Hizb-i Seyyid Ebü’l-Ferec Ahmed el-Bedevî (k.s.)

Bu sayfada yer alan dua metni, İslâm tasavvuf tarihinin büyük velîlerinden Seyyid Ebü’l-Ferec Ahmed el-Bedevî (kuddise sirruhû) hazretlerine nispet edilen Hizb (vird)lerden biridir.

Ahmed el-Bedevî (k.s.) Kimdir?

Seyyid Ahmed el-Bedevî, hicrî 596 (milâdî 1200) yılında Fas’ın Fez şehrinde dünyaya gelmiştir. Nesebi, Hz. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’e dayanır. Genç yaşlarından itibaren ilim, zühd, riyâzet ve ibadetle meşgul olmuş; hayatını Allah’a yakınlık ve kulluk şuurunu derinleştirmeye adamıştır.

Hayatının ilerleyen dönemlerinde Mısır’a yerleşmiş ve ömrünün büyük kısmını Tantâ şehrinde geçirmiştir. Burada irşad faaliyetlerinde bulunmuş, pek çok talebe yetiştirmiş ve yaşadığı dönemde takvâsı, teslimiyeti ve mânevî tesiriyle tanınmıştır.

Ahmed el-Bedevî (k.s.), hicrî 675 (milâdî 1276) yılında vefat etmiştir. Kabri, bugün de ziyaret edilen ve manevî merkez kabul edilen müstesna mekânlardan biridir.

Bedeviyye Yolu ve Hizipler

Kendisine nispet edilen Bedeviyye Tarîkatı, ihlâs, tevekkül, teslimiyet ve Allah’a yöneliş esasları üzerine kuruludur. Bu yol, gösterişten uzak, kalbi arındırmayı ve kulluk bilincini kuvvetlendirmeyi hedefler.

Ahmed el-Bedevî (k.s.)’ye nispet edilen hizipler ve dualar, asırlardır mü’minler tarafından okunagelmiş; bu metinler herhangi bir gizli güç anlayışıyla değil, tamamen dua, yakarış ve Allah’a sığınma niyetiyle değerlendirilmiştir.

Bu Hizip Ne Amaçla Okunur?

Bu sayfada yer alan Hizb; kalbin Allah’a yönelmesi, manevî huzur ve sekinetin artması, zorluklar karşısında sabır ve teslimiyetin kuvvetlenmesi niyetiyle okunur.

Unutulmamalıdır ki fayda ve tesir yalnızca Allah Teâlâ’dandır. Bu tür dualar, kulun aczini idrak ederek Rabbine yönelmesine vesile olur.

“Dua, kul ile Rabbi arasındaki en sahih ve en samimi bağdır.”

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ • الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ • مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ • إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ • اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ • صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir. Din gününün sahibidir. Yalnız Sana ibadet eder, yalnız Senden yardım dileriz. Bizi dosdoğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapmışların yoluna değil.

إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ • فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ • إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ

Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik. O hâlde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Asıl soyu kesik olan, sana buğz edendir.

قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ • لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ • وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ • وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَا عَبَدْتُّمْ • وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ • لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ

De ki: Ey kâfirler! Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Siz de benim ibadet ettiğime ibadet etmezsiniz. Ben sizin ibadet ettiklerinize ibadet edecek değilim. Siz de benim ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim banadır.

قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ • اللَّهُ الصَّمَدُ • لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ • وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ

De ki: O Allah birdir. Allah Samed’dir. Doğurmamış ve doğurulmamıştır. O’nun hiçbir dengi yoktur.

قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ • مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ • وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ • وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ • وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ

De ki: Yaratıklarının şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım.

قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ • مَلِكِ النَّاسِ • إِلَهِ النَّاسِ • مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ • الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ • مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ

De ki: İnsanların Rabbine, insanların Melikine, insanların ilâhına; insanların göğüslerine vesvese veren, sinsi vesvesecinin şerrinden, cinlerden ve insanlardan olanına sığınırım.

ذَٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِلْمُتَّقِينَ • الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ • وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَبِالْآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ • أُولَٰئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَأُولَٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır; muttakiler için yol göstericidir. Onlar gayba iman eder, namazı dosdoğru kılar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan harcarlar. Sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahirete de kesin olarak inanırlar. İşte onlar Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de onlardır.

اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ ... وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

Allah, O’ndan başka ilâh yoktur; diridir, kayyumdur. O’nu ne uyuklama tutar ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur… O, çok yücedir, çok büyüktür.

كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ ۖ وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا ۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

Meal: O’nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır. Onların korunması O’na ağır gelmez. O, çok yüce ve çok büyüktür.

لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ ۗ وَإِنْ تُبْدُوا مَا فِي أَنْفُسِكُمْ أَوْ تُخْفُوهُ يُحَاسِبْكُمْ بِهِ اللَّهُ ۖ فَيَغْفِرُ لِمَنْ يَشَاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَاءُ ۗ وَاللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Meal: Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. İçinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker. Dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah her şeye gücü yetendir.

آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مِنْ رَبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ ۚ كُلٌّ آمَنَ بِاللَّهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ ۚ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِنْ رُسُلِهِ ۚ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا ۖ غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ

Meal: Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti; müminler de iman ettiler. Hepsi Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. “O’nun peygamberlerinden hiçbirini ayırt etmeyiz” dediler. “İşittik ve itaat ettik. Bağışlamanı dileriz Rabbimiz! Dönüş yalnız Sanadır.”

لَا يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا ۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ ۗ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِنْ نَسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنْتَ مَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

Meal: Allah, hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez. Herkesin kazandığı lehine, işlediği aleyhinedir. Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz! Gücümüzün yetmediği şeyi bize taşıtma. Bizi affet, bağışla ve bize merhamet et. Sen bizim Mevlâmızsın; kâfir topluluğa karşı bize yardım et.

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ ۚ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا

Meal: Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ، وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

Meal: Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âline salât ve selâm eyle. İbrahim’e ve âline salât ettiğin gibi. Efendimiz Muhammed’e ve onun âline bereket ver; İbrahim’e ve âline bereket verdiğin gibi. Şüphesiz Sen hamde layık ve yücesin.

Hizb-i Ahmed el-Bedevî (k.s.) – Salavatlar Bölümü

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَحَبِيبِكَ وَرَسُولِكَ النَّبِيِّ الأُمِّيِّ، وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ.

Meal: Allah’ım! Kulun, sevgilin ve ümmi Peygamber olan Resûlün Efendimiz Muhammed’e, onun âline ve ashabına salât ve selâm eyle.

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَحَبِيبِكَ وَرَسُولِكَ النَّبِيِّ الأُمِّيِّ، وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ، عَدَدَ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا، وَأَجْرِ لُطْفِكَ فِي أُمُورِنَا وَأُمُورِ الْمُسْلِمِينَ أَجْمَعِينَ يَا رَبَّ الْعَالَمِينَ.

Meal: Allah’ım! Göklerde, yerde ve ikisi arasında bulunanların sayısınca Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashabına salât ve selâm eyle. Lütfunu bizim işlerimizde ve bütün Müslümanların işlerinde yürüt ey âlemlerin Rabbi.

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ، عَدَدَ مَا كَانَ وَعَدَدَ مَا يَكُونُ وَعَدَدَ مَا هُوَ كَائِنٌ فِي عِلْمِ اللَّهِ.

Meal: Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashabına; olmuş olanların, olacak olanların ve Allah’ın ilminde bulunan her şeyin sayısınca salât ve selâm eyle.

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى رُوحِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ فِي الأَرْوَاحِ، وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى جَسَدِهِ فِي الأَجْسَادِ، وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى قَبْرِهِ فِي الْقُبُورِ، وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى اسْمِهِ فِي الأَسْمَاءِ.

Meal: Allah’ım! Ruhlar âleminde Efendimiz Muhammed’in ruhuna; bedenler âleminde bedenine; kabirler arasında kabrine ve isimler içinde ismine salât ve selâm eyle.

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَاحِبِ الْعَلاَمَةِ وَالْعِمَامَةِ وَالْقِيَادَةِ وَالنُّبُوَّةِ وَالرِّسَالَةِ.

Meal: Allah’ım! Alametin, sarığın, önderliğin, peygamberliğin ve risaletin sahibi olan Efendimiz Muhammed’e salât ve selâm eyle.

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذِي هُوَ أَضْوَأُ مِنَ الشَّمْسِ وَالْقَمَرِ.

Meal: Allah’ım! Güneşten ve aydan daha parlak olan Efendimiz Muhammed’e salât ve selâm eyle.

