Dua ve Zikir Sayılarının Önemi
Bölüm 1: Dua, Zikir ve Sayıların Hikmeti
İslam dini yalnızca belirli ibadetleri yerine getirmekten ibaret değildir. Aynı zamanda kulun Rabbini sürekli hatırlaması, O'na yönelmesi ve kalbini diri tutması üzerine kurulmuş bir hayat nizamıdır. İşte bu nedenle Kur'an-ı Kerim'de ve Peygamber Efendimiz'in sünnetinde en çok üzerinde durulan ibadetlerden biri zikir, diğeri ise duadır.
Bugün birçok Müslüman Ya Vedûd, Ya Latîf, Estağfirullah, Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber gibi zikirleri belirli sayılarda çekmektedir. Kimi zaman 33, kimi zaman 99, kimi zaman 100, kimi zaman ise Esmâü'l-Hüsnâ'nın ebced değerlerine göre 129, 489 veya 998 defa okunması tavsiye edilmektedir.
Peki bu sayıların gerçekten bir kaynağı var mıdır? Kur'an-ı Kerim bu konuda ne söylemektedir? Peygamber Efendimiz zikirleri belirli sayılarla mı yapmıştır? Ebced hesabı nedir? Tasavvufta tavsiye edilen zikir sayıları dinin emri midir, yoksa âlimlerin tecrübelerine dayanan tavsiyeler midir?
Bu rehberde bütün bu sorulara Kur'an, sünnet ve İslam âlimlerinin açıklamaları ışığında ayrıntılı şekilde cevap vereceğiz.
Dua Nedir?
Dua, kulun Rabbine yönelmesi, ihtiyaçlarını yalnızca Allah'tan istemesi, aczini kabul ederek O'na sığınmasıdır.
"Rabbiniz buyurdu ki: Bana dua edin, size cevap vereyim."
Mü'min Suresi, 60. Ayet
Bu ayet, duanın yalnızca bir istek listesi olmadığını göstermektedir. Dua aynı zamanda kulluğun en samimi ifadelerinden biridir. Çünkü dua eden insan, gücünün sınırlı olduğunu kabul eder ve her şeyin gerçek sahibinin Allah olduğunu itiraf eder.
Peygamber Efendimiz dua hakkında şöyle buyurmuştur:
"Dua ibadetin özüdür."
Tirmizî, Deavât 1
Dolayısıyla dua, sadece zor zamanlarda yapılan bir ibadet değildir. Sevinçte de, darlıkta da, bollukta da, sağlıkta da mümin Rabbine dua etmeye devam eder.
Zikir Nedir?
Zikir kelimesi Arapçada "hatırlamak, anmak, unutmamak" anlamına gelir. Dinî anlamda ise zikir; Allah'ı isimleriyle, sıfatlarıyla, hamd ile, tesbih ile ve tefekkür ile anmaktır.
"Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin."
Ahzâb Suresi, 41. Ayet
"Kalpler ancak Allah'ı zikretmekle huzur bulur."
Ra'd Suresi, 28. Ayet
Bu iki ayet bile zikrin Müslüman hayatındaki yerini açıkça göstermektedir. Zikir yalnızca tesbih çekmek değildir. Allah'ı hatırlatan, O'na yönelten ve kalbi gafletten uyandıran her güzel söz ve düşünce zikrin kapsamına girer.
- Sübhanallah demek zikirdir.
- Elhamdülillah demek zikirdir.
- Allahu Ekber demek zikirdir.
- La ilahe illallah demek zikirdir.
- Estağfirullah demek zikirdir.
- Salavat getirmek zikirdir.
- Kur'an okumak zikirdir.
- Allah'ın isimlerini anmak zikirdir.
Dua ile Zikir Arasındaki Fark
Birçok kişi dua ile zikri aynı şey zanneder. Oysa aralarında ince fakat önemli bir fark vardır.
Zikir, Allah'ı anmaktır. Dua ise Allah'tan istemektir.
Örneğin "Sübhanallah" bir zikirdir. Çünkü Allah'ın eksikliklerden uzak olduğunu ifade eder. Ancak "Allah'ım bana sağlık ver" bir duadır. Çünkü burada Allah'tan bir talepte bulunulmaktadır.
Fakat çoğu zaman dua ile zikir birlikte yapılır. Kişi önce Allah'ı zikreder, O'na hamd eder, Peygamber Efendimiz'e salavat getirir ve ardından duasını yapar. Bu nedenle duadan önce hamd ve salavat getirmek güzel görülmüştür.
Allah Neden Çokça Zikretmemizi İstiyor?
Kur'an-ı Kerim'de dikkat çeken noktalardan biri de Allah Teâlâ'nın birçok ibadette belli ölçüler bildirmesine rağmen, zikir konusunda sık sık "çokça" ifadesini kullanmasıdır.
"Allah'ı çokça zikredin ki kurtuluşa eresiniz."
Cum'a Suresi, 10. Ayet
Burada belirli bir sayı verilmemektedir. Çünkü zikir, sadece dil ile yapılan bir tekrar değildir. Asıl amaç kalbin Allah ile birlikte olmasıdır.
Bir insan yüzlerce defa tesbih çekebilir; fakat kalbi bambaşka yerde olabilir. Diğer taraftan bir insan samimiyetle birkaç dakika Allah'ı zikreder ve bu zikir onun kalbine derin bir huzur verebilir.
Bu nedenle zikirde sayı önemli olsa da sayıdan önce gelen şey ihlas, bilinç ve devamlılıktır.
Zikir Sayıları Neden Merak Ediliyor?
Zikir Sayıları Neden Merak Ediliyor?
İnternette her gün binlerce kişi Allah'ın isimlerinin kaç defa okunacağını, hadislerde geçen zikir sayılarını ve tesbihatın hikmetini araştırmaktadır. İşte en çok merak edilen konulardan bazıları:
- Ya Vedûd kaç kere okunur?
- Ya Latîf kaç defa okunur?
- Ya Fettâh zikri kaçtır?
- Ya Rezzâk kaç kere çekilir?
- Estağfirullah 100 defa okunursa ne olur?
- Salavat 1000 defa çekilir mi?
- Tesbihat neden 33 defadır?
Bu soruların bir kısmının cevabı doğrudan hadislerde yer alırken, bir kısmı ise ebced hesabı ve İslam âlimlerinin tavsiyelerine dayanmaktadır. Bu rehberde tüm bu konuların kaynağını ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.
Ancak burada çok önemli bir ayrım vardır. Bazı sayılar doğrudan hadis-i şeriflerde geçmektedir. Bazıları ise İslam âlimlerinin, mürşidlerin ve tasavvuf büyüklerinin tecrübeye dayalı tavsiyeleri olarak aktarılmıştır.
Bu ayrım bilinmediğinde insanlar bütün sayıların dinî bir zorunluluk olduğunu zannedebilmektedir. Oysa her sayı aynı derecede bağlayıcı değildir.
Hadisle Sabit Olan Sayılar ve Tavsiye Edilen Sayılar
Zikir sayıları iki ana başlık altında değerlendirilmelidir:
1. Hadislerde Geçen Zikir Sayıları
Bunlar Peygamber Efendimiz'in tavsiye ettiği veya bizzat öğrettiği zikirlerdir. Mesela namazlardan sonra 33 defa Sübhanallah, 33 defa Elhamdülillah, 33 defa Allahu Ekber denilmesi hadislerde geçen meşhur tesbihatlardandır.
2. Âlimlerin Tavsiye Ettiği Zikir Sayıları
Bunlar özellikle Esmâü'l-Hüsnâ zikirlerinde görülen sayılardır. Mesela bazı kaynaklarda Ya Latîf isminin 129 defa, Ya Rezzâk isminin 308 defa, Ya Fettâh isminin 489 defa okunması tavsiye edilir. Bu sayılar genellikle ebced hesabı veya tasavvufî tecrübe ile ilişkilendirilmiştir.
Bu tür sayılar farz, vacip veya kesin dinî emir değildir. Bunlar tavsiye niteliğindedir. Kişi bu sayıları okuyabilir; fakat okuyamadığında günaha girmez.
Sayıya mı, Manaya mı Odaklanmalı?
Zikirde sayı tamamen önemsiz değildir. Çünkü sayı, düzen sağlar. Kişinin zikrini takip etmesine yardımcı olur. Fakat zikir yalnızca sayı tamamlamak değildir.
