

Kısaca El-Hakîm Anlamı, Zikri ve Duası

Esma: El-Hakîm
Arapçası: الْحَكِيمُ
Zikri: Yâ Hakîm
Anlamı: Hüküm ve hikmet sahibi olan, her işi hikmetle yapan.
Kısa dua: “Yâ Hakîm! Bana doğruyu görmeyi, hayırlı olanı seçmeyi ve anlayamadığım hadiseler karşısında Sana güvenmeyi nasip eyle.”

İlgili Makaleler

El-Hakîm, Allah’ın hüküm ve hikmet sahibi olduğunu bildiren güzel isimlerinden biridir. Bu isme iman etmek, hayatımızda anlamını hemen kavrayamadığımız olaylar karşısında Rabbimize güvenmeyi öğretir.

İnsan sınırlı bilgiye sahiptir. Bugünü bilir fakat yarını bilemez. Bir olayın görünen kısmını görür fakat bütün sonuçlarını hesaplayamaz. Allah ise her şeyi bilir.

Bu nedenle El-Hakîm ismini zikrederken yalnızca: “Yâ Hakîm” demekle kalmayıp bu ismin bize öğrettiği teslimiyeti de düşünmeliyiz.

Dua eder, çalışır, tedbirimizi alır ve Rabbimizden hayırlısını isteriz. İstediğimiz gerçekleşmediğinde ise ümitsizliğe düşmeden şu büyük Kur’an ölçüsünü hatırlarız:

“Allah bilir, siz bilmezsiniz.”

(Bakara Sûresi, 216. ayet)

Daha Fazla Dua ve Kur'an Tefekkürü İçin Ana Sayfa