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَدَدَ حَصَاةِ أَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَعَلِيٍّ، وَعَدَدَ نَبَاتِ الأَرْضِ وَأَوْرَاقِ الشَّجَرِ.

Meal: Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e; Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali’nin sevaplarına denk; yeryüzündeki bitkiler ve ağaçların yaprakları sayısınca salât ve selâm eyle.

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الْمَلِيحِ، صَاحِبِ الْمَقَامِ الأَعْلَى وَاللِّسَانِ الْفَصِيحِ.

Meal: Allah’ım! Güzel ahlâklı Peygamber Efendimiz Muhammed’e; yüce makamın ve fasih lisanın sahibi olan Resûlüne salât ve selâm eyle.

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ الَّذِي جَمَعْتَ بِهِ شَتَاتَ النُّفُوسِ، وَجَعَلْتَ بِهِ ظُلُمَاتِ الْقُلُوبِ، وَحَبِيبِكَ الَّذِي اخْتَرْتَهُ عَلَى كُلِّ حَبِيبٍ.

Meal: Allah’ım! Parçalanmış nefisleri onunla birleştirdiğin, kalplerin karanlığını onunla giderdiğin ve her sevgiliye tercih ettiğin sevgilin olan Efendimiz Muhammed’e salât ve selâm eyle.

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذِي جَاءَ بِالْحَقِّ الْمُبِينِ وَرِسَالَةِ رَحْمَةٍ لِلْعَالَمِينَ.

Meal: Allah’ım! Apaçık hak ile ve âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz Muhammed’e salât ve selâm eyle.

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا يَنْبَغِي لِمَقَامِهِ.

Meal: Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e, onun yüce makamına yakışır şekilde salât ve selâm eyle.

Hizb-i Ahmed el-Bedevî (k.s.) – Salavatların Devamı

لِشَرَفِ نُبُوَّتِهِ وَلِعَظِيمِ قَدْرِهِ، وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ حَقَّ قَدْرِهِ وَمِقْدَارِهِ الْعَظِيمِ، وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الرَّسُولِ الْكَرِيمِ الْقَطَّاعِ الأَمِينِ.

Meal: Nübüvvetinin şerefi ve yüce kadrinin büyüklüğü hürmetine; Efendimiz Muhammed’e, hak ettiği ölçüde ve yüce değerine layık şekilde salât ve selâm eyle. Kerim, emin ve seçilmiş Resûl olan Efendimiz Muhammed’e salât ve selâm eyle.

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ فِي الأَوَّلِينَ، وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ فِي الآخِرِينَ، وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ فِي كُلِّ وَقْتٍ وَحِينٍ، وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ فِي الْمَلَإِ الأَعْلَى إِلَى يَوْمِ الدِّينِ.

Meal: Allah’ım! Öncekiler arasında Efendimiz Muhammed’e salât ve selâm eyle; sonrakiler arasında Efendimiz Muhammed’e salât ve selâm eyle; her vakit ve her an Efendimiz Muhammed’e salât ve selâm eyle; kıyamet gününe kadar yüce melekler topluluğu içinde Efendimiz Muhammed’e salât ve selâm eyle.

وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ حَتَّى تَرِثَ الأَرْضَ وَمَنْ عَلَيْهَا وَأَنْتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ.

Meal: Allah’ım! Sen yeryüzüne ve üzerindekilere varis oluncaya kadar, Efendimiz Muhammed’e salât ve selâm eyle. Sen varislerin en hayırlısısın.

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الْحَبِيبِ، وَعَلَى أَخِيهِ أَبِي الْخَلِيلِ إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى أَخِيهِ مُوسَى الْكَلِيمِ، وَعَلَى رُوحِ اللَّهِ عِيسَى الأَمِينِ، وَعَلَى عَبْدِكَ نَبِيِّكَ سُلَيْمَانَ، وَعَلَى أَبِيهِ دَاوُدَ، وَعَلَى جَمِيعِ الأَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ، وَعَلَى أَهْلِ طَاعَتِكَ أَجْمَعِينَ مِنْ أَهْلِ السَّمَاوَاتِ وَأَهْلِ الأَرْضِينَ.

Meal: Allah’ım! Sevgilin Efendimiz Muhammed’e; onun kardeşi Halil İbrahim’e; Kelîm olan Musa’ya; emin Ruhullah İsa’ya; kulun ve peygamberin Süleyman’a; onun babası Davud’a; bütün peygamberlere ve elçilere; göklerin ve yerlerin ehli olan tüm itaatkâr kullarına salât ve selâm eyle.