Mesela kişi 100 defa Estağfirullah derken gerçekten Allah'tan bağışlanma dilemelidir. 33 defa Sübhanallah derken Allah'ın her türlü eksiklikten uzak olduğunu düşünmelidir. 100 defa salavat getirirken Peygamber Efendimiz'e sevgi ve bağlılık hissetmelidir.
Sayı bedene disiplin verir; mana ise kalbe hayat verir.
Bu Rehberde Neleri İnceleyeceğiz?
Bu uzun rehberde şu konuları ayrıntılı şekilde ele alacağız:
- Kur'an'da zikir ve dua kavramı
- Hadislerde geçen zikir sayıları
- Namaz sonrası tesbihatın kaynağı
- 33, 99 ve 100 sayılarının hikmeti
- Estağfar ve salavat sayıları
- Esmâü'l-Hüsnâ zikirlerinde sayı meselesi
- Ebced hesabı nedir?
- Ya Latîf 129, Ya Rezzâk 308 gibi sayılar nereden gelir?
- Zikirde sayı şart mıdır?
- Eksik çekilen zikir geçersiz olur mu?
- Elektronik zikirmatik kullanmak caiz midir?
- Günlük zikir programı nasıl yapılır?
Sonuç: Sayı Araçtır, Asıl Olan Allah'ı Anmaktır
Dua ve zikir, müminin Rabbiyle kurduğu en samimi bağlardan biridir. Zikir sayıları bu ibadeti düzenli hale getirmek için faydalı olabilir. Ancak sayı, zikrin özü değildir. Zikrin özü Allah'ı hatırlamak, O'na yönelmek ve kalbi gafletten uyandırmaktır.
Bu nedenle mümin zikir yaparken hem sayıya dikkat etmeli hem de manayı unutmamalıdır. Çünkü dil Allah'ı anarken kalbin gaflette olması, zikrin ruhunu zayıflatır.
Bir sonraki bölümde hadislerde geçen zikir sayılarını, özellikle namaz sonrası tesbihatı ve Peygamber Efendimiz'in tavsiye ettiği sayıların hikmetini ayrıntılı şekilde ele alacağız.
Bölüm 2: Hadislerde Geçen Zikir Sayıları
Dua ve zikir sayıları denildiğinde en sağlam ölçü, Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz'in sünnetidir. Çünkü bir zikrin belirli bir sayıyla okunmasının dinî dayanağı varsa, bu dayanak genellikle hadis-i şeriflerde karşımıza çıkar.
Bu nedenle zikir sayıları konusunda konuşurken ilk bakılması gereken yer, Peygamber Efendimiz'in bizzat öğrettiği tesbihatlar, dualar ve günlük zikirlerdir. İslam geleneğinde çok yaygın olan 33, 34, 100 gibi sayıların önemli bir kısmı hadislerde geçmektedir.
Namaz Sonrası Tesbihat Neden 33 Defadır?
Müslümanlar arasında en bilinen zikir sayılarından biri, farz namazlardan sonra yapılan tesbihattır. Namazdan sonra genellikle:
- 33 defa Sübhanallah,
- 33 defa Elhamdülillah,
- 33 defa Allahu Ekber
denilir. Ardından bazı rivayetlerde yüzü tamamlamak için "Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh..." zikri okunur.
"Her namazın ardından otuz üç defa Allah'ı tesbih eder, otuz üç defa hamd eder ve otuz üç defa tekbir getirirseniz..."
Müslim, Mesâcid 146
Bu hadis, namaz sonrası 33'lü tesbihatın doğrudan sünnette yer aldığını göstermektedir. Dolayısıyla bu sayı, yalnızca geleneksel bir alışkanlık değil, hadisle sabit bir uygulamadır.
33 Sayısının Hikmeti Nedir?
33 sayısının hikmetini kesin olarak yalnızca Allah bilir. Ancak âlimler bu sayının düzenli zikir alışkanlığı kazandırması bakımından önemli olduğunu belirtmişlerdir.
Namazdan sonra üç temel zikir yapılır:
- Sübhanallah: Allah'ı bütün eksikliklerden tenzih etmek.
- Elhamdülillah: Bütün hamd ve övgünün Allah'a ait olduğunu kabul etmek.
- Allahu Ekber: Allah'ın her şeyden büyük olduğunu ilan etmek.
Bu üç zikir, müminin imanını tazeleyen çok güçlü anlamlar taşır. Kişi namazdan sonra bu zikirleri tekrar ederek kalbini dünya meşguliyetinden uzaklaştırır ve namazın manevî etkisini devam ettirir.
34 Defa Allahu Ekber Rivayeti
Bazı rivayetlerde namaz sonrası veya yatmadan önce yapılan zikirlerde 33 defa Sübhanallah, 33 defa Elhamdülillah ve 34 defa Allahu Ekber tavsiye edilmiştir.
Peygamber Efendimiz'in kızı Hz. Fâtıma'ya öğrettiği zikir bu konuda çok meşhurdur.
"Yatağınıza girdiğiniz zaman otuz üç defa Sübhanallah, otuz üç defa Elhamdülillah ve otuz dört defa Allahu Ekber deyin."
Buhârî, Deavât 11; Müslim, Zikir 80
Bu rivayet, yatmadan önce yapılan zikirlerde 100 sayısının nasıl tamamlandığını göstermektedir. Burada 34 defa Allahu Ekber denilmesiyle toplam sayı 100'e ulaşır.
100 Defa Zikir Çekmenin Kaynağı
Hadislerde en sık geçen zikir sayılarından biri de 100'dür. Özellikle tesbih, tehlil ve istiğfar konusunda 100 sayısı birçok rivayette yer almaktadır.
"Kim bir günde yüz defa 'Sübhanallahi ve bihamdihî' derse, günahları deniz köpüğü kadar olsa bile bağışlanır."
Buhârî, Deavât 65; Müslim, Zikir 28
Bu hadis, 100 defa yapılan zikrin faziletine dair en çok bilinen rivayetlerden biridir. Burada geçen zikir hem Allah'ı tesbih etmeyi hem de O'na hamd etmeyi içerir.
Estağfirullah 100 Defa Okunur mu?
Evet, istiğfarın çokça yapılması sünnette güçlü şekilde teşvik edilmiştir. Peygamber Efendimiz günahsız olduğu halde çokça istiğfar ederdi.
"Vallahi ben günde yetmiş defadan fazla Allah'tan bağışlanma diler ve O'na tövbe ederim."
Buhârî, Deavât 3
Başka rivayetlerde bu sayı 100 olarak da geçmektedir.
"Ey insanlar! Allah'a tövbe edin. Çünkü ben O'na günde yüz defa tövbe ederim."
Müslim, Zikir 42
Bu rivayetler, istiğfarın belirli sayılarla yapılmasının sünnette yeri olduğunu göstermektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: İstiğfar sadece dil ile söylenen bir kelime değildir. Asıl istiğfar, kulun günahını fark etmesi, pişman olması ve Allah'tan bağışlanma dilemesidir.
La İlahe İllallah Zikri ve 100 Sayısı
Tehlil yani "Lâ ilâhe illallah" zikri, İslam'ın temelini oluşturan tevhid ifadesidir. Hadislerde bu zikrin farklı şekillerde ve belirli sayılarla okunmasının faziletleri bildirilmiştir.
"Kim günde yüz defa 'Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr' derse, on köle azat etmiş gibi sevap kazanır..."
Buhârî, Deavât 64; Müslim, Zikir 28
Bu hadis, 100 defa okunan tevhid zikrinin büyük faziletini göstermektedir. Ancak bu fazilet, zikrin yalnızca sayı olarak tekrar edilmesinden değil; tevhid inancının kalpte yerleşmesinden kaynaklanır.
Salavat Sayılarının Kaynağı
Salavat, Peygamber Efendimiz'e sevgi, hürmet ve bağlılığın en güzel ifadelerinden biridir. Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selam verin."
Ahzâb Suresi, 56. Ayet
Hadislerde salavat getirmenin fazileti açıkça bildirilmiştir.
"Kim bana bir defa salavat getirirse, Allah ona on defa rahmet eder."
