Bir Şeyin Olması İçin Dua | DuaSitesi
Hayatımız boyunca gerçekleşmesini çok istediğimiz nice hayallerimiz olur. Kimimiz hayırlı bir eş ister, kimimiz sağlık, kimimiz helâl rızık, kimimiz evlat, kimimiz iş, kimimiz de yıllardır beklediği güzel bir haberi... Böyle zamanlarda eller semaya açılır ve gönülden şu cümle dökülür:
"Allah'ım, ne olur bu istediğim şeyi bana nasip et."
Dua etmek, Allah'a iman eden bir Müslümanın en güzel ibadetlerinden biridir. Çünkü dua; kulun acizliğini kabul etmesi, her şeyin sahibinin yalnızca Allah olduğunu bilmesi ve bütün ümidini Rabbine bağlamasıdır.
Ancak burada unutulmaması gereken çok önemli bir hakikat vardır:
Bir şeyi çok istememiz, onun bizim için mutlaka hayırlı olduğu anlamına gelmez.
İnsan sınırlı bir bilgiye sahiptir. Bugün çok istediğimiz bir şey, belki de yarın bizi üzecek bir imtihanın başlangıcı olabilir. Aynı şekilde bugün istemediğimiz bir olay ise yıllar sonra dönüp baktığımızda hayatımızın en büyük hayrı hâline gelebilir.
İşte Rabbimiz, bizim göremediğimizi gördüğü için Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:
"Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır; hoşunuza giden bir şey de sizin için şer olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz."
(Bakara Suresi, 216. Ayet)
Bu ayet, müminin hayatına yön veren en büyük ölçülerden biridir.
Biz bazen yalnızca bugünü görürüz.
Allah Teâlâ ise geçmişi de bilir, bugünü de bilir, geleceği de bilir.
Biz olayların görünen kısmına bakarız.
Allah ise sonuçlarını, hikmetlerini ve bize neler kazandıracağını da bilir.
İşte bu yüzden dua ederken yalnızca istemek değil, aynı zamanda Allah'ın takdirine razı olmak da imanın önemli bir parçasıdır.
Allah Dualara Nasıl Karşılık Verir?
İnsan dua ettiğinde bazen hemen kabul olmasını ister. Beklediği şey gerçekleşmeyince de "Acaba duam kabul olmadı mı?" diye üzülmeye başlayabilir.
Oysa mümin bilir ki Allah Teâlâ hiçbir samimi duayı karşılıksız bırakmaz.
Ancak Allah'ın kabul şekli, bizim düşündüğümüzden farklı olabilir.
İslam âlimlerinin de ifade ettiği gibi kulun duasına Allah Teâlâ hikmeti gereği farklı şekillerde karşılık verebilir:
1. İstenen Şeyi Verir
Kul bir şey ister.
Eğer istediği şey kendisi için hayırlıysa Allah onu uygun zamanda nasip eder.
Belki hemen...
Belki aylar sonra...
Belki yıllar sonra...
Ama zamanı geldiğinde en hayırlı şekilde verir.
2. Daha Büyük Bir Zarardan Korur
Kul bir şeyi çok ister.
Fakat Allah bilir ki o istek gerçekleşirse kulunun dünya veya ahireti zarar görecektir.
Bu yüzden duasını o şekilde kabul etmez.
İlk bakışta bu durum insana üzücü gelebilir.
Fakat yıllar sonra birçok insan şu cümleyi kurmuştur:
"İyi ki olmamış..."
Çünkü Rabbimiz kulunu, kulunun kendisinden bile daha çok düşünmektedir.
3. Daha Hayırlısını Nasip Eder
Bazen Allah Teâlâ kulunun istediğini vermez.
Çünkü ona çok daha güzelini hazırlamaktadır.
İnsan bir kapının kapanmasına üzülürken Allah başka bir kapıyı açmaktadır.
Bir iş olmaz...
Ama daha hayırlı bir iş nasip olur.
Bir evlilik gerçekleşmez...
Ama yıllar sonra çok daha huzurlu bir yuva kurulur.
Bir kazanç kapısı kapanır...