كُلَّمَا ذَكَرَكَ الذَّاكِرُونَ، وَكُلَّمَا غَفَلَ عَنْ ذِكْرِكَ الْغَافِلُونَ.

Meal: Seni zikredenler zikrettikçe ve gafiller Senin zikrinden gafil kaldıkça.

اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى عَيْنِ الْعِنَايَةِ، وَزِينَةِ الْقِيَامَةِ، وَتِيجَانِ الْهِدَايَةِ، وَطِرَازِ الْحُلَلِ، وَغُرُوسِ الْمَمْلَكَةِ، وَلِسَانِ الْحُجَّةِ، وَشَفِيعِ الأُمَّةِ، وَإِمَامِ الْحَضْرَةِ، وَنَبِيِّ الرَّحْمَةِ.

Meal: Allah’ım! İnâyetin gözü, kıyametin ziyneti, hidayetin taçları, süslü elbiselerin nakşı, mülkün fidanı, hüccetin dili, ümmetin şefaatçisi, ilâhî huzurun imamı ve rahmet peygamberi olan Efendimiz Muhammed’e bereket ihsan eyle.

وَعَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آدَمَ وَنُوحٍ، وَعَلَى إِبْرَاهِيمَ الْخَلِيلِ، وَعَلَى أَخِيهِ مُوسَى الْكَلِيمِ، وَعَلَى رُوحِ اللَّهِ عِيسَى الأَمِينِ، وَعَلَى دَاوُدَ وَسُلَيْمَانَ، وَزَكَرِيَّا وَيَحْيَى، وَعَلَى جَمِيعِ الأَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ، وَعَلَى آلِهِمْ وَصَحْبِهِمْ أَجْمَعِينَ.

Meal: Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e; Âdem’e, Nuh’a, Halil İbrahim’e, Kelîm Musa’ya, emin Ruhullah İsa’ya, Davud’a, Süleyman’a, Zekeriyya’ya, Yahya’ya; bütün peygamberlere ve elçilere; onların âline ve ashabına salât ve selâm eyle.

كُلَّمَا ذَكَرَكَ الذَّاكِرُونَ، وَكُلَّمَا غَفَلَ عَنْ ذِكْرِكَ الْغَافِلُونَ.

Meal: Seni zikredenler zikrettikçe ve gafiller Senin zikrinden gafil kaldıkça.

اللَّهُمَّ اجْعَلْ أَفْضَلَ صَلَوَاتِكَ أَبَدًا، وَأَتَمَّهَا دَوَامًا، وَأَزْكَى بَرَكَاتِكَ سَرْمَدًا.

Meal: Allah’ım! Salâtlarının en faziletlisini ebedî olarak; en mükemmelini daimî şekilde; bereketlerinin en temizini sonsuz kıl.

Hizb-i Ahmed el-Bedevî (k.s.) – Salavatların Sonu

تَحِيَّاتِكَ فَضْلًا وَعَدَدًا عَلَى أَشْرَفِ الْخَلَائِقِ الإِنْسَانِيَّةِ، وَمَجْمَعِ الْحَقَائِقِ الإِيمَانِيَّةِ، وَطُورِ التَّجَلِّيَاتِ الإِحْسَانِيَّةِ، وَمَهْبِطِ الأَسْرَارِ الرَّحْمَانِيَّةِ، وَعُرُوسِ الْمَمْلَكَةِ الرُّبُوبِيَّةِ، وَوَاسِطَةِ عَقْدِ النَّبِيِّينَ، وَمُقَدَّمِ جَيْشِ الْمُرْسَلِينَ، وَقَائِدِ رُكْبِ الأَنْبِيَاءِ الْمُكَرَّمِينَ، وَأَفْضَلِ الْخَلْقِ أَجْمَعِينَ.

Meal: Allah’ım! İnsanlık âleminin en şereflisi, iman hakikatlerinin toplanma noktası, ihsan tecellilerinin dağı, rahmanî sırların indiği yer, rubûbiyet mülkünün gelini, peygamberler zincirinin halkası, gönderilen elçilerin ordusunun öncüsü, şerefli peygamberler kafilesinin lideri ve bütün mahlûkatın en faziletlisi olan Efendimiz Muhammed’e, lütuf ve sayı bakımından sınırsız selâmlar eyle.