Müslim, Salât 70
Bu hadiste belirli bir sayıdan çok, bir salavatın bile büyük karşılığı olduğu vurgulanmaktadır. Ancak bazı âlimler günlük olarak 10, 100 veya daha fazla salavat getirmeyi tavsiye etmişlerdir. Bu tavsiyeler kişinin manevi disiplin kazanması içindir.
10 Defa Okunan Zikirler
Hadislerde 10 defa okunması tavsiye edilen zikirler de vardır. Özellikle sabah ve akşam zikirlerinde 10 sayısı karşımıza çıkar.
Bazı rivayetlerde sabah namazından sonra veya akşam namazından sonra 10 defa tevhid zikri okunması tavsiye edilmiştir. Bu tür rivayetler, Müslümanın güne tevhid bilinciyle başlamasına ve günü aynı bilinçle tamamlamasına vesile olur.
7 Defa Okunan Dualar
Bazı dualarda 7 sayısı geçmektedir. Mesela hastalık, korunma veya belirli duaların tekrarında 7 sayısının kullanıldığı rivayetler bulunmaktadır. Ancak her 7 sayısıyla yapılan uygulamanın aynı derecede sahih kaynaklı olduğunu söylemek doğru değildir.
Bu nedenle bir dua veya zikrin 7 defa okunacağı söylendiğinde, bunun kaynağına bakmak gerekir. Eğer hadisle sabitse ayrı, âlim tavsiyesi ise ayrı değerlendirilmelidir.
Hadisle Sabit Sayıların Özelliği
Hadislerde geçen zikir sayılarının en önemli özelliği, Peygamber Efendimiz'in bizzat öğretmiş olmasıdır. Bu nedenle bu sayılar Müslümanlar için güvenilir bir ölçüdür.
Ancak burada da dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır: Bir zikri hadislerde bildirilen sayı kadar okumak güzeldir; fakat kişi okuyamadığında günaha girmez. Çünkü bunların çoğu farz değil, faziletli amellerdir.
Zikir Sayısı Farz mıdır?
Namaz sonrası tesbihat gibi sünnet olan uygulamalar dışında, zikir sayıları genel olarak farz değildir. Bir kişi 33 defa yerine 30 defa Sübhanallah dese, zikri boşa gitmiş olmaz. Ancak sünnette bildirilen sayıya uymak daha faziletli kabul edilir.
Burada ölçü şudur:
- Farz ibadetlerde ölçü değiştirilemez.
- Sünnet zikirlerde Peygamber Efendimiz'in öğrettiği sayıya uymak faziletlidir.
- Âlimlerin tavsiye ettiği sayılar ise bağlayıcı değil, yol göstericidir.
Az Ama Devamlı Zikir
Zikirde önemli olan konulardan biri de devamlılıktır. Peygamber Efendimiz bu konuda şöyle buyurmuştur:
"Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır."
Buhârî, Rikâk 18; Müslim, Salâtü'l-Müsâfirîn 218
Bu hadis, zikir hayatında çok önemli bir ölçü verir. Bir kişi bir gün 5000 zikir çekip sonra tamamen bırakmak yerine, her gün az da olsa devamlı bir zikir programı uygulamalıdır.
Mesela her gün:
- 100 defa Estağfirullah,
- 100 defa Sübhanallahi ve bihamdihî,
- 100 defa salavat,
- Namazlardan sonra 33'lü tesbihat
gibi bir düzen, kişinin manevî hayatında süreklilik oluşturabilir.
Hadislerdeki Sayılar Bize Ne Öğretir?
Hadislerde geçen zikir sayıları bize yalnızca kaç defa okuyacağımızı öğretmez. Aynı zamanda ibadette düzen, disiplin ve devamlılık bilinci kazandırır.
33 defa tesbih, namazdan sonra kalbi toparlar. 100 defa istiğfar, gün içinde kulun hatalarını fark etmesine vesile olur. 100 defa tevhid, iman bilincini güçlendirir. Salavat ise Peygamber Efendimiz'e bağlılığı artırır.
Bu nedenle zikir sayıları, yalnızca matematiksel tekrarlar değildir. Her biri kalbi eğiten manevî bir program gibidir.
Bölüm Sonucu
Hadislerde zikir sayılarının önemli bir yeri vardır. 33, 34, 100 gibi sayılar özellikle namaz sonrası tesbihat, yatmadan önceki zikirler, istiğfar, tehlil ve tesbihlerde karşımıza çıkar.
Ancak unutulmamalıdır ki zikirde sayı kadar mana da önemlidir. Peygamber Efendimiz'in öğrettiği sayılara uymak büyük fazilettir. Fakat kişi sayıyı tamamlamak için değil, Allah'ı bilinçle anmak için zikretmelidir.
Bir sonraki bölümde Esmâü'l-Hüsnâ zikirlerinde geçen özel sayıları, bu sayıların ebced hesabıyla ilişkisini ve "Ya Latîf 129, Ya Rezzâk 308, Ya Fettâh 489" gibi sayıların nereden geldiğini ayrıntılı şekilde ele alacağız.
Bölüm 3: Esmâü'l-Hüsnâ Zikir Sayıları Nereden Geliyor?
Dua ve zikir sayıları denildiğinde en çok merak edilen konulardan biri de Esmâü'l-Hüsnâ zikirleridir. Bugün internette ve çeşitli eserlerde sıkça şu tavsiyelerle karşılaşılır:
- Ya Latîf 129 defa okunur.
- Ya Vedûd 400 defa okunur.
- Ya Rezzâk 308 defa okunur.
- Ya Fettâh 489 defa okunur.
- Ya Şâfî 391 defa okunur.
Peki bu sayıların kaynağı nedir? Kur'an-ı Kerim'de mi yazmaktadır? Hadis-i şeriflerde mi geçmektedir? Yoksa daha sonra mı ortaya çıkmıştır?
Bu konu hakkında doğru bilgi sahibi olmak oldukça önemlidir. Çünkü birçok kişi bu sayıların doğrudan dinî emir olduğunu zannetmektedir. Oysa mesele bundan farklıdır.
Esmâü'l-Hüsnâ Nedir?
Esmâü'l-Hüsnâ, Allah Teâlâ'nın en güzel isimleri anlamına gelir. Kur'an-ı Kerim'de Allah şöyle buyurmaktadır:
"En güzel isimler Allah'ındır. O hâlde O'na o güzel isimlerle dua edin."
A'râf Suresi, 180. Ayet
Bu ayet, Allah'a isimleriyle dua etmenin meşru olduğunu açıkça göstermektedir. Nitekim Peygamber Efendimiz de Allah'ın doksan dokuz ismini haber vermiş ve bu isimlerin faziletini bildirmiştir.
"Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Kim onları öğrenir, benimser ve gereğiyle yaşarsa cennete girer."
Buhârî, Deavât 68; Müslim, Zikir 5
Ancak dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Hadiste isimlerin faziletinden bahsedilmektedir; belirli sayıların okunacağına dair bir ifade yer almamaktadır.
129, 308, 489 Gibi Sayılar Kur'an'da Geçiyor mu?
Hayır.
Kur'an-ı Kerim'de "Ya Latîf'i 129 defa okuyun", "Ya Rezzâk'ı 308 defa zikredin" şeklinde herhangi bir emir bulunmamaktadır.
Kur'an, Allah'ın isimleriyle dua edilmesini tavsiye eder; fakat her isim için özel bir sayı belirlemez.
Bu Sayılar Hadislerde Geçiyor mu?
Hayır.
Sahih hadis kaynaklarında da Esmâü'l-Hüsnâ'nın her biri için belirlenmiş özel zikir sayıları yer almamaktadır.
Peygamber Efendimiz Allah'ın isimleriyle dua etmiş, Allah'ın isimlerini zikretmiş; ancak her isim için sabit bir tekrar sayısı öğretmemiştir.
Dolayısıyla Ya Vedûd'un 400, Ya Latîf'in 129 veya Ya Fettâh'ın 489 defa okunacağı bilgisi hadislerden alınmış değildir.
O Hâlde Bu Sayılar Nereden Geliyor?
Bu sayıların büyük bölümü Ebced hesabı adı verilen eski bir hesaplama sistemine dayanmaktadır.
Ebced sistemi, Arap alfabesindeki her harfe belirli bir rakamsal değer verilmesi esasına dayanır.