Fakat Allah hiç beklenmeyen başka bir bereket kapısı açar.
İşte müminin tevekkülü tam burada ortaya çıkar.
O bilir ki;
Allah geciktiriyorsa bir hikmeti vardır...
Vermiyorsa bir rahmeti vardır...
Nasip ediyorsa da bunda mutlaka bir hayır vardır.
Bu nedenle dua ederken yalnızca sonucu değil, Allah'ın bizim hakkımızda takdir edeceği en hayırlı sonucu istemek gerekir. Çünkü biz isteriz, fakat en doğrusunu yalnızca Rabbimiz bilir.
Dua Ederken Asıl İstememiz Gereken Nedir?
Bir Müslüman elbette Allah'tan isteyecektir. Çünkü istemek kulluğun gereğidir. Hatta Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Allah'tan istemeyi teşvik etmiş, kulun Rabbine yönelmesini ibadet olarak görmüştür.
Ancak dua ederken gözden kaçırmamamız gereken önemli bir nokta vardır.
Biz Allah'a neyi istediğimizi söyleyebiliriz; fakat bizim için en hayırlısının ne olduğunu bilemeyiz.
İşte bu yüzden dua ederken yalnızca:
"Allah'ım bunu bana ver."
demek yerine;
"Allah'ım, bu benim hakkımda hayırlıysa bana kolaylıkla nasip et. Eğer benim için hayırlı değilse gönlümü ondan çevir ve bana daha hayırlısını ihsan eyle."
şeklinde dua etmek, teslimiyetin ve tevekkülün en güzel örneklerinden biridir.
Allah Kulunu Kendisinden Daha İyi Tanır
İnsan bazen yalnızca duygularıyla hareket eder.
Bir işi çok ister.
Bir insanı çok sever.
Bir makamı çok arzular.
Bir kazancı elde etmeyi hayatının en büyük hedefi hâline getirir.
Fakat bütün bunların sonunda kendisini nelerin beklediğini bilemez.
Allah Teâlâ ise kulunun geçmişini de bilir, bugününü de bilir, geleceğini de bilir.
İşte bu yüzden bazen kabul olmadığını sandığımız dualar, aslında Allah'ın bize olan merhametidir.
Belki istediğimiz iş bizi harama sürükleyecekti.
Belki evlenmek istediğimiz kişi bizi Rabbimizden uzaklaştıracaktı.
Belki elde etmek istediğimiz mal bizi kibir ve gaflete düşürecekti.
Biz bunları göremeyiz.
Fakat Rabbimiz görür.
İşte gerçek iman, Allah'ın hükmünün bizim isteğimizden daha hayırlı olduğuna güvenebilmektir.
Duanın Kabulü Sadece İstediğimiz Şeyin Gerçekleşmesi Demek Değildir
Toplumda yaygın olan yanlış düşüncelerden biri de şudur:
"Eğer istediğim olmadıysa demek ki duam kabul olmadı."
Oysa bu doğru değildir.
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
"Yeryüzünde Allah'a dua eden hiçbir Müslüman yoktur ki, günah istemediği ve akrabalık bağını koparmadığı sürece Allah ona duasının karşılığını vermesin. Ya istediğini verir, ya onu ahiret için saklar ya da istediği kadar bir kötülüğü ondan uzaklaştırır."
(Tirmizî, Deavât, 145)
Bu hadis-i şerif bize çok büyük bir hakikati öğretmektedir.
Hiçbir samimi dua boşa gitmez.
Belki dünyada karşılığını görürüz.
Belki fark etmediğimiz bir musibet bizden uzaklaştırılır.
Belki de Rabbimiz o duanın sevabını ahirette bize öyle büyük bir mükâfat olarak verir ki, kişi o gün:
"Keşke dünyadayken hiçbir duam hemen kabul edilmeseydi de hepsi bugün karşıma çıksaydı."
diyecek kadar büyük nimetlerle karşılaşır.
Sabretmek de Duanın Bir Parçasıdır
Dua ettikten sonra hemen sonuç beklemek yerine sabretmek gerekir.
Çünkü Allah Teâlâ her şeyi en doğru zamanda gerçekleştirir.