حَامِلِ لِوَاءِ الْعِزِّ الأَعْلَى، وَمَالِكِ أَزِمَّةِ الْمَجْدِ الأَسْمَى، شَاهِدِ أَسْرَارِ الأَزَلِ، وَمُشَاهِدِ أَنْوَارِ السَّوَابِقِ الأُولَى، وَتُرْجُمَانِ لِسَانِ الْقِدَمِ، وَمَنْبَعِ الْعِلْمِ وَالْحِلْمِ وَالْحِكْمَةِ، وَمُظْهِرِ سِرِّ الْوُجُودِ الْجُزْئِيِّ وَالْكُلِّيِّ، وَإِنْسَانِ عَيْنِ الْوُجُودِ الْعُلْوِيِّ وَالسُّفْلِيِّ، وَرُوحِ جَسَدِ الْكَوْنَيْنِ، وَعَيْنِ حَيَاةِ الدَّارَيْنِ.

Meal: Yüce izzet sancağının taşıyıcısı, en yüce şeref dizginlerinin sahibi, ezel sırlarının şahidi, ilk tecellilerin nurlarını müşahede eden, ezel lisanının tercümanı, ilmin, hilmin ve hikmetin kaynağı, cüz’î ve küllî varlığın sırrını ortaya koyan, ulvî ve süflî varlığın özü, iki âlemin bedeninin ruhu ve dünya ile âhiretin hayat kaynağı olan Efendimiz Muhammed’e salât eyle.

الْخَلِيلِ الأَعْظَمِ وَالْحَبِيبِ الأَكْرَمِ، سَيِّدِنَا مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، وَعَلَى سَائِرِ الأَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ، وَعَلَى آلِهِمْ وَصَحْبِهِمْ أَجْمَعِينَ، كُلَّمَا ذَكَرَكَ الذَّاكِرُونَ، وَكُلَّمَا غَفَلَ عَنْ ذِكْرِكَ الْغَافِلُونَ.

Meal: En büyük dost ve en yüce sevgili olan Efendimiz Muhammed bin Abdullah’a; bütün peygamberlere ve elçilere; onların âline ve ashabına—Seni zikredenler zikrettikçe ve gafiller Senin zikrinden gafil kaldıkça—salât ve selâm eyle.

يَا مُصْطَفَى شَفِّعْنَا، يَا نُورًا مِنْ نُورِ اللَّهِ عَلَى سَيِّدِ الْكَوْنَيْنِ مُحَمَّدٍ، صَلَوَاتِي وَسَلَامِي عَلَى بَدْرِ التَّمَامِ، سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَلَيْهِ أَلْفُ سَلَامٍ.

Meal: Ey seçilmiş Nebî! Bize şefaat eyle. Ey Allah’ın nurundan bir nur olan Efendimiz Muhammed! İki âlemin efendisi, kemalin dolunayı olan Efendimiz Muhammed’e salâtlarım ve selâmım olsun; ona binlerce selâm olsun.

صَلَّى اللَّهُ رَبُّنَا عَلَى النُّورِ الْعَظِيمِ أَحْمَدَ الْمُصْطَفَى سَيِّدِ الْمُرْسَلِينَ، يَا اللَّهُ بِجَاهِ الْحَبِيبِ تَوَفَّنَا مُسْلِمِينَ، لَا إِلٰهَ إِلَّا اللَّهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ.

Meal: Rabbimiz Allah, gönderilmişlerin efendisi olan büyük nur Ahmed el-Mustafâ’ya salât eylesin. Ey Allah’ım! Habîbinin hürmetine bizi Müslümanlar olarak vefat ettir. Allah’tan başka ilâh yoktur; Muhammed Allah’ın Resûlüdür.

وَصَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَرَضِيَ اللَّهُ تَعَالَى عَنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ أَجْمَعِينَ، وَحَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ.

Meal: Allah ona salât ve selâm eylesin. Allah, Resûlullah’ın bütün ashabından razı olsun. Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. Güç ve kuvvet ancak yüce ve büyük olan Allah iledir.

Ayrıca Abdülganî en-Nablusî (k.s.) Evrâdı dualarına göz atabilir ve diğer eserler için ana sayfamızdaki dualar bölümünden inceleyebilirsiniz.



Daha fazlası ve tüm dualar ve zikirler için ana sayfamızı ziyaret ediniz .