İslam tarihinin özellikle tasavvuf geleneğinde bazı âlimler, Allah'ın isimlerinin ebced değerlerini esas alarak günlük zikir sayıları tavsiye etmişlerdir.
Bu tavsiyeler zamanla halk arasında yaygınlaşmış ve günümüze kadar ulaşmıştır.
Ebced Hesabı Nedir?
Ebced, Arap harflerine sayısal değer verilmesi esasına dayanan eski bir hesap sistemidir.
Örneğin:
| Harf | Değer |
|---|---|
| ا | 1 |
| ب | 2 |
| ج | 3 |
| د | 4 |
| ه | 5 |
| و | 6 |
| ز | 7 |
| ح | 8 |
| ط | 9 |
| ي | 10 |
Daha sonraki harfler ise 20, 30, 40, 50, 60, 70 şeklinde devam eder.
Ya Latîf 129 Sayısı Nasıl Hesaplanıyor?
Örnek olarak لطيف kelimesini ele alalım.
| Harf | Ebced Değeri |
|---|---|
| ل | 30 |
| ط | 9 |
| ي | 10 |
| ف | 80 |
Toplam:
30 + 9 + 10 + 80 = 129
İşte Ya Latîf zikrinin 129 defa okunmasının tavsiye edilmesinin temel sebebi budur.
Ya Rezzâk 308 Sayısı Nereden Geliyor?
Aynı yöntem diğer isimlerde de uygulanmaktadır.
الرزاق isminin ebced değeri hesaplandığında 308 sonucu elde edilir.
Tasavvuf geleneğinde bazı âlimler bu nedenle günlük 308 defa Ya Rezzâk zikrini tavsiye etmişlerdir.
Ya Fettâh 489 Sayısı Nasıl Ortaya Çıkmıştır?
Ya Fettâh isminin harfleri de aynı şekilde ebced hesabıyla hesaplanmaktadır.
Ortaya çıkan toplam değer 489'dur.
Bu nedenle birçok evrad kitabında Ya Fettâh için 489 sayısı tavsiye edilmektedir.
Bu Sayılar Dinî Emir midir?
Hayır.
İşte en önemli nokta burasıdır.
Bu sayılar Kur'an-ı Kerim'de farz olarak bildirilmemiştir.
Hadislerde de "mutlaka şu kadar okuyun" şeklinde geçmez.
Dolayısıyla bu sayılar:
- Farz değildir.
- Vacip değildir.
- Sünnet değildir.
- Dinî zorunluluk değildir.
Bunlar, bazı âlimlerin ve tasavvuf büyüklerinin tavsiye ettiği manevî uygulamalardır.
Peki Neden Tavsiye Edilmişlerdir?
Tasavvuf büyükleri, yıllar boyunca insanların manevî eğitimleriyle ilgilenmişlerdir.
Bazı isimlerin belirli sayılarda okunmasının kalbe huzur verdiğini, kişinin zikrini düzenli hâle getirdiğini ve devamlılık sağladığını gözlemlemişlerdir.
Bu nedenle ebced değerlerini esas alarak günlük zikir programları oluşturmuşlardır.
Yani burada amaç yeni bir ibadet çıkarmak değil, düzen kazandırmaktır.
Ebced Hesabı Dinin Bir Parçası mıdır?
Ebced hesabı, İslam tarihinde kullanılan eski bir hesaplama yöntemidir.
Kur'an'ın emri değildir.
İmanın şartlarından biri değildir.
Bir Müslümanın ebced bilmesi zorunlu değildir.
Ancak bazı âlimler bunu faydalı bir yardımcı yöntem olarak kullanmışlardır.
Dolayısıyla ebced hesabını reddetmek de doğru değildir; onu dinin değişmez hükmü gibi görmek de doğru değildir.
Zikir Sayısını Değiştirirsek Günah Olur mu?
Hayır.
Mesela bir kişi Ya Latîf ismini 129 yerine 100 defa okursa günaha girmez.
Veya 308 yerine 500 defa Ya Rezzâk zikrederse bu da dinen sakıncalı değildir.
Çünkü Allah'ı zikretmek sayıdan önce gelen büyük bir ibadettir.
Burada esas olan ihlas, samimiyet ve devamlılıktır.
En Büyük Yanlış Anlama
Bugün en sık yapılan yanlışlardan biri şudur:
"129 tamamlanmadı, o hâlde duam kabul olmaz."
Bu düşüncenin sağlam bir dinî dayanağı yoktur.
Allah duaları sayı sebebiyle değil; kulunun ihlasını, samimiyetini ve rahmetini dilediği şekilde kabul eder.
Elbette tavsiye edilen sayılar uygulanabilir. Ancak sayı, Allah'ın rahmetini zorunlu hâle getiren bir anahtar değildir.
Bölüm Sonucu
Esmâü'l-Hüsnâ zikirlerinde görülen 129, 308, 489 gibi sayılar doğrudan Kur'an veya hadislerden alınmış değildir.
Bunlar büyük ölçüde ebced hesabına ve tasavvuf geleneğinde oluşan tavsiyelere dayanmaktadır.
Bu sayıların amacı ibadeti kolaylaştırmak ve düzen kazandırmaktır. Ancak Müslüman bilmelidir ki Allah katında asıl değerli olan, zikrin sayısından önce kalbin ihlasıdır.
Bir sonraki bölümde çok merak edilen şu soruları cevaplayacağız:
- Tesbih kullanmak sünnet midir?
- Peygamber Efendimiz parmakla mı zikir yapardı?
- Elektronik zikirmatik kullanılır mı?
- Zikir çekerken tesbih mi yoksa parmak mı daha faziletlidir?
Bölüm 4: Tesbih Kullanmak Sünnet midir? Parmakla Zikir mi, Tesbihle Zikir mi?
Dua ve zikir denildiğinde akla ilk gelen araçlardan biri tesbihtir. Camilerde, evlerde, yolculukta hatta cep telefonlarında bulunan elektronik zikirmatikler bile artık günlük hayatın bir parçası hâline gelmiştir.
Ancak birçok Müslümanın aklında şu sorular bulunmaktadır:
- Tesbih kullanmak sünnet midir?
- Peygamber Efendimiz tesbih kullanmış mıdır?
- Parmakla zikir çekmek daha mı faziletlidir?
- Elektronik zikirmatik kullanmak caiz midir?
- Tesbih olmadan zikir yapılabilir mi?
Bu soruların cevabını Kur'an, sünnet ve İslam âlimlerinin açıklamaları doğrultusunda inceleyelim.
Peygamber Efendimiz Tesbih Kullanmış mıdır?
Bugün kullandığımız 33 veya 99 taneli tesbihlerin Peygamber Efendimiz döneminde bugünkü şekliyle kullanıldığına dair sahih bir rivayet bulunmamaktadır.
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), zikirlerini çoğunlukla parmaklarıyla saymıştır.
Bu konuda Hz. Abdullah b. Amr (radıyallahu anh) şöyle rivayet etmektedir:
"Resûlullah'ın tesbihleri sağ eliyle saydığını gördüm."
Ebû Dâvûd, Salât 361; Tirmizî, Deavât 24
Bu hadis, parmakla zikir saymanın sünnette yer aldığını göstermektedir.
Neden Parmakla Sayıyordu?
Peygamber Efendimiz'in parmaklarını kullanmasının birçok hikmeti olduğu ifade edilmiştir.
- Her zaman yanında bulunan en kolay sayma aracıdır.
- Gösterişten uzaktır.
- İnsan zikrine daha fazla odaklanabilir.
- Sünnete uygun bir uygulamadır.
Bazı âlimler ayrıca şu hadisi de delil göstermiştir:
"Parmaklar kıyamet günü konuşturulacak ve şahitlik edecektir."
Ebû Dâvûd, Salât 361
Bu nedenle birçok âlim, özellikle günlük tesbihatlarda parmak kullanmanın faziletli olduğunu ifade etmiştir.
Tesbih Kullanmak Caiz midir?
Evet.
Tesbih kullanmanın haram veya mekruh olduğuna dair sahih bir delil bulunmamaktadır.
İslam tarihinde özellikle hicrî ilk asırlardan sonra tesbih kullanımı yaygınlaşmıştır.
Birçok büyük İslam âlimi ve mutasavvıf da tesbih kullanmıştır.