Bir tohum toprağa ekildiği gün meyve vermez.
Önce toprağın altında görünmeden büyür.
Sonra filizlenir.
Ardından ağaç olur.
En sonunda meyvesini verir.
Dualar da böyledir.
Biz yalnızca beklediğimiz zamanı biliriz.
Allah ise en doğru zamanı bilir.
Bu nedenle dua eden mümin acele etmez.
Hem dua eder...
Hem çalışır...
Hem sebeplere sarılır...
Hem de sonucu Allah'a bırakır.
İşte tevekkül tam olarak budur.
Bir Şeyin Olması İçin Edilebilecek Dualar
Kur'an-ı Kerim'de ve Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) öğrettiği birçok dua bulunmaktadır. Bir mümin, dünya veya ahiret adına hayırlı gördüğü her konuda bu dualarla Rabbine yalvarabilir.
1. Rabbena Âtinâ Duası
Okunuşu:
Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhireti haseneten ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı:
"Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru."
2. Hz. Yunus'un Duası
Okunuşu:
Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minez-zâlimîn.
Anlamı:
"Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni bütün eksikliklerden tenzih ederim. Gerçekten ben kendime zulmedenlerden oldum."
Bu dua, sıkıntı anlarında okunabilecek en faziletli dualardan biridir. Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ, Hz. Yunus'un bu duasını kabul ettiğini bildirmektedir.
3. Rabbi Yessir Duası
Okunuşu:
Rabbi yessir ve lâ tüassir Rabbi temmim bil-hayr.
Anlamı:
"Rabbim! İşimi kolaylaştır, zorlaştırma ve onu hayırla tamamlamayı nasip eyle."
Yeni bir işe başlarken, sınava girerken, önemli bir karar öncesinde bu dua sıkça okunmaktadır.
Dua Ettikten Sonra Ne Yapmalıyız?
Dua etmek, sebepleri terk etmek anlamına gelmez.
Bir öğrenci sınavı kazanmak için dua eder; ardından dersine çalışır.
Bir insan helâl rızık ister; ardından çalışır ve emek verir.
Bir kimse hayırlı bir evlilik ister; ardından güzel ahlakıyla, duasıyla ve gayretiyle üzerine düşeni yapar.
Çünkü İslam'da dua ile gayret birbirinden ayrılmaz.
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de hayatı boyunca hem dua etmiş hem de sebeplere sarılmıştır.
Bir şeyin olması için dua etmek son derece güzeldir. Çünkü dua, kulun Rabbine olan güveninin, sevgisinin ve teslimiyetinin en güzel göstergelerinden biridir.
Fakat mümin bilir ki Allah Teâlâ yalnızca isteyen değil; aynı zamanda kulları için en hayırlısını takdir edendir.
Bu yüzden dualarımızı ederken yalnızca istediğimiz şeyi değil, o şeyin hakkımızda hayırlı olmasını da istemeliyiz.
"Allah'ım...
Kalbimde taşıdığım bu isteği Sen biliyorsun.
Eğer benim dünya ve ahiretim için hayırlıysa bana kolaylıkla nasip eyle.
Eğer hayırlı değilse gönlümü ondan çevir ve bana razı olacağım daha hayırlısını ihsan eyle.
Beni Senin takdirine razı olan kullarından eyle.
Âmin."
Unutmayalım ki bazen Allah'ın vermediği şey de en büyük lütfudur. Çünkü biz bugünü görürüz, Rabbimiz ise bütün ömrümüzü ve ahiretimizi bilir. Gerçek huzur; yalnızca istediğimize kavuşmakta değil, Allah'ın bizim için seçtiğine güvenebilmektedir.
İlgili Yazılar
- Huzur Veren Dua Sözleri
- Dua ve Zikir Sayılarının Önemi
- Salavat-ı Şerife Nedir?
- İnşirah Suresi Okunuşu ve Anlamı
- Ya Fettah (Hayır Kapılarını Açan) Zikir ve Duası
Dilek, dua, zikir, Kur'an-ı Kerim mealleri ve diğer İslami içerikler hakkında daha fazla bilgiye DuaSitesi.com.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.