Duâü’l-Ferac Duası Nedir?

Mahiyeti, tarihçesi ve nispeti

Duâü’l-Ferac, İslam dua geleneğinde sıkıntının giderilmesi, darlığın açılması ve ferahlığın ihsan edilmesi niyetiyle okunan, müstakil ve tertipli bir dua metnidir. “Ferac” kelimesi Arapçada; daralmanın açılması, gam ve kederin dağılması, kulun çıkış yolu bulması anlamlarına gelir. Bu yönüyle Duâü’l-Ferac, insanın bütün ümit kapılarını kapalı görüp yalnızca Allah’a yöneldiği anların duası olarak kabul edilmiştir.

Bu dua, klasik evrad ve dua mecmualarında Hz. Ali b. Ebî Tâlib (r.a.)’ye nispet edilerek aktarılmıştır. Nispet ifadesi, metnin mutlaka bizzat Hz. Ali tarafından kaleme alındığını kesin olarak iddia etmek anlamına gelmez. İslam ilim geleneğinde bu tür nispetler; duanın ona atfedilen rivayet zinciriyle, onun adıyla okunagelmesi ve onun mânevî yoluna bağlanması manasında kullanılır.

Tarihsel olarak Duâü’l-Ferac, erken dönem İslam toplumlarında bireysel yakarış geleneğinin bir parçası olarak mecmualarda yer bulmuştur. Metnin dili sade, doğrudan ve tevhid merkezlidir. Dua; kulun acziyetini açıkça ifade ettiği, bütün sebeplerden yüz çevirerek yalnızca Allah’ı melce (sığınak) olarak gördüğü bir üslup taşır. Bu yönüyle, Kur’an’daki “yalnız Sana kulluk ederiz, yalnız Senden yardım dileriz” ilkesinin dua diline yansımış hâlidir.

Günümüze ulaşan metinler, çoğunlukla dua ve evrad derlemeleri içinde yer alır. Osmanlı dönemi başta olmak üzere, yazma ve matbu mecmualarda Duâü’l-Ferac’ın Arapça aslı korunmuş; ancak Türkçe meali çoğu zaman ya hiç verilmemiş ya da sınırlı şekilde aktarılmıştır. Bu sebeple, Arapça metnin korunarak Türkçe mealinin hazırlanması, dua geleneğinin anlaşılması açısından ayrıca önemlidir.

Aşağıda yer alan metin, Duâü’l-Ferac’ın Arapça aslı ve lafza sadık kalınarak hazırlanmış Türkçe mealidir. Metin, dua niyetiyle ve huşû içerisinde okunur; herhangi bir sayıya veya zamana bağlanmaz.

Duâü’l-Ferac (Hz. Ali r.a.)

Arapça aslı ve lafza sadık Türkçe meali

Arapça Metin

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

إِلٰهِي طُمُوحُ الْآمَالِ قَدْ خَابَتْ إِلَّا إِلَيْكَ، وَكُفُوفُ الْهُمُومِ قَدْ عُطِّلَتْ إِلَّا عَلَيْكَ، وَمَذَاهِبُ النُّفُوسِ قَدْ ضَلَّتْ إِلَّا إِلَيْكَ، فَأَنْتَ الْمَلْجَأُ وَإِلَيْكَ الْمُنْتَهَى، يَا أَكْرَمَ مَقْصُودٍ وَأَجْوَدَ مَسْئُولٍ.

هَرَبْتُ إِلَيْكَ نَفْسِي، أَثْقَلَتْ بِأَحْمَالِ الذُّنُوبِ، فَاحْمِلْهَا عَنْ ظَهْرِي، يَا مَلْجَأَ الْهَائِمِينَ، لَا أَجِدُ شَافِعًا إِلَيْكَ إِلَّا مَعْرِفَتِي بِأَنَّكَ أَكْرَمُ مَنْ قُصِدَ إِلَيْهِ الْمُضْطَرُّونَ، وَأَمَلُ مَا لَدَيْكَ الرَّاغِبُونَ.

يَا مَنْ فَتَحَ الْعُيُونَ بِمَعْرِفَتِهِ، وَأَطْلَقَ الْأَلْسُنَ بِحَمْدِهِ، وَجَعَلَ مَا امْتَنَّ بِهِ عَلَى عِبَادِهِ كِفَايَةً لِقَادِرِ حَقِّهِ، لَا تَجْعَلْ لِلْهُمُومِ إِلَى قَلْبِي سَبِيلًا، وَلَا لِلْبَاطِلِ عَلَى عَمَلِي دَلِيلًا، وَاخْتِمْ لِي بِخَيْرٍ، وَارْحَمْنِي بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.

Türkçe Meali

Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

Allah’ım! Umutların yöneldiği her kapı kapandı, Senin kapın hariç. Dertlerin uzanan elleri boşa çıktı, Sana uzananlar dışında. Nefislerin yolları şaştı, Sana yönelen yol hariç. Sığınılacak yer Sensin; varılacak son da Sensin. Ey kendisinden istenilenlerin en keremlisi, ey kendisinden talepte bulunulanların en cömerdi!

Günahların ağır yüküyle Sana kaçtım. O yükleri sırtımdan indir. Ey şaşkınların sığınağı! Sana ulaşmak için, Senin çaresizlerin yöneldiği en keremli kapı olduğunu bilmekten başka bir şefaatçi bulamıyorum. Senin katındakine umut bağlayanların ümidi Sensin.

Ey kullarına kendini tanıtarak gözleri açan, dilleri hamdinle çözen, onlara lütfettiğin nimetleri Senin hakkını ödemeye yeterli kılan Allah! Kalbime hüzünlerin yol bulmasına izin verme. Amelime batılın karışmasına yol açma. Sonumu hayırla tamamla ve bana rahmetinle muamele eyle, ey merhametlilerin en merhametlisi!

Ayrıca Delâil-in Nûr Duası ve Delâilü’l-Hayrât dualarını okumak için tıklayabilirsiniz.



Daha fazlası ve tüm dualar ve zikirler için ana sayfamızı ziyaret ediniz .