Dolayısıyla tesbih kullanmak dinen caizdir.
Ancak burada önemli olan nokta şudur:
Tesbih amaç değildir; sadece saymayı kolaylaştıran bir araçtır.
Tesbih Kullanmak Bid'at mıdır?
Bu konu zaman zaman tartışılmıştır.
Bazı âlimler sünnette parmakla saymanın daha faziletli olduğunu söylemiştir.
Buna karşılık birçok büyük fakih ve muhaddis ise tesbihin sadece bir sayma aracı olduğunu, ibadetin kendisini değiştirmediğini ifade etmiştir.
Nitekim İmam Nevevî, İbn Hacer el-Askalânî ve Süyûtî gibi birçok büyük âlim tesbih kullanımını caiz görmüştür.
Dolayısıyla bugün kullanılan tesbihleri dinen yasak görmek doğru değildir.
Tesbih Olmadan Zikir Yapılır mı?
Elbette yapılır.
Aslında zikir için herhangi bir araca ihtiyaç yoktur.
Kişi yürürken,
çalışırken,
araba kullanırken,
evinde otururken,
hatta kalbinden Allah'ı anarken bile zikir hâlinde olabilir.
Çünkü zikir, kalbin Allah ile beraber olmasıdır.
Elektronik Zikirmatik Kullanılır mı?
Son yıllarda elektronik zikirmatikler oldukça yaygınlaşmıştır.
Bazıları yüzüğe takılmakta,
bazıları telefon uygulaması olarak kullanılmaktadır.
Peki bunların dinî hükmü nedir?
Çoğu çağdaş İslam âlimine göre elektronik zikirmatik kullanmak da caizdir.
Çünkü elektronik sayaç da tıpkı tesbih gibi yalnızca saymayı kolaylaştıran bir araçtır.
İbadetin özü değişmediği sürece kullanılan aracın hükmü de değişmez.
Telefon Uygulamaları ile Zikir Yapılabilir mi?
Bugün birçok kişi telefonundaki uygulamalar üzerinden zikir çekmektedir.
Bu uygulamalar kişiye:
- Günlük hedef belirleme,
- Kaldığı yerden devam etme,
- Toplam zikir sayısını takip etme
gibi kolaylıklar sağlamaktadır.
Bunların kullanılmasında dinen bir sakınca bulunmamaktadır.
Ancak dikkat edilmesi gereken nokta şudur:
Telefon, dikkati dağıtan bir araçtır.
Bildirimler, mesajlar ve sosyal medya sebebiyle kişi zikrin huzurunu kaybedebilir.
Bu nedenle mümkün olduğunca dikkat dağıtmayan bir ortam tercih edilmelidir.
Gösteriş İçin Büyük Tesbih Taşımak Doğru mudur?
İslam'da bütün ibadetlerde olduğu gibi zikirde de ihlas esastır.
Eğer bir kişi tesbihi sadece Allah rızası için kullanıyorsa bunda hiçbir sakınca yoktur.
Fakat tesbihi insanlara dindar görünmek, gösteriş yapmak veya övünmek amacıyla kullanmak doğru değildir.
Çünkü Allah Teâlâ amellerin dış görünüşünden önce niyetine bakmaktadır.
"Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz; kalplerinize ve amellerinize bakar."
Müslim, Birr 34
Parmak mı, Tesbih mi Daha Faziletlidir?
İslam âlimlerinin büyük bölümü şu dengeyi kurmuştur:
- Parmakla saymak sünnete daha uygundur.
- Tesbih kullanmak ise caizdir.
Yani kişi ister parmakla ister tesbihle zikredebilir.
Burada önemli olan sayma yöntemi değil, zikrin huşû içinde yapılmasıdır.
Asıl Tesbih Kalpte Başlar
Bazen insanlar ellerindeki tesbihle saatlerce zikir çekebilir; fakat kalpleri bambaşka yerlerde olabilir.
Diğer taraftan bir insan hiçbir tesbih kullanmadan birkaç dakika samimiyetle Allah'ı zikredebilir ve bu zikir onun hayatını değiştirebilir.
Bu nedenle büyük âlimler şöyle demiştir:
"Dilin zikri güzeldir; fakat kalbin zikri daha üstündür."
Çünkü gerçek zikir yalnızca kelimelerin tekrarı değil, kalbin Allah'a yönelmesidir.
Her Araç Faydalıdır, Yeter ki Amaç Unutulmasın
Tesbih de,
parmak da,
elektronik zikirmatik de,
telefon uygulaması da...
Bunların tamamı yalnızca birer araçtır.
Asıl hedef Allah'ı unutmamak, O'nu çokça zikretmek ve bu zikrin güzel ahlâka dönüşmesini sağlamaktır.
Bölüm Sonucu
Peygamber Efendimiz zikirlerini çoğunlukla parmaklarıyla saymıştır. Bu nedenle parmakla zikir çekmek sünnete uygun ve faziletli bir uygulamadır.
Bununla birlikte tesbih, elektronik zikirmatik veya dijital sayaç kullanmak da birçok İslam âlimi tarafından caiz görülmüştür. Çünkü bunlar ibadetin kendisi değil, sadece saymayı kolaylaştıran araçlardır.
Unutulmaması gereken en önemli gerçek ise şudur:
Allah katında değerli olan; tesbihin cinsi değil, zikrin ihlasıdır.
Bir sonraki bölümde çok merak edilen şu soruları ele alacağız:
- Zikir sayıları gerçekten bir fayda sağlar mı?
- 1000 defa okunan bir zikir neden tavsiye edilir?
- Sayıların manevî hikmeti nedir?
- Az zikir mi, çok zikir mi daha faziletlidir?
Bölüm 5: Zikir Sayılarının Hikmeti Nedir? Sayılar Gerçekten Önemli midir?
Dua ve zikir konusunda en çok sorulan sorulardan biri de şudur:
"Neden özellikle 33, 99, 100, 313 veya 1000 defa okunması tavsiye ediliyor?"
Gerçekten sayıların manevi bir etkisi var mıdır? Yoksa bunlar sadece sembolik rakamlar mıdır?
Bu sorulara cevap verebilmek için önce şunu bilmek gerekir:
İslam'da asıl olan sayı değil, Allah'ı zikretmektir.
Sayılar ise bu ibadeti düzenli hâle getiren yardımcı unsurlardır.
Kur'an Sayıdan Çok Samimiyete Vurgu Yapar
Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ birçok yerde zikri emretmiş, ancak çoğu zaman belirli rakamlar vermemiştir.
"Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin."
Ahzâb Suresi, 41. Ayet
Dikkat edilirse ayette;
- 100 defa demiyor.
- 500 defa demiyor.
- 1000 defa demiyor.
Bunun yerine "çokça" zikredin buyuruyor.
Çünkü Allah katında önemli olan yalnızca rakam değildir.
Asıl önemli olan kulun Allah'ı gerçekten hatırlamasıdır.
O Hâlde Sayılar Neden Kullanılıyor?
İnsan tabiatı gereği düzenli olmayı sever.
Bir hedef belirlemek, devamlılığı kolaylaştırır.
Mesela bir kişi:
- Bugün fırsat bulursam zikir yaparım.
dediğinde çoğu zaman zikri ihmal edebilir.
Ancak:
- Her gün 100 defa Estağfirullah okuyacağım.
şeklinde bir hedef koyduğunda bunu alışkanlık hâline getirmesi daha kolay olur.
İşte sayıların ilk hikmeti budur.
Sayılar Disiplin Kazandırır
Namazın rekâtları nasıl belli ise,
oruç nasıl belli vakitlerde tutuluyorsa,
Kur'an okumada cüz sistemi nasıl kolaylık sağlıyorsa,
zikir sayıları da kişiye disiplin kazandırır.
Örneğin günlük olarak:
- 100 istiğfar
- 100 salavat
- 100 tehlil
hedefi koyan kişi, her gün Allah ile bağını taze tutmaya gayret eder.
Az Ama Devamlı Olan Daha Hayırlıdır
İnsan bazen büyük hedefler koyabilir.
Bir gün 5000 zikir çeker.
Ertesi gün hiç çekmez.
Bir hafta sonra tamamen bırakır.
Peygamber Efendimiz ise bize farklı bir ölçü öğretmiştir.
"Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır."
Buhârî, Rikâk 18
Bu hadis, zikir hayatının temel prensiplerinden biridir.
Her gün 100 defa yapılan samimi bir zikir;
bir gün yapılıp sonra tamamen bırakılan binlerce zikirden daha faydalı olabilir.
1000 Defa Okunan Zikirlerin Hikmeti
Tasavvuf geleneğinde bazı zikirlerin 1000 defa okunması tavsiye edilmiştir.
Bu tavsiyenin amacı;
- kalbi uzun süre Allah ile meşgul etmek,
- nefsi disipline etmek,
- dünyevî düşüncelerden uzaklaşmaktır.
Yani burada sihirli olan sayı değildir.
Asıl değişimi sağlayan şey, kişinin yaklaşık bir saat boyunca yalnızca Allah'ı anmasıdır.
Kalp bu süreçte yavaş yavaş dünya meşguliyetinden uzaklaşır.
Bir Zikir Az Sayıda Okunursa Kabul Olmaz mı?
Hayır.
Bu düşüncenin Kur'an ve sahih sünnette açık bir dayanağı bulunmamaktadır.
Mesela bir kişi:
Ya Vedûd'u 400 yerine 250 defa okursa,
Ya Latîf'i 129 yerine 100 defa zikrederse,
duası boşa gitmiş olmaz.
Çünkü Allah sayı eksik diye kulunun duasını reddetmez.
Allah Teâlâ kulunun kalbine, samimiyetine ve ihlasına bakar.
Sayılar Psikolojik Olarak da Fayda Sağlar mı?
Evet.
Modern psikoloji açısından bakıldığında düzenli tekrarlar insan zihnini sakinleştirebilir.
Nefes düzenlenir.
Dikkat tek noktaya yönelir.
Stres azalabilir.
Fakat Müslüman açısından zikrin asıl gayesi psikolojik rahatlama değildir.
Asıl hedef Allah'ın rızasını kazanmaktır.
Kalpte oluşan huzur ise bunun güzel sonuçlarından biridir.
Zikir Bir Yarış Değildir
Bazen insanlar:
- Ben bugün 10 bin zikir çektim.
- Ben 20 bin salavat okudum.
- Ben 50 bin istiğfar yaptım.
şeklinde konuşabilmektedir.
Oysa zikir bir yarış değildir.
Amaç başkalarını geçmek değildir.
Amaç Allah'a yaklaşmaktır.
Bu nedenle yapılan zikirlerle övünmek doğru değildir.
Kalp Yoksa Sayının Bir Anlamı Kalmaz
Bir insan düşünmeden 1000 defa tesbih çekebilir.
Diğer taraftan biri sadece birkaç dakika:
"Estağfirullah..."
derken gerçekten gözyaşı dökebilir.
Allah katında hangisinin daha kıymetli olduğunu yalnızca Allah bilir.
Bu nedenle büyük âlimler şu sözü sıkça tekrar etmişlerdir:
"Dilin zikri başlangıçtır; kalbin zikri ise kemaldir."
Her Gün Yapılabilecek Güzel Bir Zikir Programı
Peygamber Efendimiz'in sünneti ve âlimlerin tavsiyeleri dikkate alınarak şu şekilde dengeli bir günlük program oluşturulabilir:
- 100 defa Estağfirullah
- 100 defa Salavat-ı Şerife
- 100 defa Sübhanallahi ve bihamdihî
- Farz namazlardan sonra 33'lü tesbihat
- Sabah ve akşam Kur'an okumak
- Gün içerisinde sık sık "Lâ ilâhe illallah" zikri
Bu program kişinin hem sünnette yer alan zikirleri uygulamasına hem de günlük manevi hayatını canlı tutmasına yardımcı olabilir.
En Güzel Zikir Hangisidir?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur.
Kur'an okumak,
istiğfar etmek,
salavat getirmek,
tesbih etmek,
tehlil çekmek...
Bunların tamamı faziletli zikirlere dahildir.
Önemli olan bunları hayatın bir parçası hâline getirebilmektir.
Bölüm Sonucu
Zikir sayılarının amacı Allah'ın rahmetini zorunlu hâle getirmek değildir.
Bu sayılar, Müslümanın düzenli ibadet etmesine yardımcı olan birer eğitim yöntemidir.
Allah katında en değerli zikir; ihlasla yapılan, kalbi değiştiren ve güzel ahlâka dönüşen zikirdir.
Bir sonraki bölümde internette en çok aranan sorulardan biri olan "Zikir çekerken sayı şart mıdır? Eksik kalırsa ne olur? Kaldığımız yerden devam edebilir miyiz?" gibi konuları ayrıntılı şekilde ele alacağız.
Bölüm 6: Zikir Çekerken Sayı Şart mıdır? Eksik Kalırsa Ne Olur?
Dua ve zikir konusunda en fazla yanlış anlaşılan meselelerden biri de sayı konusudur. Özellikle internet ortamında bazen şu ifadelerle karşılaşılmaktadır:
- "129'u tamamlarsan duan kabul olur."
- "400 yerine 399 çekersen tesiri olmaz."
- "Yanlış sayarsan baştan başlamalısın."
- "Eksik çekilen zikir kabul edilmez."
Bu tür ifadeler birçok Müslümanın zihninde gereksiz endişelere sebep olabilmektedir. Oysa Kur'an-ı Kerim'e ve sahih sünnete baktığımızda Allah'ın kullarından istediği şeyin öncelikle samimiyet ve ihlas olduğu görülmektedir.
Allah Sayıya mı, Kalbe mi Bakar?
Kur'an-ı Kerim boyunca Allah Teâlâ'nın kullarından istediği en önemli şey ihlastır.
Bir ibadetin değeri yalnızca dış görünüşüyle değil, niyetiyle de ölçülmektedir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Ameller ancak niyetlere göredir."
Buhârî, Bed'ü'l-Vahy 1; Müslim, İmâre 155
Bu hadis yalnızca namaz ve oruç için değil; dua ve zikir için de büyük bir ölçüdür.
Bir kişi binlerce defa zikir çekebilir. Ancak bunu gösteriş için yapıyorsa sevabı azalabilir.
Diğer taraftan bir kişi az zikir çekmesine rağmen bütün kalbiyle Allah'a yönelmişse bu zikir çok daha kıymetli olabilir.
Eksik Sayıda Zikir Çekmek Günah mıdır?
Hayır.
Kur'an-ı Kerim'de veya sahih hadislerde;
"Zikri eksik bırakan günaha girer."
şeklinde bir hüküm bulunmamaktadır.
Örneğin kişi Ya Latîf zikrini 129 yerine 100 defa okursa günah işlemiş olmaz.
Ya Vedûd'u 400 yerine 250 defa okursa da Allah'ın zikrini terk etmiş sayılmaz.
Çünkü Allah'ı anmanın kendisi zaten büyük bir ibadettir.
Yanlış Sayarsak Baştan mı Başlamalıyız?
Hayır.
Bu da halk arasında yaygın olan yanlış inanışlardan biridir.
Zikir sırasında dalgınlık olabilir.
İnsan sayıyı şaşırabilir.
Tekrar etmek zorunda değildir.
Tahmin ettiği yerden devam edebilir veya uygun görürse yeniden başlayabilir.
Bu tamamen kişinin tercihidir.
Allah Teâlâ kullarını zorlamak istemez.
"Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez."
Bakara Suresi, 185. Ayet
Zikir Çekerken Sayıyı Takıntı Hâline Getirmek Doğru mudur?
Hayır.
Bu durum zamanla ibadetin ruhunu zedeleyebilir.
Bazı insanlar sürekli:
- Acaba 97 miydi?
- 98 mi oldu?
- Yanlış mı saydım?
- Tekrar mı başlayayım?
şeklinde endişe yaşamaktadır.
Bu düşünceler zamanla vesveseye dönüşebilir.
Oysa Allah kullarına güçlük değil kolaylık murat etmektedir.
Zikir insanı huzura ulaştırmalıdır; strese değil.
Sayı mı Önemli, Devamlılık mı?
Peygamber Efendimiz'in sünnetine baktığımızda devamlılığın daha çok öne çıktığını görürüz.
"Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır."
Buhârî, Rikâk 18; Müslim, Salâtü'l-Müsâfirîn 218
Bu hadis bize önemli bir ölçü vermektedir.
Bir gün 10.000 zikir çekmek yerine her gün düzenli olarak 100 zikir yapmak çoğu zaman daha faydalıdır.
Çünkü ibadette süreklilik kalbi eğitir.
Zikir Bir Matematik İşlemi Değildir
Bazen insanlar zikirleri adeta matematik hesabına dönüştürebilmektedir.
Oysa zikir bir formül değildir.
Allah ile kul arasındaki manevî bağdır.
Sayılar bu bağı kolaylaştıran araçlardır.
Asıl tesir ise Allah'ın dilemesiyle gerçekleşir.
Hiçbir sayı tek başına mucize oluşturmaz.
Şifayı veren de,
rızkı artıran da,
sıkıntıyı gideren de yalnızca Allah Teâlâ'dır.
"Şu Sayıda Okursan Kesin Şu Olur" Demek Doğru mudur?
Bu konuda çok dikkatli olunmalıdır.
Eğer bir sayı veya fazilet sahih hadisle sabitse bunu söylemekte sakınca yoktur.
Ancak hadislerde bulunmayan bir sayı için;
"Kesin şu olur."
"Mutlaka şu gerçekleşir."
şeklinde kesin ifadeler kullanmak doğru değildir.
Çünkü gaybı yalnızca Allah bilir.
Allah duaları dilediği şekilde kabul eder.
Kimi zaman hemen,
kimi zaman daha sonra,
kimi zaman ise kulu için daha hayırlısını verir.
Zikir Sayıları Bir Vesiledir
İslam âlimleri zikir sayılarını amaç olarak değil, vesile olarak değerlendirmiştir.
Yani kişi:
- 129 defa Ya Latîf,
- 308 defa Ya Rezzâk,
- 489 defa Ya Fettâh
okurken sayının kendisinden değil, Allah'ın lütfundan medet ummalıdır.
Çünkü kulu kurtaran sayı değil, Allah'ın rahmetidir.
Zikirde En Büyük Hata
Belki de en büyük hata, Allah'ı unutup yalnızca rakamlarla meşgul olmaktır.
Dil zikir çekerken kalp başka yerlerde dolaşıyorsa, sayı tamamlanmış olsa bile zikrin ruhu eksik kalabilir.
Bu yüzden büyük mutasavvıflar şöyle demiştir:
"Dil zikre alışınca sıra kalbin zikrine gelir."
Gerçek hedef, dilin söylediğini kalbin de hissetmesidir.
Bölüm Sonucu
Zikir sayıları İslam geleneğinde önemli bir yere sahip olsa da bunlar ibadetin özü değildir. Sayılar düzen sağlar, devamlılık kazandırır ve disiplin oluşturur. Ancak Allah katında makbul olan; ihlasla yapılan, bilinçli ve samimi zikirdir.
Bir sonraki bölümde çok merak edilen şu konuları ele alacağız:
- Zikirlerin faziletleri hakkında uydurma rivayetler nasıl anlaşılır?
- İnternette dolaşan zikir tavsiyelerinin hangileri güvenilirdir?
- Bir zikir veya duanın kaynağı nasıl araştırılır?
- Müslüman doğru bilgiye nasıl ulaşmalıdır?
Bölüm 7: Zikirler Hakkındaki Yanlış Bilgiler ve Güvenilir Kaynaklar
İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte dua ve zikir konusunda milyonlarca içerik yayınlanmaktadır. Ne yazık ki bu içeriklerin tamamı güvenilir değildir. Özellikle sosyal medya platformlarında ve mesajlaşma uygulamalarında sıkça şu tür ifadelerle karşılaşılmaktadır:
- "Bu zikri 313 defa okuyan aynı gün muradına kavuşur."
- "Bunu 1000 kişiye göndermezsen bereketin kesilir."
- "Bu duayı 7 defa okuyanın bütün borçları silinir."
- "Şu esmayı 41 defa okuyanın bütün dilekleri kabul olur."
Bu tür ifadeler çoğu zaman herhangi bir ayete veya sahih hadise dayanmaz. Müslüman, ibadet konusunda duyduğu her bilgiyi araştırmalı ve güvenilir kaynaklardan öğrenmelidir.
Her Paylaşılan Dua ve Zikir Doğru mudur?
Hayır.
İslam'da bir ibadetin fazileti hakkında konuşabilmek için sağlam delillere ihtiyaç vardır.
Bir duanın güzel olması başka şeydir; Peygamber Efendimiz tarafından tavsiye edilmiş olması başka şeydir.
Aynı şekilde bir zikrin Allah'ı anmak olması sevaptır; fakat o zikir hakkında "kesin şu kadar sevap kazandırır" demek için mutlaka güvenilir bir rivayet gerekir.
Hadis Uydurmanın Tehlikesi
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kendi adına yalan söz söylenmesi konusunda ümmetini ciddi şekilde uyarmıştır.
"Kim benim adıma kasten yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın."
Buhârî, İlim 38; Müslim, Mukaddime 3
Bu nedenle hadis diye aktarılan her söz doğru kabul edilmemelidir.
Özellikle internette kaynağı belirtilmeyen veya "çok güçlü dua", "kesin sonuç veren zikir" gibi ifadelerle sunulan içeriklere temkinli yaklaşmak gerekir.
Bir Duanın Kaynağı Nasıl Araştırılır?
Bir dua veya zikrin güvenilir olup olmadığını anlamak için şu sorular sorulmalıdır:
- Kur'an-ı Kerim'de geçiyor mu?
- Sahih hadis kaynaklarında yer alıyor mu?
- Kaynak olarak Buhârî, Müslim, Tirmizî, Ebû Dâvûd gibi eserler belirtilmiş mi?
- Yoksa sadece "denenmiştir" denilerek mi paylaşılmış?
Kaynağı açıkça belirtilmeyen bilgiler ihtiyatla değerlendirilmelidir.
Denenmiş Dua ile Dinî Hüküm Aynı Şey Değildir
Tasavvuf geleneğinde bazı âlimler, uzun yıllar boyunca belirli zikirleri düzenli şekilde okuyarak manevi faydalarını tecrübe ettiklerini aktarmışlardır.
Bu tür tecrübeler kıymetlidir.
Ancak bunlar Kur'an ayeti veya hadis hükmü yerine geçmez.
Örneğin bir âlim:
"Ben Ya Latîf ismini her gün 129 defa okumaya devam ettim ve büyük kolaylıklar gördüm."
diyebilir.
Bu kişisel bir tecrübedir.
Bunu:
"Kim 129 defa okursa kesin şu olur."
şeklinde dinî hükme dönüştürmek doğru değildir.
Zikirde En Güvenilir Ölçü
Bir Müslüman için en güvenilir zikirler şunlardır:
- Kur'an'da geçen dualar
- Peygamber Efendimiz'in yaptığı dualar
- Namaz sonrası sünnet tesbihatı
- Sabah ve akşam zikirleri
- Estağfirullah
- Sübhanallah
- Elhamdülillah
- Allahu Ekber
- Lâ ilâhe illallah
- Salavat-ı Şerife
Bunların tamamı sahih kaynaklarla desteklenen, bütün Müslümanların güvenle okuyabileceği zikirlere örnektir.
Allah Sayılardan Değil, Samimiyetten Razı Olur
Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ'nın kullarına yakın olduğu sık sık vurgulanmaktadır.
"Kullarım sana Beni sorarlarsa bilsinler ki Ben çok yakınım. Bana dua edenin duasına cevap veririm."
Bakara Suresi, 186. Ayet
Bu ayette dikkat edilirse herhangi bir sayı şartı bulunmamaktadır.
Allah Teâlâ, samimiyetle kendisine yönelen kullarının duasını işittiğini bildirmektedir.
Dua Bir Kalıp Değildir
Bazı insanlar yalnızca Arapça duaların kabul olacağını zannetmektedir.
Oysa kişi kendi diliyle de Rabbine yalvarabilir.
Çünkü Allah bütün dilleri bilir.
Kalpten gelen samimi bir dua, ezberlenmiş fakat hissedilmeden okunan uzun metinlerden daha kıymetli olabilir.
En Büyük Yanlışlardan Biri
İnsan bazen yalnızca sayı tamamlamaya odaklanır.
100 oldu mu?
129 bitti mi?
313 tamamlandı mı?
Derken Allah'ı düşünmeyi unutabilir.
Oysa zikir, rakamları tamamlamak için değil; Allah'ı hatırlamak içindir.
Sayılar araçtır.
Allah ise gayedir.
Bu Rehberden Çıkarılması Gereken En Önemli Ders
Dua ve zikir konusunda her duyulan bilgi doğru kabul edilmemelidir.
Kur'an ve sahih sünnet temel ölçümüz olmalıdır.
Âlimlerin tavsiyelerine saygı duyulmalı; ancak bunların dinî zorunluluk olmadığı da bilinmelidir.
İbadetlerde ihlas, samimiyet ve devamlılık; rakamlardan çok daha değerlidir.
Bölüm Sonucu
Müslüman, dua ve zikir konusunda güvenilir kaynaklara yönelmeli, kaynağı belli olmayan rivayetleri sorgulamalıdır. Allah'a yönelirken sayıların değil, kalbin ve niyetin belirleyici olduğunu unutmamalıdır.
Bir sonraki ve son bölümde ise bu rehberi özetleyecek; günlük uygulanabilecek örnek bir dua ve zikir programı, sık sorulan sorular ve genel değerlendirmelerle makaleyi tamamlayacağız.
Bölüm 8: Sonuç, Günlük Zikir Programı ve Sık Sorulan Sorular
Bu rehber boyunca dua ve zikirlerin İslam'daki yerini, hadislerde geçen zikir sayılarını, Esmâü'l-Hüsnâ'nın ebced değerlerini, tesbih kullanmanın hükmünü ve zikir sayıları hakkında toplumda yaygın olarak bilinen doğru ve yanlış bilgileri ayrıntılı şekilde ele aldık.
Görüldüğü gibi İslam'da zikir, yalnızca belirli kelimeleri tekrar etmek değildir. Zikir; Allah'ı hatırlamak, O'na yönelmek, kalbi gafletten uyandırmak ve hayatın her anında Rabbini unutmamaktır.
Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
"Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin."
Ahzâb Suresi, 41. Ayet
Bu ayet bize önemli bir ölçü vermektedir. Allah, kullarından kendisini çokça anmalarını istemektedir. Fakat bunun için tek bir sayı belirlememiştir. Çünkü zikir, yalnızca rakamlardan oluşan bir ibadet değildir.
Dua ve Zikirde En Önemli Beş Esas
Bu uzun rehberin sonunda şu beş temel ilkeyi unutmamak gerekir:
1. İhlas
Yapılan her dua ve zikrin temelinde Allah rızası bulunmalıdır.
Gösteriş, övünme veya insanlar tarafından takdir edilme arzusu ibadetin bereketini azaltabilir.
2. Devamlılık
Peygamber Efendimiz'in tavsiye ettiği gibi az da olsa devamlı yapılan zikirler daha faziletlidir.
3. Anlayarak Okumak
Okunan zikirlerin anlamını bilmek, kalbin de zikre ortak olmasını sağlar.
Örneğin:
- Sübhanallah derken Allah'ın her türlü eksiklikten uzak olduğunu,
- Elhamdülillah derken bütün nimetlerin O'ndan geldiğini,
- Estağfirullah derken gerçekten bağışlanma istediğimizi düşünmeliyiz.
4. Sabır
Dua ettikten sonra hemen sonuç beklemek doğru değildir.
Allah duaları dilediği zamanda, dilediği şekilde ve kulu için en hayırlı olan biçimde kabul eder.
5. Güvenilir Kaynaklara Bağlı Kalmak
Kur'an-ı Kerim ve sahih hadisler, dua ve zikir konusunda en güvenilir kaynaklarımızdır.
Bunların dışında kalan bilgiler araştırılarak ve ihtiyatla değerlendirilmelidir.
Örnek Günlük Dua ve Zikir Programı
Her Müslümanın şartları farklıdır. Ancak düzenli bir manevi hayat için aşağıdaki gibi sade bir program uygulanabilir:
Sabah
- 100 defa Estağfirullah
- 100 defa Salavat-ı Şerife
- 100 defa Sübhanallahi ve bihamdihî
- Kur'an-ı Kerim'den en az birkaç sayfa okumak
Farz Namazlardan Sonra
- 33 defa Sübhanallah
- 33 defa Elhamdülillah
- 33 defa Allahu Ekber
- Sonunda tehlil duası
Akşam
- 100 defa Lâ ilâhe illallah
- 100 defa Salavat
- 100 defa Estağfirullah
Yatmadan Önce
- 33 defa Sübhanallah
- 33 defa Elhamdülillah
- 34 defa Allahu Ekber
- Ayetü'l-Kürsî okumak
- İhlâs, Felak ve Nâs surelerini okumak
Bu program yalnızca örnek niteliğindedir. Kişi kendi imkânına ve zamanına göre artırabilir veya azaltabilir.
Sık Sorulan Sorular
Zikir Sayısını Tamamlayamazsam Günah Olur mu?
Hayır. Sayılar düzen sağlamak için tavsiye edilmiştir. Eksik kalması kişiyi günahkâr yapmaz.
Parmakla mı Tesbihle mi Zikir Yapmalıyım?
Parmakla zikir çekmek sünnette yer almaktadır. Tesbih kullanmak ise birçok âlim tarafından caiz görülmüştür.
Elektronik Zikirmatik Kullanılabilir mi?
Evet. Saymayı kolaylaştırdığı sürece kullanılabilir. Ancak asıl amaç Allah'ı zikretmek olmalıdır.
Esmâü'l-Hüsnâ Sayıları Mecburî midir?
Hayır. Ebced değerlerine göre tavsiye edilen sayılar dinî zorunluluk değildir. Bunlar bazı âlimlerin tavsiyeleridir.
Zikir İçin Abdestli Olmak Şart mıdır?
Kur'an okumak dışında genel olarak Allah'ı zikretmek için abdest şart değildir. Ancak abdestli olmak daha faziletli kabul edilmiştir.
Türkçe Dua Etmek Caiz midir?
Evet. Kişi Allah'a kendi diliyle de dua edebilir. Çünkü Allah bütün dilleri bilir ve kullarının kalplerinden geçenleri de eksiksiz işitir.
Dua ve Zikir Hayat Boyu Devam Eden Bir Yolculuktur
Dua ve zikir belirli dönemlerde yapılan ibadetler değildir. Mümin doğduğu günden son nefesine kadar Allah'ı anmaya devam eder.
Sevinirken şükreder.
Üzülünce dua eder.
Hata yaptığında istiğfar eder.
Başarı elde ettiğinde hamd eder.
İşte gerçek zikir hayatın tamamını Allah ile yaşamaktır.
Son Söz
Bu rehberde anlatılan bütün bilgiler bize şu gerçeği göstermektedir:
Zikirde asıl olan sayı değil, Allah'ı unutmamaktır.
33 de okunabilir...
100 de okunabilir...
1000 de okunabilir...
Fakat bütün bunların üzerinde olan şey; ihlasla, huşû ile ve samimiyetle Allah'a yönelmektir.
Rabbimiz bizleri dilleri zikreden, kalpleri huzur bulan, duaları kabul edilen kullarından eylesin.
Kalplerimizi Kur'an ile nurlandırsın, zikir ile diriltsin ve bizleri kendisini çokça anan salih kulları arasına dahil eylesin.
Âmin.
Not: Bu makalede yer alan hadislerde bildirilen zikir sayıları sahih kaynaklara dayanmaktadır. Esmâü'l-Hüsnâ için belirtilen ebced sayıları ise Kur'an veya hadis kaynaklı olmayıp, İslam geleneğinde bazı âlimler tarafından tavsiye edilen uygulamalardır. Müslüman için en önemli ölçü; Kur'an-ı Kerim, sahih sünnet, ihlas ve Allah'ın rızasını gözeterek yapılan samimi dua ve zikirdir.
İlgili Makaleler
- Tesbih Kullanmak Sünnet mi?
- Namaz Sonrası Tesibatın Önemi
- Elektronik Zikirmatik Caiz mi?
- Esmaül Hüsna Zikirleri Sayıları
- Ebced Hesabı Nedir?
İslam, dua, zikir, Kur'an-ı Kerim mealleri ve diğer İslami içerikler hakkında daha fazla bilgiye DuaSitesi.com.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.